Lübnanlı milletvekili Toma: Seçim öncesi dönemden, mümkün olan en az zararla çıkacağız

Müstakbel Hareketi üyesi milletvekili Nedal Toma, Hariri’nin istifasının bölgesel konulara yönelik daha belirgin, yeni bir cephe açtığını duyurdu. Toma, istifanın ardından Lübnan’da daha fazla pozisyondan tasfiyeye ihtiyaç meydana getirdiğini kaydetti. Milletvekili yaptığı açıklamada “Seçim öncesi d

Müstakbel Hareketi üyesi milletvekili Nedal Toma, Hariri’nin istifasının bölgesel konulara yönelik daha belirgin, yeni bir cephe açtığını duyurdu. Toma, istifanın ardından Lübnan’da daha fazla pozisyondan tasfiyeye ihtiyaç meydana getirdiğini kaydetti. Milletvekili yaptığı açıklamada “Seçim öncesi dönemden mümkün olan en az zararla çıkacağız gibi görünüyor. Lübnan, Arap çevresi ile yeni kardeşlik ilişkileri kurmadan nefes alamaz. Siyasi tercihleri de kesinlikle bu çerçevede olacaktır” ifadesini kullandı.

Toma, Hariri’nin istifasından geri adım atmasının Lübnan’da konuşulanlarla ilgili olduğunu vurguladı. Müstakbel Hareketi üyesi milletvekili Nedal Toma, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Muhalefet, muhalefet içindir. Müstakbel Hareketi’nin sözlüğünde ve uygulamalarında bu reddedilmiştir. Çünkü muhalefet, insan hakları, ülkenin devamlılığı ve devletin inşası mantığına öncelik vermek içindir. İktidarda olsak bile bu bizim uygulamamız olacaktır. Hükümette yer almamız her şeyi kabul edeceğimiz anlamına gelmiyor. Aynı şekilde hükümet dışındaki varlığımız da her şeyi reddedeceğimiz anlamına gelmiyor. Müstakbel Hareketi’nin egemenliği kabul ettiği biliniyor. Hareket, bu egemenliği konumuna ve farklı ulusal meselelerdeki tutumuna adamıştır. Nitekim biz de her alanda Lübnan’ın yardımcıları ve adil bir devlet kurma savunucuları olarak kalmalıydık. Başbakan Hariri yakın bir zamandabu konuyu iki kelime ile özetledi: Önce Lübnan…”

Toma Başkanlık uzlaşmasının bitip bitmediğine ilişkin de düşüncelerini aktardı;

“Başkanlık çözümünden bahsederken işler biraz karışık hale geliyor. Çünkü her partinin konunun çözümüne dair farklı bir görüşü var. Bu konuyu zafer olarak görenler de var. Ve bu durum daha da kötüye gidiyor. Ancak bunu devlet yapısının dinamiklerinden kurtulmaya yönelik bir girişim olarak görüyoruz. Cumhurbaşkanı ve Hariri arasındaki olumlu ilişkilerin sürdürülmesine dair işaretler varsa bu çözüm konusunda, devlet inşası için işbirliği mantığına dayalı yeni bir boyut kazandıracaktır” şeklinde konuştu. Milletvekili Toma, istifanın açık bir dille yapıldığını, bu durumun da ekibin kabul ettiği egemenlikten kaynaklandığını söyledi.

Toma’nın gündeminde Suriye de vardı:

“Suriye konusundaki tutumumuz çok iyi biliniyor. Rejimin, baskının ve her türlü diktatörlüğün karşısındayız. Suriye halkı kendi kaderini belirleme hakkına sahiptir. Ezilen halkla kurduğumuz sempati, kimsenin egemenliğini ihlal etmeye ve diğer ülkelere müdahalede bulunmaya izin vermiyor” dedi. Çözümün, Lübnan arenasındaki tarafların tutumlarına bağlı olduğunu belirten milletvekili, parlamento seçimlerinin gerçekleşmesi gerektiğini kaydetti.

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın açıklamalarına da değinen Toma, “Belki de bazı şeyleri Nasrallah’ın konuşmasında ortaya çıkan olumlu havanın üzerine inşa etmek lazım. Bu, ülkedeki olumlu beklentilerin geliştirilmesine katkıda bulunacak inanç ve gerçekçiliğe dönüştürmek için faydalı olacaktır. Nasrallah diyaloğa hazır olduğunu açıkladığında ve Hariri de buna karşılık verdiğinde, değişim için gerçek bir niyet, bir hazırlık da olmak zorundadır. Hizbullah’ın Arap ülkelerine müdahale edilmemesi konusunda yaptığı konuşma, Arap kamuoyunda, karar mercilerinde ve Arap Birliği’nde de vurgulanmalı.” şeklinde konuştu.

Parlamento seçimlerinin acil bir gereklilik olduğunu söyleyen Toma, bugünden sonra herhangi bir uzamanın olmaması gerektiğini vurguladı:

“Meclisi yeni bir aşamaya atlatabilmek için siyasi sınıfın yenilenmesi gerekiyor. Bütün siyasi güçlerin seçim seçeneğinin kaçınılmaz olduğu konusunda ikna olduğu görünüyor. Ekonomik durum, bir yandan Lübnan Merkez Bankası’nın yeteneklerinin diğer yandan da sabit bir politik denklemin yansımasıdır. Farklılıklar ne kadar fazla olursa olsun, kimse ülkede aşırılığa gitmeyecektir.”