Milyar dolarlık fidye Katar’ı boğuyor

BBC’nin araştırma haberi, bir skandalı ve Katar tarafından 1.15 milyar doların terör örgütlerine ödenmesiyle ilgili büyük detayları ortaya çıkardı. Hikaye yeni değil. Olay, Financial Times, New York Times ve Washington Post gibi uluslararası gazeteler tarafından zaten ortaya çıkarılmıştı. Ancak, yaz

Milyar dolarlık fidye Katar’ı boğuyor

BBC’nin araştırma haberi, bir skandalı ve Katar tarafından 1.15 milyar doların terör örgütlerine ödenmesiyle ilgili büyük detayları ortaya çıkardı. Hikaye yeni değil. Olay, Financial Times, New York Times ve Washington Post gibi uluslararası gazeteler tarafından zaten ortaya çıkarılmıştı. Ancak, yazı ve sesli mesajlar gibi yeni kanıt ve belgelerle ortaya çıkarılan detaylar, terörizme destek kanserinin sivil ve askeri kurumlarıyla Katar devletinin içine kadar nasıl nüfuz ettiğini gün yüzüne çıkardı.

İstihbarat servisinin de dahil olduğu bir anlaşma, terörist grupların en az on yıl boyunca eylemlerini finanse edebilecek astronomik bir rakam içeriyor. Bu tür şaibeli anlaşmalar, belki de Katar gibi bir ülke için sıradan bir durum olabilir. Ancak ülkesinin terörist gruplarla arabuluculuğunu yapan kişi değil, dış diplomasisinin lideri olması gereken Katar Dışişleri Bakanı’nın böyle bir anlaşmada yer alması çok ciddi bir durum. Bununla birlikte fidyenin taşınması için Katar Havayolları’na ait sivil bir uçağın kullanılması da bir o kadar tehlikeli. Yeni belgelerde, Katar’ın eski Emiri Şeyh Hamid bin Halife es-Sani’nin Hizbullah’a kişisel hesabından 50 milyon dolarlık fon sağladığı da ortaya çıktı. Bu gerçek, Katar’da istihbarat, Dışişleri Bakanlığı, hayır kurumları, sivil havacılık ve ülkenin Emiri arasında hiçbir farkın olmadığını kanıtlıyor. Sonuç olarak ister sivil ister askeri olsun tüm devlet kurumlarının, yasa dışı ve terör bağlantılı yüksek menfaatler elde etmeye çalıştığı anlaşılıyor.

Bu fidye, tıpkı BBC’nin Haziran 2017’de, 4 Arap ülkesinin Katar’ı boykot etmesinden yaklaşık bir buçuk ay önce yayınladığı haberde nitelendirdiği gibi tarihte terör gruplarına ödenen en büyük meblağ. Katar’ın terör grupları ile ilişkisi, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır’ın, Katar’ı boykot etme ve ilişkilerini kesme kararı almasının en önemli sebeplerinden biri. Belki de bu anlaşma, devenin belini kıran yükünün üstüne konan son saman çöpüydü. 4 ülke, sabır ve tahammülle, Katar’ın umursamaz tutumunu değiştirmeye çalıştı. Ancak Katar’ın terörist grupları sürekli ve açık bir şekilde finanse etmesi sorunu, diğer ülkelerin terörle mücadele çabalarını engellerken, Katar’ın kardeşleriyle bindiği gemiyi delmeye çalıştığı yıkıcı davranışları, komşularına onu durdurmaları için açık bir mesaj oldu. Daha da kötüsü, Katar devlet kurumlarının terörizm finansmanı ve terörün desteklenmesi eylemlerinde yer alması, diğer ülkelerin sivil olsa bile Katar devlet kurumlarına yönelik güveninin sarsılmasına sebep oldu. Eğer, 4 ülkeden milyonlarca yolcu taşıyan Katar Havayolları, bu ülkelerin havaalanlarını terörist amaçlarla kullanıyorsa ve şüpheli hedeflerini gerçekleştirmek için her yolu mubah görmekten kaçınmıyorsa, böyle bir rejime nasıl güvenilebilir ki!?

Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Fox News’e verdiği bir röportajda, “Katar terörü asla desteklemedi. Bununla birlikte terörü finanse edenlere asla müsamaha göstermedi” ifadelerini kullandı. Evet, bu harika teorik konuşmayı yapan Katar Dışişleri Bakanı, 1 milyar 150 milyon dolarlık anlaşmayı planlayan, denetleyen, koordine eden ve paranın tamamını terör gruplarına ödeyen kişiyle aynı adam. Bu adam sadece tüm dünyanın önünde yalan söyleyip herkesi aldatmakla kalmıyor. Aynı zamanda terör gruplarıyla olan ilişkileri de dahil olmak üzere siyasi oyunların iplerini elinde tutabileceğini sanan Katar rejiminin de doğasını ortaya koyuyor. Ancak gün geçtikte bu ipler Katar rejiminin boynuna geçiyor.