Milli Savunma Bakanlığı’ndan İdlib açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Soçi’de varılan mutabakat kapsamında, ağır silahların İdlib’teki Silahtan Arındırılmış Bölge’den çekilme sürecinin tamamlandığı bildirildi. Bakanlığın internet sitesinden yapılan açıklamada, “Garantör ülke olarak Türkiye mutabakattak

Milli Savunma Bakanlığı’ndan İdlib açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Soçi’de varılan mutabakat kapsamında, ağır silahların İdlib’teki Silahtan Arındırılmış Bölge’den çekilme sürecinin tamamlandığı bildirildi.

Bakanlığın internet sitesinden yapılan açıklamada, “Garantör ülke olarak Türkiye mutabakattaki sorumluluklarını yerine getirmiş, bu kapsamda, İdlib’de gerginliğin sonlandırılması ve karşılıklı çatışma riskinin ortadan kaldırılması maksadıyla, ağır silahların Silahtan Arındırılmış Bölge’den çekilmesi 10 Ekim 2018 tarihinde tamamlanmıştır. İdlib’de sürdürülebilir ve kalıcı barışın tesisi için mutabakat kapsamında faaliyetlerimiz hız kesmeden sürdürülmektedir” ifadelerine yer verildi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Direktörü Rami Abdurrahman, AFP’ye verdiği demeçte, Silahtan Arındırılmış Bölge’de dün herhangi bir ağır silah gözlenmediğini söyledi.

Başta Heyetu Tahriru’ş Şam (HTŞ) olmak üzere, tüm radikal örgütler, analistlerin şüphelerini yersiz çıkararak, anlaşmanın ilk maddesini uyguladı. Ancak anlaşmanın ikinci aşaması -ki bu en zor kısmı-, önümüzdeki pazartesi günü radikal örgütlerin bu bölgeden geri çekilmesini öngörüyor.

“En zoru, bu bölgeden kuvvetlerin çekilmesi”

Chatham House Enstitüsü’nde araştırmacı olan Hayed Hayed, “Elbette ağır silahların çekilmesinin uygulaması daha kolay. Fakat en zoru, bu bölgeden kuvvetlerin çekilmesidir” dedi.

Türkiye ve Rusya’nın Soçi’de anlaşmaya varmasından bu yana, HTŞ’nin anlaşmaya dair herhangi bir tutum takınmamasına rağmen, analistler, Türkiye, Rusya’nın da desteğiyle rejimin saldırısından bölgenin korunmasını sağlamak amacıyla anlaşmayı uygulayabilmek için HTŞ de dahil olmak üzere tüm gruplar üzerinde büyük bir baskısı olduğunu öne sürüyor.

Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, bu ayın başında Lübnan televizyonu El Mayadin’e konuşarak, Şam’ın, Ankara’nın İdlib yükümlülüklerini yerine getirebileceği düşüncesinde olduğunu belirtmişti.

İdlib’in büyük bölümünü HTŞ kontrol ederken, bölgenin geri kalanında ise çoğu Ulusal Kurtuluş Cephesi çatısı altındaki toplanan gruplar bulunuyor. Bölgenin güneydoğu kırsalında da, rejim güçleri konuşlanmış durumda.

“HTŞ İdlib’te uzun vadeli plan yapıyor”

ABD Güvenlik Enstitüsü’nde araştırmacı olan Nicholas Heras, ‘bölgedeki cepheden uzak kaldığı sürece, Türkiye’nin, HTŞ’ye Suriye’nin kuzeybatısında faaliyetine devam etmesine izin vereceği’ inancına dayanarak, HTŞ’nin İdlib’te uzun vadeli plan yaptığını söyledi.

“HTŞ, Türk kanadı altında kaldığı sürece, İdlib’de köklerini kalıcı olarak kurmak için altın bir fırsata sahip olacak” diyen Heras’a göre, Türkiye, bu anlaşma ile Suriye’de kontrolü altındaki alanların sonuncusu olan İdlib’de ayak izlerini uzun vadeli olarak bırakmak istiyor.

“Rusya ve Esed’in elinde daha iyi bir seçenek yok”

Heras, “Rusya, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeybatısında kalıcı bir bölge kurmasına izin veriyor, çünkü bölgedeki savaşı dondurmak ve Esed rejiminin kontrolü altındaki bölgelerde yeniden inşa çalışmalarını sürdürmek için şu anda daha iyi bir seçeneği yok” diye konuştu.

Şam, anlaşmayı ‘geçici bir önlem’ ve İdlib’in kurtuluşuna doğru atılan bir adım olarak tanımlayıp, anlaşmayı ‘tek kullanımlık’ olarak görüp kabul ederken, Heras, “Esed, İdlib’in kontrolünü yeniden kazanmak isteyebilir, ancak şu anda elinde bu anlaşmadan daha iyi bir seçenek yok” yorumunda bulundu.