Moskova: Washington, çok kutuplu dünya gerçeğini anlamakta zorluk çekiyor!

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, dün ABD’nin İran, Suriye ve Kuzey Kore gibi büyük ülkelere ilişkin tutumunu kınarken Washington’a karşı sert eleştirilerde bulundu. Lavrov, ABD’nin “çok kutuplu dünya gerçeğini” anlamakta zorluk çektiğini söyledi. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Rus dış politikas

Moskova: Washington, çok kutuplu dünya gerçeğini anlamakta zorluk çekiyor!

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, dün ABD’nin İran, Suriye ve Kuzey Kore gibi büyük ülkelere ilişkin tutumunu kınarken Washington’a karşı sert eleştirilerde bulundu. Lavrov, ABD’nin “çok kutuplu dünya gerçeğini” anlamakta zorluk çektiğini söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Rus dış politikasının 2017 bilançosunu Moskova’da düzenlediği yıllık basın toplantısında çıkardı. Bakan, kendisine yöneltilen soruları Rusya ile ilişkileri düşük seviyelerde olan ABD’ye dair eleştirilerde bulunarak cevapladı.

Lavrov, ABD’lilerin ve müttefiklerinin hala vizyonlarını dikte etmeye çalıştığını vurgularken, “Uluslararası siyasi sahnede diğer güçlerin görüşlerini duymak istemiyorlar.” dedi.
AFP’nn belirttiğine göre, ABD’nin çok kutuplu dünya gerçeğini anlamakta zorluk çektiğini söyleyen Lavrov, Washington’un füze savunma sisteminin kurulmasından başlayarak tek taraflı yaptırımların uygulanmasına kadar birçok uygulama yürüttüğünü kaydetti.

2017 yılını “karmaşık” olarak nitelendiren Lavrov, dünyanın birçok bölgesinde gerginliğin tırmandığını söylerken, bu durumun Washington’dan gelen ‘tehditler’ nedeniyle daha da arttığını kaydetti. Lavrov, Kore Yarımadası’ndaki krize de dikkat çekerken, Japonya’ya uzayabilecek Asya’daki ABD füze savunma projesine de eleştirilerde bulundu. Ayrıca Washington’u Suriye’de rejim değişikliği için çalışmaya devam etmekle suçladı.

ABD Başkanı Donald Trump’un İran’la imzalanan nükleer anlaşmaya yönelik tavrını da eleştiren Lavrov, “ABD’nin İran’la yapılan nükleer anlaşmayı değiştirmesini ya da İran açısından kabul edilemeyecek noktaları entegre etme girişimini desteklemeyeceğiz” dedi. Ayrıca Trump’ın İran’la nükleer anlaşmanın başarısız olmasını hedefleyen son açıklamalarının iyimserlik ve istikrara hiçbir katkısı olmayacağını kaydetti. Dışişleri Bakanı, ABD’nin “İran’ın 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın yükümlülüklerine saygı duyduğu” gerçeğini kabul ettiğinden emin olmak için Rusya’nın çalışmaya devam edeceğini açıkladı.

İran’a uygulanan ekonomik yaptırımların “son kez” uzatılmasının duyurulmasının ardından Trump, Washington’un yaptırımlardan vazgeçmesi için Avrupa’dan anlaşmanın şartlarının ağırlaştırılması konusunda kendisine destek olunması talebinde bulunmuştu.

Lavrov ise dün yaptığı açıklamada, ABD’nin ültimatomundan sonra çözüm arayışına giren Avrupa’ya uyarıda bulunurken, “Bu durum, onların tehlikeli bir yöne doğru kötü bir adım atmasına neden olur” ifadelerini kullandı.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, İran’la nükleer anlaşmanın başarısız olmasının son dönemlerde nükleer denemelerini arttıran Kuzey Kore’yle diyaloğa zarar vereceğini söyledi. Bu bağlamda “ABD, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un askeri nükleer programını durdurması isterken, buna karşılık yaptırımları kaldırma sözü verdi. (…) Uluslararası toplum ve İran arasındaki anlaşmanın özü de budur” dedi.

Trump yönetimiyle olan ilişkilerin, Obama yönetiminden daha karmaşık bir hal aldığını söyleyen Lavrov’un bu açıklamaları, Trump’ın göreve gelişinin birinci yıldönümünden birkaç gün önce geldi.

Bu bağlamda “Başkan Trump’ın seçim kampanyasındaki yaklaşımına rağmen, mevcut yönetimin hareketleri, ne yazık ki Obama yönetiminin adımlarını takip ediyor. Hatta bazı alanlarda Trump, daha fazla baskı uyguluyor” açıklamasında bulundu.

Moskova’nın Trump’ın seçilmesi konusunda pişman olup olmadığına dair ABD’li CNN TV kanalının sorusu üzerine Lavrov gülerek, “Bir konu hakkında pişmanlık duymak diplomatların yapacağı bir iş değil. Bugün gördüğümüz gerçeklerle ilgileniyoruz. Bu nedenle mevcut koşullarda Rusya’nın çıkarlarını korumak için gerekli olanı yapıyoruz.” cevabını verdi.

Lavrov ayrıca, ABD’nin özellikle enerji ve Avrupa’ya gaz tedariki gibi birçok alanda eşit bir rekabetten korktuğunu belirtti.