Muhammed bin Selman İspanya’da hangi konuları görüştü?

Bakanlar Kurulu Başkan Vekili ve Savunma Bakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz’in ABD ve Fransa’yı kapsayan uluslararası gezisi dördüncü haftasında devam ediyor. Prens dün de İspanya Hükümeti’nin davetine karşılık Hadim-i Harameyn-i Şerifeyn Kral Selman bin Abdülaziz’in yönlendirmes

Muhammed bin Selman İspanya’da hangi konuları görüştü?

Bakanlar Kurulu Başkan Vekili ve Savunma Bakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz’in ABD ve Fransa’yı kapsayan uluslararası gezisi dördüncü haftasında devam ediyor.

Prens dün de İspanya Hükümeti’nin davetine karşılık Hadim-i Harameyn-i Şerifeyn Kral Selman bin Abdülaziz’in yönlendirmesiyle İspanya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret konusunda dün Suud Krallığı divanından bir açıklama yapıldı.

Divan, Veliaht Prens’in Madrid’de ‘iki ülke arasındaki ikili ilişkileri güçlendirmek ve ortak meseleleri tartışmak için’ İspanya Kralı VI. Felipe, Başbakan Mariano Rajoy Brey ve birkaç İspanyol yetkili ile görüşeceğini açıkladı.

İspanya Kralı bugün, Veliaht Prens’in şerefine başbakan, dışişleri, savunma, kamu işleri ve enerji bakanlarının yanı sıra meclis ve senato başkanları ile ileri gelen iş adamlarının huzurunda bir öğle yemeği düzenleyecek. General Franco’nun konutu olup hâlihazırda üst düzey ziyaretçilerin ağırlandığı Pardo Sarayı da Prens Muhammed bin Selman’a tahsis edilecek.

Prens Muhammed bin Selman dün Paris’ten yola çıkarak öğleden sonra başkent Madrid’in eteklerinde yer alan Torrejón Havalimanı’na iniş yaptı. İspanya Hükümeti’nden üst düzey bir yetkilinin Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya göre bu ziyaret, ‘Ortadoğu’nun bölgesel en büyük gücünü İspanya’ya bağlayan güçlü tarihi ilişkileri kökleştirecek yeni bir aşamanın başlangıcıdır.’ Söz konusu kaynak bu konuda, “Suudi Arabistan Krallığı, dengeli bölgesel ve uluslararası ekonomik rolüne ek olarak İspanya’nın stratejik güvenliği açısından hayati bir öneme sahip bölgedeki birçok krizin de çözüm anahtarıdır” dedi.

Önceki İspanya Kralı Juan Carlos, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ‘Genç kral ile genç veliaht prens arasındaki bu ilk bireysel buluşmanın birçok alanda İspanya’yı Suudi Arabistan Krallığı’na bağlayan tarihi ilişkileri kökleştiren bir temel olmasına’ yönelik temennilerini dile getirdi.

Prens Muhammed bin Selman dün erken bir vakitte Fransa’ya olan ziyaretini sonlandırarak başkent Paris’ten ayrıldı. Havalimanındaki veda sırasında Prens Talal bin Abdülaziz bin Bandar bin Abdülaziz, Dr. Halid el-Ankari, Suudi Arabistan Fransa Büyükelçisi, Le Bourget Bölge Başkanı Patrick Labouz, UNESCO Suudi Temsilcisi Dr. İbrahim el-Belevi ve birkaç elçilik görevlisi de orada bulunuyordu.

Fransa’nın başkentinden ayrılırken Prens Muhammed bin Selman, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a telefon ederek başkana ve beraberindeki heyete hoş karşılamadan ve misafirperverlikten ötürü şükranlarını sundu. Başkan Macron’a hitaben, “Yaptığımız görüşmeler, Hadim-i Harameyn-i Şerifeyn Kral Selman bin Abdülaziz Âl-i Suud ve Ekselanslarının da vizyonuna uygun olarak ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin sağlamlığını ve iki ülke ve iki dost halkın çıkarlarını gerçekleştirmeyi, iki ülkenin emniyet ve istikrarını güçlendirmeyi amaçlayan her alandaki işbirliğini derinleştirme isteğini kanıtladı.”

Öte yandan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ülkesine gelen bu önemli misafiri başkent Paris’te yer alan Elysee Sarayı’nda ağırladı ve Fransa ziyareti şerefine bir akşam yemeği düzenledi. Yemeğe Lübnan Başbakanı Saad el-Hariri’nin yanı sıra Veliaht Prens’in resmi heyeti ve Fransız hükümetinin üst düzey yetkilileri de katıldı.

İspanya’nın siyasi ve ekonomik çevreleri Veliaht Prens’in iki ülke arasındaki ikili ilişkilere yeni bir ivme kazandırmasını beklediği bu ziyaretine büyük önem atfetti. İkili ilişkiler, son otuz yılda önceki Kral Juan Carlos’un Suudi Kraliyet ailesi ve özellikle de prens olduğu zamanda Kral Selman bin Abdülaziz ile olan sıkı dostluğu ile pekişmiş ve Endülüs’ün güneyine yaptığı ziyaretleri de o bölgenin turizm alanında kalkınmasına katkıda bulunmuştur.

Juan Carlos’un son zamanlarda Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği özel ziyarete işaret etmekte fayda var. Bu ziyaret 8 milyar dolar değerinde büyük bir ekonomi anlaşmasının imzalanmasında temel bir rol oynadı. İspanya Mekke’yi Medine’ye bağlayan hızlı Harameyn treni projesini üstlendi. Şarku’l Avsat, iki tarafın 2030 Vizyonu projelerinde İspanya katılımına ve radikal cihatçı terörle mücadele etmek için güvenlik işbirliğine yönelik fırsatları tartışacağı bilgisine ulaştı.

Bu görüşmelerin Navantia şirketi ile geçen yıl kurulan Suudi Askeri Endüstrileri Kurumu arsasında 2.5 milyar dolarlık anlaşmanın imzalanması ile taçlanması bekleniyor. İşbu anlaşma ile İspanya savaş teknolojisi alanında bir işbirliği için gözetim ve savaş sistemlerinin geliştirilmesi, donanma ve tesislerin bakımı ve 600 Suudi denizcisinin İspanya’da eğitim görmesinin ardından bir eğitim enstitüsünün kurulmasını içeren geniş bir anlaşma kapsamında Suudi donanması için 5 kruvazör projesi üstlenmiş oluyor. Böylece İspanya ve Suudi donanmaları arasında uzun soluklu bir ilişkiye de zemin hazırlanmış olacak.

Riyad önceden imzalanmış olan çerçeve anlaşmasında değişikliğe gitmeyi ve deniz üssü işlemlerinin gerçekleştirilmesinin ardından Cidde limanında son iki kruvazöre savaş sistemlerinin kurulmasını talep etti.

Prens Muhammed bin Selman’ın Paris ziyaretinin bitmesi sebebiyle dün Suudi Arabistan ve Fransa tarafından ziyarete yönelik ortak açıklama yapıldı. Açıklamada Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Başbakan Edouard Philippe, Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Savunma Bakanı Florence Parly, Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire ile yaptığı görüşmelerin yanı sıra iki ülkeden birçok bakan ve üst düzey yetkililerin katıldığı yeni ‘Suudi-Fransız stratejik ortaklığı’ için yapılan ilk toplantıya değinildi.

Açıklamada, Veliaht Prens’in ziyaretinin Suudi Arabistan ve Fransa arasındaki dostluk ve işbirliğinin uzun tarihini kutlamak için de bir fırsat olduğu ve iki ülkenin siyaset, savunma, güvenlik, ekonomi, kültür ve eğitim alanlarında yeni bir stratejik ortaklık çerçevesi geliştirerek ilişkilerde yeni ve umut verici bir fasıl açma kararının ilişkileri yeni ufuklara taşıyacağı vurgulandı.

Uluslararası ve bölgesel politika

Suudi Arabistan Krallığı ve Fransa, Ortadoğu’da barış, güvenlik ve istikrarın gerçekleşmesi konusunda ortak kaygılara sahip. İki ülkenin dışişleri bakanları, siyasi çözümlere destek olmak için istişarelerini ve koordinasyonlarını derinleştirecek. Ayrıca Suudi Arabistan Krallığı ve Fransa, uluslararası toplumun karşılaştığı iklim değişikliği ve beşeri kalkınmayı da içine alan küresel sorunlarla başa çıkmak için de çalışacak. İki ülkenin ortak çalışması, bu alanlarda belirleyici bir katkı sağlayacak.

Savunma ve güvenlik

İki ülke arasındaki güvenlik işbirliği geniş çaplı ve çok boyutlu. Suudi Arabistan ve Fransa’nın her ikisi de terörün finansmanı ve aşırılıkla başa çıkmaya odaklanarak terörle mücadeleye öncelik vermiştir. İki ülke arasındaki sıkı işbirliği bölgesel ve çok taraflı çabaların genişletilmesini ve daha verimli hale getirilmesini hedefliyor. İki ülke ayrıca terörün finanse edilmesi ile mücadele etmek için 25-26 Nisan 2018’de gerçekleşmesi planlanan Paris konferansının başarı ile sonuçlanması için de çalışacak. Bununla birlikte Fransa, Suudi Arabistan Krallığı’nın savunma bakanlığını geliştirmek için katkılarını sunacak.

Ekonomi, ticaret ve yatırım

Ticaret ve yatırımın derinleştirilmesi iki ülkenin ekonomisi için oldukça faydalı. “Suudi Arabistan 2030 Vizyonu”, yeni iş alanları keşfetmek ve işbirliği için bir fırsat olarak görülüyor. İşbirliği için ana sektörler arasında ise su ve çevre, ulaşım, enerji, sağlık, tarım, gıda tedariki ve sürdürülebilir şehirler yer almaktadır.

Fransa’nın teknoloji alanındaki bilgisi tüm bu alanlar için önemli kabul ediliyor ve etkisi her alanda hissedilebilir. Büyük ve gelişmekte olan şirketlerde mali yatırımlar teşvik edilecek.

Ziyaret esnasında iki ülkenin CEO’ları ve şirketlerinin katılımıyla Paris’te Suudi-Fransız CEO forumu gerçekleştirildi. Bu forum, ‘2030 Vizyonu’ ile alakalı projeler konusunda derinlikli tartışmalar ve sunumlar yapılması, iki taraf arasında önemli temasların kurulması ve iki ülke arasındaki ekonomik ve teknik ilişkilerin yeni dinamiklerini ön plana çıkaran pek çok sözleşme ve mutabakat imzalanması için bir fırsat sağladı.

Kültürel, bilimsel ve akademik işbirliği

Suudi Arabistan Krallığı ile Fransa arasındaki ortaklık çerçevesinin yenilenmesi, iki ülke arasındaki işbirliğinin önceliklerinin yeniden belirlenmesini sağlayacak. İki ülke şu alanlarda program yapacak: eğitim ve öğretim, araştırma ve yenilik, kültür ve turizm, gençlik ve spor. Fransa, ‘2030 Vizyonu’ için kültür ve turizm alanındaki tecrübelerini paylaşıma sunacak.

Suudi Arabistan’ın uluslararası ortakların katılımı ile el-Ula bölgesinde sürdürülebilir kültür ve turizm sektörünü geliştirme çabasını yansıtan bu yeni ortaklık, söz konusu alanlarda somut adımlar ve zaten var olan yapısal projeler yoluyla işbirliğinin güçlendirilmesini hedefliyor.

Kültür ve turizm alanında iki ülkenin hükümetleri arasında el-Ula bölgesinin gelişimi projesine yönelik bir anlaşma imzalandı. Anlaşmayı Suudi tarafı adına el-Ula Eyaleti Krallık Komisyonu Valisi Prens Bedr bin Abdullah bin Muhammed bin Ferhan Âl-i Suud ve Fransız tarafı adına Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian imzaladı. Bu işbirliği, iki ülkenin kültürel mirası korumak ve güçlendirmek, bilimsel bilgiyi geliştirmek ve bu eşsiz arkeolojik sitenin etrafında sürdürülebilir turizm için yeni kapılar aralamak konusundaki ortak vizyonuna ışık tutmaktadır.

Bu anlaşma, el-Ula bölgesi öğrencilerinin eğitimiyle alakalı olarak el-Ula Eyaleti Krallık Komisyonu ile Campus France arasında yapılan bir sözleşme ve bir ziyaret sergisi kurulması için el-Ula Krallık Komisyonu ile Arap Dünyası Enstitüsü arasında yapılan bir anlaşmanın ardından geldi.

Uluslararası ve bölgesel meselelerle ilgili olarak iki taraf arasında derinlemesine tartışmalar yapıldı. Suudi Arabistan Krallığı ve Fransa, Ortadoğu’daki barış ve güvenliğine yönelik duyarlılıklarını ortaya koydu. Kimyasal silahların kullanımıyla alakalı son raporlarla ilgili olarak Doğu Guta’daki mevcut durum büyük bir ilgi ile ele alındı. İki taraf, uluslararası topluma bu olaya karışanları hesaba çekme çağrısında bulundu. Ayrıca iki ülke, Suriye krizinin 1.Cenevre açıklaması ve BM Güvenlik Konseyi’nin 2015 ile 2254 sayılı kararına dayalı bir siyasi çözüme bağlı olduğu yönündeki tutumlarını netleştirdi.

İki ülke, Afrika’daki Sahel bölgesi de dâhil olmak üzere aşırılık ve terörün finansmanı ile mücadeleye sıkı sıkıya bağlı olduklarının da altını çizdiler. Fransa, Krallığın beş Sahel ülkesinde ortak askeri güç için sağladığı büyük desteği takdir etti.

Yemen meselesinde taraflar, siyasi bir çözüme olan ihtiyacın altını çizmekle birlikte Yemen halkının karşılaştığı zorlukları ortadan kaldırmak için BM Güvenlik Konseyi’nin 2015 ile 2216 sayılı kararını vurguladı. Taraflar ayrıca Husi milislerin Suudi Arabistan’a yönelik balistik füze saldırılarını kınadı ve Husi milisleri silah ve balistik füzelerle palazlandıran ülkelerin, bu tür eylemleri yasaklayan BM kararlarına uygun hareket etmeleri gerektiğini hatırlattı. Taraflar, BM Genel Sekreteri’nin Yemen’e atadığı özel elçinin Yemen krizini siyasi bir çözüme kavuşturmak için gösterdiği çabanın önemine de vurgu yaptı. Bu bağlamda Fransa, insani yardımların bir an önce tüm Yemenlilere ulaşmasını sağlamak için Yemen’deki meşru hükümete ve BM organlarına destek sağlamaya hazır olduklarını belirtti. Suudi Arabistan Krallığı ve BAE’nin üstlendiği bir milyar değerindeki yardım da bu insani yardımların içindedir. Suudi Krallığı ve Fransa, Yemen’deki insani yardımlara yönelik Paris’te uluslararası bir konferansın düzenlenmesi konusunda görüş birliğine vardı. İki ülke ayrıca Kızıldeniz’in güvenlik ve kalkınması konusunda başka dost ülkeler ile de işbirliğini güçlendirmeye hazır olduklarına işaret etti.

İki ülke, 20 Nisan 2018’te Paris’te düzenlenen Rice Konferansı’ndaki taahhütler ile de ortaya konduğu gibi Lübnan’ın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine yönelik hassasiyetlerini yineleyerek Lübnan’da tüm tarafların bölgesel çekişmelerden kendilerini uzak tutma gerekliliğini ısrarla vurguladı.

Filistin-İsrail çekişmesi ile alakalı olarak da ülkeler BM kararına ve Arap barış girişimine uygun olarak iki devletli çözüm çağrısını tekrarladı.

Taraflar, İran’ın nükleer silahlanmasını engelleme konusunda da hemfikir.

Taraflar, İran’ın balistik programının önünü almak ve bölgesel politikasında istikrarı bozucu yanları durdurmak için atılacak adımları masaya yatırdı. Üstelik milislere ve BM tarafından terör örgütleri listesine alınan grupların da yer aldığı silahlı örgütlere silah yardımı yapmasının kabul edilemez bir iş olduğuna da değinildi. İran’ın iyi komşuluk ve başka ülkelerin iç işlerine karışmamak gibi uluslararası ilkelere ve kanunlara uygun hareket etmesi gerektiği vurgulandı.

Taraflar, Veliaht Prens’in ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkileri yeni ufuklara taşıyan tarihi bir ziyaret olduğunu ifade etti ve ilişkileri daha geniş bir ufka taşımak için Cumhurbaşkanı Macron’un Suudi Arabistan Krallığı’na bir ziyaret gerçekleştirmesine yönelik beklentiler dile getirildi.