Muhafazakarların kalesinden protestoların başkentine: Meşhed
İran’da meydana gelen son yönetim karşıtı protesto eylemleri, ülkenin en büyük ekonomik ve dini merkezlerinden biri olan Meşhed kentinden başladı. Protestoların ülkenin en büyük ekonomik merkezlerinden biri olan Meşhed’de başlaması, İran rejiminin çürümüşlüğünü ve ülkenin içinden geçtiği ekonomik du
İran’da meydana gelen son yönetim karşıtı protesto eylemleri, ülkenin en büyük ekonomik ve dini merkezlerinden biri olan Meşhed kentinden başladı.
Protestoların ülkenin en büyük ekonomik merkezlerinden biri olan Meşhed’de başlaması, İran rejiminin çürümüşlüğünü ve ülkenin içinden geçtiği ekonomik durumun zorluğunu ortaya koyuyor.
Meşhed, inanç turizmi ile öne çıkıyor
Meşhed, ekonomik merkez olmasının yanı sıra, İran’ın Kum’dan sonra en önemli dini merkezi ve Tahran’dan sonra en büyük ikinci şehri. İmam Rıza’nın mezarının bulunduğu Meşhed, İran içinde ve dışında yaşayan Şiilerin kıblesi konumunda olması nedeniyle kutsal bir manaya da sahip. Bu yüzden, inanç turizmi açısından da öne çıkıyor.
Kentte hükümet binalarının yanı sıra, İmam Rıza İslam Üniversitesi, Kudüs Kültür Kurumu, İmam Rıza Üniversitesi, İmam Rıza Kültür Merkezi, Kültür İşleri İdare Merkezi gibi çok sayıda dini, kültürel ve bilimsel merkez de bulunuyor. İranlı araştırmacılar ve toplum bilimciler, rejim karşıtı protestoların Meşhed’de başlamasının ülkedeki fakirlik ve ekonomik darboğazın dini, ticari ve turistik merkezlere kadar ulaştığı değerlendirmesinde bulunuyorlar.
“Hamaney posterlerini ateşe verecek kadar ileri gittiler”
Analistlere göre, son protestolarda, “Diktatör Hamaney’e ölüm”, “Molla rejimini istemiyoruz” gibi oldukça cüretkar sloganlar, 1979 yılında kurulan İslam Cumhuriyeti tarihinde daha önce görülmemiş sloganlardı. Üstelik, göstericiler bu kez, birçok kişinin sembol olarak gördüğü İran Dini Rehberi Ayetullah Ali Hamaney’in posterlerini ateşe verecek kadar ileri gitti.
Uzmanlar, sokaklara inen halkın birçok dini havza ve makamı ateşe vermesinin, rejiminin dini yapısına olan tepkiyi ve halkın söz konusu havza ve makamları dini, değil siyasi alanlar olarak değerlendirdiğini ortaya koyuyor.
İran’daki protestolara büyük ilgi gösteren yabancı basın ise protesto eylemlerinin bu sefer sadece Kürtler, Ahvaz Arapları ya da Belucistanlılar tarafından yapılmadığına İran’daki halk tabakasının da bu protestolara katıldığına ve protestoların Meşhed gibi muhafazkarların kalesi olarak bilinen bir kentten başladığına dikkat çekti.
Meşhed’in, İran ekonomisinde rolü
Meşhed gibi dini merkezlere sahip kentler, İran ekonomisinin sac ayağını oluşturuyor. Zira yurtiçi ve yurtdışından gelen birçok Meşhed’deki dini ve ticari merkezleri ziyaret etmeden ülkeden ayrılmıyor.
Kentte yaşayan İranlılar, ticaret erbabı olarak biliniyor ve büyük çoğunluğu orta ve üst ekonomik tabakaya mensup. Protesto eylemlerinin Meşhed’de başlaması, İran rejimine muhalif kesimlerin, “Protestoların halkın artık tahammül edemeyeceği ekonomik bunalımlardan kaynaklandığı” şeklindeki yorumlarını haklı çıkarıyor.
Meşhed’deki ilk protesto eylemi çağrısı, Aralık 2017 sonunda, “Pahalılığa hayır” sloganıyla yapılmış ve halkın geniş katılımına sahne olmuştu.
Protestoların nedenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adalet ve Şeffaflığı Gözlem Örgütü İdare Meclisi Başkanı Ahmet Tukli, “Protestoların sebebi, şeffaflık ve hesap verebilirlikten uzak, ekonomik sorunları çözme konusunda yetersiz kalan İran Hükümeti’ydi” ifadelerini kullandı.
İran’da işsizlik oranı 2017 yılında yüzde 17’ye ulaştı
Adalet ve Şeffaflığı Gözlem Örgütü’nün, çeşitli ülkelerdeki işsizlik oranına dair yayınladığı yıllık rapora göre, İran’daki işsizlik oranı 2017 yılında yüzde 17’ye ulaştı.
Ülkedeki son protesto eylemlerinde, ekonomik durumu protesto eden halk, “Borçlar, pahalılık.. hesap ver Ruhani”, “Pahalılığa ölüm”, “İşsizliğe, Ruhani’ye, diktatöre ölüm” sloganları atarak, bu ekonomik bunalımdan belki de bir çıkış yolu arıyordu.