Mahathir’in son manevrası
Doksan iki yaşındaki bir adam emeklilik hayatını terk ederek politika arenasına ve çatışma alanına dönme cesaretini neden göstersin? Bu maceraya atılmasının sebebi nedir? Güç susamışlık duygusu mu, yoksa sorumluluk hissi ve durumu düzeltmek arzusu mu? 15 yıl önce Malezya Başbakanlığını bırakan Mahat
Doksan iki yaşındaki bir adam emeklilik hayatını terk ederek politika arenasına ve çatışma alanına dönme cesaretini neden göstersin? Bu maceraya atılmasının sebebi nedir? Güç susamışlık duygusu mu, yoksa sorumluluk hissi ve durumu düzeltmek arzusu mu?
15 yıl önce Malezya Başbakanlığını bırakan Mahathir Muhammed, pişman olduğunu ve “bu duruma yol açan hatalardan” özür dilediğini ve hatalarını düzeltmek istediğini söylüyor. Mahathir Muhammed bu söylemi son seçim kampanyası sırasında ve iktidarı elde ettikten sonra çok tekrarladı ve yaşının ilerlediğini, hatalarını düzeltmek için az zamanı olduğunu söyledi. Nitekim Mahathir işe acele yönden başladı; üç hafta içinde sahneyi baş aşağı devirdi, kurulmasında katkıda bulunduğu iktidar partisinin belini kırdı, eski Başbakan Necip Abdül Razzak ve ailesinin ülkeden ayrılmasını yasakladı, ikamet ettiği evde arama yaptırdı, Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu önünde ifade vermeye zorladı ve zamanında hapse attığı eski muavini ve uzun zaman rakibi olan Enver İbrahim hakkında af çıkardı. Ayrıca, Mahathir, eski hükümetin uyguladığı, fakat halkın öfkeyle karşıladığı yeni vergileri kaldırdı ve bakanların maaşını kıstı.
Ancak muhalifleri, adamın siyasal manevra sanatını ve ışıkları kendine çekmekte usta olduğunu ve iktidarı sevdiğini ve iktidardan uzaklaşamadığını söylüyor. Mahathir 2003 yılında istifa ettiğinde, dinlenmek istediğini ve görüşlerini kendine saklayıp sessizlik politikası uygulayacağını duyurmuştu. Fakat Mahtahir, ne sessiz kaldı, ne de politik tartışmalardan uzak kaldı ve kısa sürede kendinden sonra gelen hükümetlerle ve daha sonra da 2006’da istifa ettiği kendi partisiyle çatışmalar girdi ve “ülkedeki yolsuzluğu destekleyen bir partiyle ilişkili olmaktan utanç duyduğunu” açıkladı. Mahathir’in siyasi geri dönüşünün nedenlerinden kuşku duyanların en büyük sorunu, Mahathir sonrası dönemde yayılan yolsuzluğu inkar edemezler ve bu yolsuzluk belirtilerinin vatandaşlar arasında bir küçümseme ve hoşnutsuzluk kaynağı haline geldiğini ve bu atmosferin politik arenada bugünkü değişime yolunu açtığını inkar edemezler.
Mahathir’in yeni hükümeti, işe başladığı ilk günden itibaren yolsuzluk ve para aklama yollarıyla yurtdışında kaybolan milyarlarca doları geri almak için mesaiye başladığını açıkladı ve ülkenin 250 milyar dolarlık kamu borcunu ödemek için yağmalanan parayı kullanacağını duyurdu. Soruşturmalar, Malezya’nın milli fonundan kaybedilen ve Malezyalı ve ABD yetkilileri tarafından 4,5 milyar dolar olarak hesaplanan paranın kaderini bilmeye odaklanacak. Yeni hükümet (reddetmelerine rağmen) eski Başbakan Necip ve çevresindeki bazı kişilerin bu miktarı zimmetlerine geçirmekle suçluyor.
Yolsuzlukla mücadele Mahathir’in iktidardaki notunu belirleyen en önemli konu olmakla beraber tek konu olmayacaktır; büyük tehlikelerle baş başa olan Malezya ekonomisi bir tek talan edilen paraların iade edilmesiyle canlanmayacak, kaldı ki, bu paraların geri geleceğini de kimse garanti edemez.
Eski hükümeti devirme kabiliyetini gösteren koalsiyon şimdi de ekonomiyi canlandırmak ve yeni dost, eski düşmanlar arasında ihtilafların çözümlenmesi ve hizipleşmeden uzaklaşmak için bir program üzerinde görüş birliği sağlamalı ve koordinasyon içinde çalışmalıdır. Mahathir ve Enver İbrahim’in siyasi ittifakı Makyavelist politika için model sayılabilecek ilşki sayılabilir ve ikisi arasında sayısız güven testinden geçmeyi beklemelidir. Enver’in, politik anlamda, yok edilmesine kadar ilerleyen Mahathir ile Enver arasındaki politik düşmanlık ve yoğun rekabet, yarım yüzyıldır siyasi hayata egemen olan iktidar partisini devirmek amaçlı bir seçim ittifakının kurulmasına engel olmadı. Her iki taraf, Mahathir ve Enver bu koalisyona eğlenceli olmayan “çıkar evliliği” gözüyle bakıyor. Mahathir, teoride, iki yıl boyunca iktidara dönecek ve Enver ise şartlı tahliyeyle hapisten çıkacak ve uzun zamandır rüyalarını süsleyen iktidara gelmek için sırasını bekleyecek. Unutulmamalı ki, Enver, bir zamanlar “Yaşlı Tilki’nin” acı darbesiyle bu iktidara oldukça uzaktaydı ve iktidarı rüyalarında dahi göremez olmuştu.
Pek iyi, şimdi iki adamın politika cephesine dönüşüyle, aralarında güven döndü mü? Mahathir, geçmişte olanlara üzüldüğünü, hatalarını düzeltmek istediğini ve bu yüzden eski müttefiki, yardımcısı ve eski düşmanı olan Enver’in kendisini affetmesini istediğini, ayrıca, iki sene sonra, bir çok testten geçmesi gerekecek olan anlaşmaya bağlı olarak, iki yıl sonra başbakanlık görevine geleceğini söylüyor. Enver İbrahim ise, Mahathir’in özrünü kabul ettiğini, ikilinin arasında varılan anlaşmaya sadık kalınmasını beklediğini, garanti olarak ta eşinin, yani Azize İsmail’in, Kadın İşleri ve Aile Gelişimi Bakanı olmaktan başka, başbakan vekili olarak tayin edilmesini bekleyeceğini söylüyor. Kuşkusuz, bu anlaşmayla, Enver İbrahim eşinin, iki yıl sonra başbakanlığı elde edene kadar,, gözünün ve kulağının Mahathir üzerinde kalmasını garantilemiş oldu.
İki adam arasındaki ilişki önümüzdeki dönem içinde su yüzüne çıkacak; ya ikisi koordinasyon içinde yolsuzluklara karşı savaşır ve ekonomiyi düzeltirler, ya da eski problemler ve göğüslerde saklı kalmış kinler ortaya çıkar ve birbirini baltalamaya veya kösteklemeye çalışırlar. Fazla zamanı olmadığı ve yaşının ilerlediğini sık sık vurgulayan Mahatir, iki yıl sonra iktidarı eski düşmanına devrederek ve yolsuzluklarla mücadeleyi en son savaşı yaparak Malezya üzerinde son bir iz bırakmak isteyebilir. Zamanın lehine işlediğini ve tek yapması gereken şeyin iki yıl boyunca ‘Yaşlı Tilki’ye ihtiyatla bakması gerektiğini bilen Enver İbrahim için de bu anlaşmanın faydalı olduğu söylenebilir.