Mehdi’den, ‘Arap, Türk ve İran güvenlik anlaşması’ çağrısı

Sudan’da muhalefetteki Milli Ümmet Partisi Genel Başkanı Es-Sadık el-Mehdi, bölgeyi barışa kavuşturmak, huzur içinde bir arada yaşamak ve ulusal egemenliğe saygıyı tesis etmek için Suudi Arabistan, Türkiye ve İran’ın güvenlik anlaşması imzalaması gerektiğini ifade etti. Mehdi, “Suudi Ara

Sudan’da muhalefetteki Milli Ümmet Partisi Genel Başkanı Es-Sadık el-Mehdi, bölgeyi barışa kavuşturmak, huzur içinde bir arada yaşamak ve ulusal egemenliğe saygıyı tesis etmek için Suudi Arabistan, Türkiye ve İran’ın güvenlik anlaşması imzalaması gerektiğini ifade etti.

Mehdi, “Suudi Arabistan’ın Rusya ziyareti, Yemen’deki savaşı durdurmaya katkı sağlayacak uzlaşmaları beraberinde getirebilir ya da askeri çözümler yerini diyaloğa bırakabilir” dedi.

“Arap, Türk ve İran güvenlik anlaşması imzalanırsa, bölgemiz barışa kavuşabilir”

Mehdi, başkent Hartum’da düzenlediği basın toplantısında, “Arap, Türk ve İran güvenlik anlaşması imzalanmaya karar verilirse bölgemiz barışa kavuşabilir. Bu, sürekli dile getirdiğimiz bir şey ve vakti gelmiş gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.

Fetih ve Hamas arasındaki uzlaşmaya ve Mısır’ın bu yöndeki çabalarına övgüde bulunan Mehdi, “Filistinlilerin aşırılığa ve tüm taraflara zarar veren savaşlara karşı bir uzlaşmaya varmasıyla birlikte, Türk, Arap ve İran uzlaşısının da gerçekleşmesini ümit ediyoruz” dedi.

Körfez’deki kardeş ülkeler arasındaki kutuplaşmaların üzücü olduğunu ve zararlı sonuçlar doğurduğunu dile getiren Mehdi, beş temel ilkenin önemine değinerek sözlerine şöyle devam etti, “Devletlerin karşılıklı olarak birbirlerinin egemenliğine saygı göstermesi ve iç işlerine müdahale etmemesi, her ülkenin bütün vatandaşlarına eşit haklar sağlaması, terörizm ve aşırılığı kınayarak bunlar karşısında iş birliği yapılması, Filistin davasının desteklenmesi, İsrail ile gasp edilmiş hakların iadesi konusunda bağlantı kurulması.”

“Sudan ekonomisi sorunu bizim iç meselemiz”

Sudan ekonomisine dair ise Mehdi, “Sudan ekonomisi sorunu bizim iç meselemiz. Bu sorunu ancak, yönetimdeki harcamalarda azaltmaya gidilmesi, tarım ve endüstriyel ürünlerin üretiminin artırılması ve yatırımda önemli bir artış sağlanması şeklinde sıralayabileceğimiz üç tedbiri uygulayarak çözebiliriz. Bu üç durum hayata geçirilmezse, yaptırımların kaldırılması, sorunun yerli bir mesele olduğunu, ithal olmadığını ortaya koyar” dedi.