Lübnan’daki elektrik krizinin arkasında yolsuzluk var

Lübnan’ın endişeleri, yaz ve kış boyunca elektrik konusuna yoğunlaşmış durumda. Nitekim söz konusu mevzu, ekonomik çöküş basamaklarının de ilk sırasında yer alıyor. Aynı şekilde elektrik sektöründeki toplam açık 36 milyar dolardan, 80 milyar dolara ulaşırken, Lübnan’daki toplam genel borcun da yüzde

Lübnan’daki elektrik krizinin arkasında yolsuzluk var

Lübnan’ın endişeleri, yaz ve kış boyunca elektrik konusuna yoğunlaşmış durumda. Nitekim söz konusu mevzu, ekonomik çöküş basamaklarının de ilk sırasında yer alıyor. Aynı şekilde elektrik sektöründeki toplam açık 36 milyar dolardan, 80 milyar dolara ulaşırken, Lübnan’daki toplam genel borcun da yüzde 45’ini oluşturmakta. Bu çerçevede eski Enerji Bakanı Muhammed Abdulhamid Beydun’un Şarku’l Avsat’a aktardığına göre bu durum, “siyasi rüşvetin bir parçası”.

Elektrik krizi, kuruluşların birçoğunu yerle bir eden ve halkı gaz lambalarına yönelten Lübnan savaşıyla başladı. Savaşın bitiminden 28 yıl sonra da siyasi menfaatlerin vatandaşların çıkarlarıyla çakışması dolayısıyla radikal bir muameleye dikkat çekiyor.

Bu alandaki uzmanlar, herhangi bir çözümün sektörü yöneten ve yapısını yenileyen Lübnan Elektrik İdaresi (EDL) yasalarının modernizasyonu ile sağlanması gerektiği konusunda hemfikir. Zira mevcut yasaların eski ve rutin olduğu ifade edilirken, bu durumun da üretimi etkilediği ve ilgili bakanlıklar arasında çalışma yöntemlerini etkisiz kılan koordinasyon eksikliğine yol açtığı belirtilmekte.

Bu çerçevede Muhammed Abdulhamid Beydun yaptığı açıklamada, “Elektrik İdaresi düzeltilemez. Pozisyonu üstlendiğimde, bir kağıtta mürekkep olarak kalan özelleştirme yasası çıkartabiliyordum. Elektrik İdaresi Genel Müdürü Kemal Hayek de 2002 yılı başlarında göreve geldiğinden beri zararları azaltamadığını ve durumu iyileştiremediğini kanıtladı. Ancak Lübnan’da 15 yıllık başarısızlıktan sonra da herhangi bir etkin eylemde bulunamıyoruz” dedi.
Ekonomist ve İlerici Sosyalist Parti’de liderlik konseyi üyesi Dr. Muhammed Basbus da Şarku’l Avsat’a açıklamada bulundu. Yetkili, “Elektrik sektörü, Lübnan ekonomisinin en kanamalı yanıdır. EDL’deki boşluk oranı yüzde 50. Yedi üyeli Yönetim Kurulu’nun sadece iki üyesi kaldı. 2011 yılında yayınlanan 181 yasası, kurulu yeniden kurmak için üç ay müddet verdi. Şu ana kadar da herhangi bir durum gerçekleşmedi. Aynı şekilde yönetim organının oluşturulması için de 6 ay verildi. Bu durum da herhangi bir ışık göremedi. Bu nedenle dolambaçlı bir şekilde yürütülen işe alım sürecinin ve üretken olmayan çalışanların yanı sıra EDL başkanlığı için yasaların genişletilmesi veya bazı yöneticiler atanması gerekmekte. Öyle ki yönetim organlarının yokluğunda bakan ve başta bağışçılar olmak üzere iş birliği yapılması gereken herhangi bir taraf arasındaki ilişki, kontrol ve koordinasyon eksikliği dolayısıyla da sınırlıdır” ifadelerini kullandı.

Plan uygulanmadı

Elektrik sektörünün modernizasyonuna ilişkin bir kurumda çalışan ve isminin verilmesini istemeyen bir uzman Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Teknik açıdan planımız uygulanmadı. Bu durum bir düzenleme kurumunun varlığını ve aynı şekilde üretim, ağ, dağıtım ve toplama olmak üzere Lübnan’daki elektriğin 3 sektöre ayrılmasını şart koşuyor. EDL’yi onarmak ve yönetim yasalarını modernleştirmek gerekiyor. Özel sektörün, yeniden üretim, dağıtım ve toplama tesislerine katılımı, bu durumun devlet ağında olmasını gerektiriyor. Ancak plan; torpil, yolsuzluk ve siyasi çatışmalarda felç olmuş durumda” şeklinde konuştu. Lübnan’daki en önemli iki enerji santrali, kuzeyde Deyr Ammar, güneyde ise Zahrani. Bu çerçevede Beydun, “Bunlar, Gaz ithal etme mekanizmasını emniyete almadan önce düzenli yakıt yerine gaz üzerinde çalışmak için kuruldular. 1996 yılından bu yana en pahalı mazot üzerinde çalışıyorlar. İsraf miktarlarını takip edebiliriz” ifadelerini kullandı.

Eski Enerji Bakanı ayrıca, “Sıvı gazı ithal etmek için çalışmalar devam ediyor. Bu durum, özel limanlar inşa etme anlamına gelmiyor. Fabrikaların inşasının tamamlanmasından önce çıkarılması gereken doğalgaz içinde yüzen bir ülkeyiz. Bu bağlamda en büyük skandal ise sıvı gaz ithalatında yaşanıyor. Neden limanlar tamamlanamıyor, Suriye nasıl doğalgaz içerisinde yüzüyor, Irak ve İran’da nasıl doğalgaz boruları var? Sıvı gaz ithal etmek için milyarlar mı ödeyeceğiz?” ifadelerini kullandı.

Beydun yaptığı açıklamada, “Sektördeki temel kusur, yüksek miktardaki israftır. Çoğu şirketteki mevcut teknik israf, Lübnan’da yüzde 10 ila 13 arasında belirlenen çerçevede bulunuyor. Teknik olmayan israflar, şebekenin askıya alınması, sayaçların ve istasyon dışı genişlemenin manipüle edilmesinin yanı sıra hesaplanmamış güç miktarından oluşuyor. Bu durum ise üretilen enerjinin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor” dedi.

Basbus’un belirttiğine göre ise Sedir Konferansında General Electric Şirketi Genel Müdürü Lübnanlılara, “şirketinin, altı ay boyunca tüm Lübnan için gerekli enerjiyi sağlayan fabrikalar inşa etmeye ve şu anda ödenenden daha düşük bir maliyetle faaliyet göstermeye hazır olduğunu” ifade etti, ancak herhangi bir karşılık alamadı.

Öte yandan Uluslararası Bilgi Kuruluşu, EDL’nin mali açığının birçok nedenden kaynaklandığını bildirdi. Bu çerçevede kuruluş, Lübnan topraklarındaki bazı alanları güvenlik ve toplumsal sebepler dolayısıyla elektrik faturasından muaf tutan Bakanlar Kurulu kararlarının çıkarılması, ilgili alanlardan fatura toplanmaması ve bazı siyasi nedenlere dikkati çekti.

Artan israf

Ekonomist Dr. Muhammed Basbus, 2012- 2016 yılları arasında israfların, özel şirketlerin vergi toplamasıyla yüzde 35’e gerileyen 2013 yılı hariç, yüzde 51’in üzerinde olduğunu ifade etti. Bu bağlamda Basbus, israfların sınırlandırılmasıyla tedavinin mümkün olduğunu belirtti.

Yetkili, “Lübnan’ın bütçe açığını 5 yıl süreyle yüzde 5, yani yıllık olarak yüzde 1’e indiren Sedir Konferansından sonra bazıları, herhangi bir gerçek çaba harcamadan açığın giderilmesi için elektrik tarifesinin yükseltilmesini önerdi. Ancak fiyatı yükseltmek israfı durdurmayacaktı, çünkü para ödemeyenler veya enerji çalanlar artışla ilgilenmiyor. Bu durum, geride kalanları farklı olanlara benzemeye itiyor, çünkü karar adaletsiz ve teknik olmayan israfı daha da artırıyor” ifadelerini kullandı. Toplama ve bakım hizmeti sağlayanların bu durumlardan uzaklaştıklarına dikkati çeken Basbus, “Bugün Lübnanlılar, bir yıllık veya daha fazla süreye sahip faturalarını ödüyor” dedi.

Muhammed Abdulhamid Beydun ise, “Vapurlarla ilgili bir yalan var. Özellikle Lübnan devleti yakıt, bakım ve personel için ödeme yaparken 200 megawattı üç ay boyunca bedava sağlayacak vapur hakkında” ifadelerini kullandı.

Basbus, “Bir karşılaştırma yapılması gerekiyor, hükümetin son oturumu sırasında 20.05.2018 tarihinde yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı, Enerji Bakanı Sezar Ebi Halil’in fiyatı 6,5 centten 4,95 cente düşürmesi, üç yıllık yenileme şartı, EDL’ye sözleşmeleri imzalamak ve gerekli fonları açmak için gerekli yükümlülükleri verme üzerinde yoğunlaştı. Deyr Ammar fabrikası fiyatları ve gemi fiyatları arasında kıyaslama yapıldığında farkın, 3 centlik bir israfa neden olduğunu görüyoruz” şeklinde konuştu.