Moskova’nın Soçi uzlaşılarındaki ‘U’ dönüşleri

Londra/İbrahim Hamidi Moskova’nın, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov arasında bu yılın başlarında Soçi’de düzenlenen Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’ndeki anayasa komisyonu kurulması yolu ile ilgili ‘uzlaşılarında’ aşamalı olarak ‘U’ dön

Moskova’nın Soçi uzlaşılarındaki ‘U’ dönüşleri

Londra/İbrahim Hamidi

Moskova’nın, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov arasında bu yılın başlarında Soçi’de düzenlenen Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’ndeki anayasa komisyonu kurulması yolu ile ilgili ‘uzlaşılarında’ aşamalı olarak ‘U’ dönüşleri yapması BM Güvenlik Konseyi (BMGK) daimi üyesi ülkelerin Batılı diplomatları şaşırttı.

Ocak sonunda yapılan Soçi Konferansı hazırlıkları sırasında, Guterres ve Lavrov arasındaki yoğun temaslar sonucunda, BM Genel Sekreteri Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, Astana’da yer alan üç ‘garantör’ ülkenin (Türkiye-Rusya- İran) temsilcileri ve Suriyeli temsilcilerin konferansa katılmalarına ilişkin uzlaşılara varıldı.

Bu uzlaşılar, konferansın sadece bir defaya mahsus olması, belirli komitelerin oluşturulmaması, Guterres ve Lavrov tarafından yayınlanan bildiri dışında herhangi bir bildirinin yayınlanmaması, Staffan de Mistura tarafından Cenevre’de formüle edilen 12 siyasi ilkenin benimsenmesi şartlarını içeriyordu. Lavrov’un yayınlanan taslak bildirisinde şu ifadeler yer aldı:

“BMGK’nın 2254 sayılı kararı uyarınca ilk olarak anayasa komisyonu, Suriye uzmanları, sivil toplum kuruluşları, bağımsız kişiler ve kadınların yanı sıra Suriye müzakereleri, hükümet ve muhalefet temsilcilerinden oluşacak. Zira Suriye’deki etnik ve dini unsurların doğru bir şekilde temsil edilmesine özen göstermeliyiz. İkinci olarak, BM himayesindeki Cenevre sürecinde, Anayasa Komisyonu’nun nihai şeklinin oluşturulmasına dair görevler, ölçütler, yetkililer, uygulama kuralları ve kriterler konusunda bir mutabakat sağlanmalıdır. Üçüncü olarak, Anayasa Komitesi’ne yeni anayasa taslağının hazırlanması görevi verilmelidir. Ulusal Kongre, ulusal diyaloğu denetlemeli, anayasa taslağını gözden geçirmeli ve daha sonra halk onayına sunmalıdır. Dördüncü olarak, Soçi Ulusal Kongresi yalnızca bir kez gerçekleşmelidir. Ve kongrenin her türlü sonucu, BM himayesinde Cenevre’ye taşınmalıdır”.

Lavrov, daha sonra Şam, Ankara ve Tahran’ın taslak bildiriyi değiştirmeye yönelik çabalarına ve bildirinin Cenevre sürecinden uzak bir anayasa komisyonu oluşturmasını içeren önceki bir versiyonuna dönmeyi reddetti. Böylece Guterres tarafından görevlendirilen Mistura’nın rolü, ‘Cenevre’deki anayasa komisyonu çalışmalarına yardımcı olmak’ ile sınırlandırıldı.

Ancak BMGK’nın daimi üyelerinden üç Batılı ülkenin diplomatları, Lavrov’un, Guterres ile yaptığı uzlaşıları uygulamada ‘U dönüşleri’ olduğunu fark etmeye başladılar.

Bunlardan ilki, anayasa komisyonunda yer alacak kişiler için Suriye hükümeti ve muhalefet tarafından sunulan listelerinin kabul edilmesinden sonra, Mistura ve üç garantör ülke arasında yapılan son toplantıda ortaya çıktı. Rusya’nın temsilcisi, Türkiye ve İran’la birlikte Şam’dan sivil toplum temsilcilerini de içeren üçüncü listeyi onaylamasını istedi. Bununla birlikte Moskova, Şam’ın komisyonun başkanlığı ve üçte iki çoğunluğa sahip olma talebini kabul etti.

İkincisi, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov tarafından dün yapılan açıklamada ortaya çıktı. Bogdanov’un açıklamasına göre Rusya’da veya Şam’da yapılması planlanan ikinci bir Soçi Konferansı eğilimi var. Oysa Lavrov ve Guterres arasında yapılan anlaşmalarda Soçi Konferansı’nın bir kez gerçekleştirileceğine dair yazılı olmayan bir karar alınmıştı. Bu noktada Lavrov’un uzlaşıların yazılı olmasını reddettiği, çünkü ‘kontrolün onda olduğu’ unutulmamalı. Guterres, Lavrov ile yaptıkları uzlaşı görüşmelerinde Cenevre müzakerelerine yeni bir rakip eklenmemesi için Soçi’de yalnızca bir konferans yapılmasında ısrar etmişti.

Bu bağlamda, Mistura, 10 Eylül’de Cenevre’de garantör ülkelerin temsilcileriyle yaptığı toplantının ardından, anayasa komisyonunun oluşturulması sürecinin İdlib dosyasının çözülmesinden sonraya ertelenmesini istedi. Bununla birlikte Mistura, ABD liderliğindeki ‘küçük grup’un dışişleri bakanları ile Suriye konulu istişare toplantısında, anayasa komisyonu çalışmalarının sonuçları hakkında sunacağı rapor için belirlenen son teslim tarihini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, Guterres’in Mistura’nın görev süresini 1 ay uzatma kararı prosedür gereği alınmış bir karar. Eğer anayasa komisyonu çalışmalarında ilerleme kaydedilseydi bu süre yıl sonuna kadar uzatılabilirdi. Bununla birlikte Guterres ve BMGK’nın beş daimi üyesinin temsilcileri, Mistura’nın yerine alternatif isim arayışlarına başladılar. Mistura’nın ardından gelmesi beklenen iki güçlü aday var. Bunlardan biri, Bulgaristan’ın eski Dışişleri Bakanı olan ve 2015 yılından bu yana BM Ortadoğu Özel Temsilcisi görevini yürüten Nikolay Mladenov. Diğeri ise Slovakya eski Dışişleri Bakanı olan ve şuan BM Irak Özel Temsilcisi görevini yürüten Jan Kubis.

Konuya ilişkin yapılan ilk istişarelerde Mladenov’un eski görevi sebebiyle Şam ve Moskova’nın ona karşı alacağı tutuma dair çekincelerin olması, Kubis’in seçilmesi veya Mistura’nın görev süresinin uzamasına ilişkin verileri güçlendiriyor.