Macron’u bekleyen yeni siyasi sıkıntı: Kohler
Fransa’da “Benallagate” olarak adlandırılan skandal henüz hafızalardaki yerini korurken, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yeni bir çalkantılı döneme kesinlikle ihtiyaç duymuyordu. Hatta Macron, hiç şüphesiz söz konusu çalkantının, Elysee Sarayı’nda kendisine en yakın isimlerden biri olan ve “Başkan Yar
Fransa’da “Benallagate” olarak adlandırılan skandal henüz hafızalardaki yerini korurken, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yeni bir çalkantılı döneme kesinlikle ihtiyaç duymuyordu. Hatta Macron, hiç şüphesiz söz konusu çalkantının, Elysee Sarayı’nda kendisine en yakın isimlerden biri olan ve “Başkan Yardımcısı” olarak görülen Genel Sekreteri Alexis Kohler’den kaynaklı olmasını hiç beklemiyordu.
Aslında Macron ve Kohler arasındaki ilişki yeni değil. Kohler, Macron’un 2014- 2016 yılları arasında bakanlık yaptığı dönemde ilk ofis müdürüydü. 2017 yılının ilkbaharında kendisini stratejik bir pozisyonda bulunduğu Elysee Sarayı’na götüren siyasi yükselişte de arkadaşı, Macron’un gözü, kulağı ve diliydi. Bu çerçevede Alexis Kohler, Emmanuel Macron ve eşinden sorumlu ve saray çalışanlarından sadece biri olan Alexandre Benalla’nın hikayesinden çok daha tehlikeli bir konumda.
Gerçek şu ki Kohler ve Macron sıkıntıları, ilk kez Mediapart isimli ekonomi dergisinde yayınlandı. Mediapart, 2007 yılında eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin seçim kampanyası için Libya fonlarının varlığını tespit eden ilk organ olmuştu. Bu bağlamda Alexis Kohler’in gözden, işin ciddiyetinden ve politik duyudan uzak olarak bir dizi yönetmeliği ihlal ettiği söylendi.
Macron’un imajını sarsan gelişmeler
Emmanuel Macron, iktidara geldiğinde, halka yolsuzluktan ve torpilden uzak bir şekilde “yeni dünyaya girme”, eski alışkanlık ve uygulamalardan ayrılarak “ideal bir cumhuriyete” ulaşma vaadinde bulunmuştu. Bu nedenle hükümet, Macron döneminde “siyasi yaşamın, kirlilikten ve anormal uygulamalardan arındırılması” için ilk kez bir yasa çıkardı. Ancak bir yandan Benalla skandalı ve diğer yandan da faaliyet ve festivallerin maliyeti açısından seçim kampanyasında “özel muameleye” gidildiği sızıntıları, Macron’un imajının sarsılmasına neden oldu. Cumhurbaşkanı’nın başını ağrıtan Alexis Kohler meselesi ise, Genel Sekreter’in, görevinin ilk gününden itibaren Elysee Sarayı’nda Macron’a eşlik etmesi ve Cumhurbaşkanı’na olan bağlılığı nedeniyle, Benalla skandalından daha büyük rahatsızlığa neden oluyor.
Mediapart dergisine göre Kohler, Saint Nazaire Havzası Tersaneleri ve Le Havre Limanı’nın yönetim kurulunda Fransa devletinin bir temsilcisiyken, İtalyan nakliye şirketi MSC ile anne aracılığıyla olan yakın ilişkisini gizledi. MSC şirketinin söz konusu iki tarafla yakın ilişkiler kurduğu bilinmekte. Dolayısıyla Alexis Kohler’in İtalyan şirketin sahipleri ile ilişkisini açıklaması ve ilgili karar alma süreçlerinden uzak kalması gerekiyordu. Aynı şekilde Kohler’in, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri olmadan önce iki kez bu şirkette çalışmayı talep ettiği, ikinci talebinde ise bunun kabul gördüğü ve 2016 yılında şirkette finans müdürlüğü yaptığı ortaya çıktı.
Kohler hakkında soruşturma
Mediapart’ın konuya dair yayınladığı ilk haberin ardından, yasal hükümleri ihlal edip etmediğini belirlemek üzere Kohler hakkında Ulusal Finans Savcılığı (PNF) tarafından soruşturma başlatıldı. Bu bağlamda maliye polisleri tarafından da Ekonomi Bakanlığı’ndaki eski bürosuna baskın operasyonu düzenlendi. Son olarak ise soruşturmalar, Kohler’in akrabalık ilişkisi nedeniyle durumdan kaçınması gerekirken 2011 yılında Le Havre Limanı yönetim kurulunda devlet temsilcisi olarak MSC ile özel görüşmelere katıldığını ve bu şirketle sözleşmelerde kendi çıkarlarına oy kullandığını ortaya koydu. Bu sözleşmeler ise şirketten ‘dolaylı’ olarak fayda sağlayan on milyonlarca şirketi ilgilendirmekte.
Bugün ise söz konusu mesele, Fransız kamuoyu açısından marjinalliğini koruyor. Halk bir yandan da hava sıcaklığı, seller ve yaz fırsatları ile meşgul. Aynı durum, politik sınıf için de geçerli. Ancak Cumhurbaşkanı’nı ve hükümeti, Benalla skandalını kullanarak zayıflatmaya çalışan muhalefet, Kohler sıkıntısını ve Macron’un çevresini, özellikle de en yakınındaki kişileri hedef alarak siyasi yaşamın yeni çıkmaza girişini sağlamaktan geri adım atmayacak.