Manafort-Mueller-Trump çıkmazı
ABD Başkanı Donald Trump, iki farklı mahkeme tarafından, üst düzey iki adamı olan eski Avukatı Michael Cohen ve Seçim Kampanyası Direktörü Paul Manafort’a tehlikeli suçlamalar yöneltilmesinin ardından zor günler yaşıyor. Tüm bunların sebebi olarak ise Rusya’nın, 2016 yılındaki ABD Başkanlık seçimler
ABD Başkanı Donald Trump, iki farklı mahkeme tarafından, üst düzey iki adamı olan eski Avukatı Michael Cohen ve Seçim Kampanyası Direktörü Paul Manafort’a tehlikeli suçlamalar yöneltilmesinin ardından zor günler yaşıyor. Tüm bunların sebebi olarak ise Rusya’nın, 2016 yılındaki ABD Başkanlık seçimlerine müdahale ettiğine ilişkin soruşturma yürüten Başsavcı Robert Mueller’in, Trump’ın başının üstünde salladığı adalet kılıcı gösteriliyor.
Eski FBI Genel Müdürü, Başsavcısı Mueller’in, Başkan Trump ve etrafındaki daire hakkında hazırladığı dava dosyasında ne kadar ısrar edeceği bilinmezken, ABD’li Ulusal Güvenlik Uzmanı ve Tarihçi Tim Weinre, Guardiyan’a verdiği röportajda, Trump’ın korku içinde olduğunu söylüyor.
Trump’ın endişesi, Kasım ayında gerçekleştirilecek ara seçimlerde, Kongre’deki çoğunluğu kaybetme ihtimali yaklaştıkça artıyor.
Durumu analiz eden uzmanlar, Trump’ın önünde üç seçenek olduğunu söylüyor. Bunların ilki, hali hazırda uyguladığı gibi, Mueller’in çabalarını engelleme seçeneği. Eğer gerçekten de iddia ettiği gibi Trump’ın saklayacak bir şeyi yoksa, bu yöntem oldukça kötü. New York’taki Hofstra Üniversitesi’nde, Anayasa Uzmanı Erik Freedman’a göre, “Trump, açılımcı bir siyaset izlemeli.”
Bazı analistlere göre ise Trump, Mueller’e karşı olumlu bir tavır takınmakta geç kaldı. 90’lı yıllarda Bill Clinton hükümetinde görev alan Avukat Robert Penet, “Bu saatten sonra Trump’ın Mueller ile işbirliğine gitmesi, durumu daha da kötü yapar” şeklinde konuşuyor.
Mueller’in, dikkatini seçimlere müdahale eden Ruslarla ilişkileri olduğundan şüphelenilen Trump’ın oğlu Junior ve diğer aile fertlerine çevrilmesi halinde, ABD Başkanı’nın işi daha da zorlaşacak.
Analistlere göre, Trump’ın önündeki ikinci seçenek ise davayı Anayasal gerekçelerle zamana yayarak gündemden düşürmek. Bu seçenekle dava Trump’ın görev süresi bitene kadar sürebilir. Böylelikle, dava kamuoyu gündeminden düşerek önemini kaybedebilir.
Üçüncü seçenek ise Trump’ın, Mueller’i görevden ve davadan alması. Trump, sık sık bu tehdidini yinelese de, bu seçeneği uygulaması halinde kendisi de görevinden olabilir.
Eski ABD Başkanı Richard Nikson, 1973 Ekim’inde “Watergate” davasını yürüten Başsavcı Archibald Cox’u görevden almış ancak çok geçmeden siyasi desteğini kaybederek kendisi de ABD başkanlığından olmuştu. Dava ise Cox’un yerine getirilen yeni Başsavcı tarafından tamamlanmıştı.
Manafort’un rolü
Washington’daki yargı çevreleri, Trump’ın Seçim Kampanyası Direktörü Paul Manafort’un, kendisine yöneltilen suçlamaların Rusya’nın 2016 seçimleriyle ilgisi olmamasına rağmen Başsavcı Mueller’in bu konuda yürüttüğü soruşturmayı ileri taşımasında büyük bir rol oynadığını düşünüyor. Bu kapsamda değerlendirmeler yapan FBI yetkilisi Seth Waxman, Manafort’un Rusya’daki bağlantılarının davaya yardımcı olabileceği görüşünde. Bu noktada, Manafort’un Rusya yanlısı eski Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in yardımcılığını yapması akıllara geliyor.
‘Washington Examiner’ internet sitesine değerlendirmelerde bulunan Waxman, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Komplolar, gökten inmiyor. Eğer 2016 yazında bir komplo varsa, Manafort’un Rusya ile ilişkilerinin zamanla geliştiğine inanıyorum. Manafort’un mahkemede anlattıkları, Rusların neden bu kadar rahat olduğunu gösteriyor. Zira, Manafort sayesinde ABD’de duyan bir kulakları var. Belki de komplonun arka planı bu.”
Tam da bu noktada yargı çevrelerine göre, geri kalan hayatını demir parmaklıklar ardında geçirme riskiyle karşı karşıya olan Manafort, Başsavcı Mueller’e, Rusların Trump’ın seçim kampanyasıyla ilişkilerine dair gizli bilgileri vererek cezasını hafifletmeye çalışıyor olabilir. Bu da, Trump’ı daha da zor bir duruma düşürecektir.