Moşel konuşuyor

1948 savaşından sonra Yafa’yı terk etmek zorunda kalan Filistinli göçmen vefat etti. Evinin anahtarı orada hala ailesinin yanında duruyor. Toprağını işgal eden İsraillilerden nefret ettiği için en büyük oğluna “Hitler” ve en büyük kızına da “Holokost” adını verdi. Ebu Muhammed(Hitler): “Bu ismi hala

1948 savaşından sonra Yafa’yı terk etmek zorunda kalan Filistinli göçmen vefat etti. Evinin anahtarı orada hala ailesinin yanında duruyor. Toprağını işgal eden İsraillilerden nefret ettiği için en büyük oğluna “Hitler” ve en büyük kızına da “Holokost” adını verdi.

Ebu Muhammed(Hitler): “Bu ismi hala taşıyorum, değiştirmedim. Çünkü babam, bu ismi seviyordu. İşin komik tarafı evlenmek istediğim zaman nişanlımın babası kabul etmedi. Aynı şekilde nişanlım da kendisiyle evlenmemi reddetti. Benim Hıristiyan olduğumu düşünüyorlardı. Gerçeği öğrendiklerinde evlendirdiler. Şu an çocuklarımız var. Mutlu ve sağlıklı bir hayat yaşıyoruz” dedi.

Çocukluğumda iki yaşlı Suudi adam tanıdım. Uzun süre önce vefat ettiler. Onlar da İsraillilerden aşırı nefret ediyorlardı. Bu adamlardan birisi, ilk oğluna “Hitler” adını vermiş. İnsanlar ona “Ebu Hitler” diye sesleniyorlar. Diğer adam ise, Nazileri çok sevdiğinden dolayı “Ebu Nazi” diye anılıyor.

Bir şey başka bir şeyle anılmasına rağmen babam, bazen benimle konuşmak istediğinde “Moşel gel, Moşel git” diye seslenirdi. Bu şekilde çağrılmaktan usandığımda bunu düzeltmeye karar verdim. Babama “Mişel’i mi kastediyorsun? Çünkü Moşel bir Yahudi ismi” dedim. Babam gülümsedi ve “Çok fazla uzaklaşmamışım” dedi.

Eski bir Mısır atasözü der ki; Tek başına yemek yiyen yutmakta zorlanır. Fakat modern bilimsel bir araştırma daha da ileriye giderek tek başına yemek yiyenin tehlikeli hastalıklara yakalanabileceğini söylüyor.

Bu bilgiyi okuduğumda bir bakıma şok oldum. Çünkü yemeklerimin yüzde 99’unu tek başıma yiyorum. Kapıyı iyi bir şekilde kapattıktan sonra şu ana kadar yutmakta bir kez bile zorlanmadım. Hastalıklar oldu. Sıkıntı yok. Allah’ın izniyle hastalıkların üstesinden gelebilirim. Önemli olan bu harika geleneğimi değiştirmeyeceğim.(Ne olacaksa olsun)
Bundan iki ay sonra İtalyan cerrah Sergio Canavero, bilgisayar mühendisi olan Rus Valery Spiridonov’un kafasını başka bir kişinin vücuduna nakletmek için kesecek. Ameliyat, 36 saat sürebilir ve 10 milyon dolara mal olabilir. Hiç şüphesiz bu operasyon, başarılı olursa Hz. Âdem’den şu ana kadar insanlık tarihindeki en büyük başarı olacak.

Adet olduğu üzere aklıma şu düşünceler geldi: Güzel bir kız çocuğunun kafası, 200 kilo ağırlığındaki bir güreşçinin, diğer yandan sakallı (DEAŞ’lı) bir adamın kafası, güzellik kraliçelerinden bir kadının bedenine nakledilirse bu durumda, Hangi karakter size daha cazip geliyor? diye sordular. Birinci kafanın sahibi mi, yoksa ikinci kafanın sahibi?