Lübnan’daki Fetih ve Hamas uzlaşısı, ortak eyleme dönüştürülemedi
Bu ayın başlarında Lübnan Temsilciler Meclisi Nebih Berri tarafından desteklenen Fetih ve Hamas hareketleri arasındaki uzlaşı, bu alanda bir uygulamaya dönüştürülemedi. Bu çerçevede Beyrut’taki Emel Hareketi siyasi büro genel merkezinde iki temsilci arasında 2 haftadan uzun bir süre önce toplantı dü
Bu ayın başlarında Lübnan Temsilciler Meclisi Nebih Berri tarafından desteklenen Fetih ve Hamas hareketleri arasındaki uzlaşı, bu alanda bir uygulamaya dönüştürülemedi.
Bu çerçevede Beyrut’taki Emel Hareketi siyasi büro genel merkezinde iki temsilci arasında 2 haftadan uzun bir süre önce toplantı düzenlenmişti. Hem politik hem de güvenlik alanında yürütülen ortak çalışma, Hamas ile yaşanan anlaşmazlık sonucunda siyasi liderlik toplantılarının durdurulmasından yaklaşık 6 ay sonra Fetih ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) uzantılarının birleşik Filistin çerçevesinde çalışmalarını askıya aldığını ilan etmesinden bu yana hala havada kalmış durumda.
Uzlaşının ilanından sonra Filistinli tarafların ortak eylemlere, politik ve güvenlik çerçevelerini harekete geçirmeye bağlılıklarına dair Emel Hareketi’nden yayınlanan bir bildiriye rağmen, durum zemine yansımadı ve ay başından bu yana taraflar arasında herhangi bir toplantı yapılmadı.
Fetih Hareketi’nden kaynaklar, “Durumu düzeltmek için hızlandırılmış toplantılar yapma anlayışına rağmen durum hala eski pozisyonunu koruyor. Son uzlaşı ile elde edilenin, var olan gerginliği azaltmak olduğu söylenebilir” dedi.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, Fetih ve Hamas arasındaki ilişkilerin hala gergin olduğunu ifade ederken, “Özellikle de Fetih ve Filistin yönetimi bu müzakerelerden tamamen yoksun olduğu için Kahire’de Mısır’ın arabuluculuğuyla Hamas ve işgalci İsrail arasında yürütülen müzakerelerin Lübnan’daki Filistin pozisyonuna gölge düşürdüğü konusunda şüphe yok. Durum belki de Lübnan arenasında ortak eylemi aktifleştirme konusunda ilerlemenin engellenmesine neden oldu” açıklamasında bulundu.
Kaynaklar, “Son uzlaşı toplantısı olumlu geçti ve büyük bir etki uyandırdı. Gerilimin sona erdirilmesi ve buzun kırılması da aynı şekilde medya kampanyalarının durmasına katkı sağladı. En önemlisi de Filistin- Filistin anlayışı, Lübnan arenasının Gazze’de ve işgal altındaki Filistin’de yaşanan herhangi bir siyasi çekişmede tarafsızlaştığını doğruladı. Ancak durum hala aynı seyrinde ilerliyor” ifadelerini kullandı.
Fetih kaynaklarından farklı olarak Hamas, Emel Hareketi tarafından yapılan arabuluculuğun devam ettiğine dikkati çeken Lübnan’daki Hamas temsilcisi Ali Bereke tarafından da onaylandığı gibi olayların çözümü konusunda iyimser bir tavır takındı. Bereke, ayrıca yaptığı açıklamada, Hamas ve Filistinli grupları kapsayan Filistin güçleri koalisyon liderliği ile hareketten bir heyet arasında düzenlenen toplantılara da atıfta bulundu.
Şarku’l Avsat’a konuşan Bereke, “Dışarıda olup bitenler ile Lübnan’da olup bitenleri ayrı tutuyoruz. Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri’nin de belirttiği gibi uzlaşı toplantısı sırasında herhangi bir dış krizin Lübnan’daki mevcut duruma yansımaması konusunda Fetih ve diğer gruplarla aynı fikirdeyiz. Bu nedenle Lübnanlılar, Lübnan’daki Filistin konusunun herhangi bir dış etkiye karşı bağışık kalacağına inanıyor” dedi.
Ali Bereke, “Lübnan’daki grupların, içerideki Filistinlilerin durumlarını düzeltme, mülteci kamplarının güvenliğini koruma, Lübnan-Filistin ilişkilerini güçlendirme, aynı şekilde Lübnan’daki Filistin halkının haklarını ve UNRWA tarafından yürütülen faaliyetleri destekleme konusunda kararlı” dedi.
Öte yandan güvenliğin sağlanmasıyla ortak eylemleri harekete geçirme durumundaki gecikmenin, mülteci kamplarına yansıtılmadığını söyleyen Bereke, durumun bireysel çerçeveye yerleştirilen basit sorunlardan da uzaklaştırıldığını belirtti.
Fetih ve Hamas arasındaki uzlaşıdan sonra 1 Ağustos’ta Emel Hareketi tarafından yayınlanan 7 maddelik bir bildiride, “Fetih ve Hamas, Lübnan’daki sivil barışa, Lübnan’ın birliğine, güvenliğine ve istikrarına, Filistin varlığının birleştirilmesine ve Filistin kamplarının bölgesel ya da yerel çatışmalardan uzaklaştırılmasına, yurtlarına geri dönene kadar Filistinli mültecilerin yardım ve istihdamından sorumlu olan UNRWA’ya bağlılığa destek veriyor. Aynı şekilde UNRWA’yı korumak için Filistin-Arap stratejisinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekiyorlar” ifadeleri yer aldı.
Bildiri, Lübnan’daki Filistin varlığını korumak ve Lübnan- Filistin ilişkilerini güçlendirmek için ‘Birleşik Filistin’ olarak bilinen ve 19 maddeyi içeren Lübnan’daki Filistinli grupların, ulusal ve İslami güçlerin 2014 yılında imzaladığı bir önceki anlaşmayı yeniden canlandırma çerçevesinde yayınlandı.
Bu çerçevede anlaşmanın, “mezhep çatışmasının önlenmesi, Lübnanlı taraflarla Filistin çatışmasının yaşanmaması, Filistin ulusal kimliğinin korunması, Lübnan’ın birliğinin, güvenliğinin ve istikrarının desteklenmesi ve Lübnan- Filistin ilişkilerine destek verilmesi” durumlarını içerdiği belirtildi.