Muhammet Bin Selman’ın niyetlerinde şüpheci olmak
‘Dünya ona inanmalı mı?’ Bu soru, Prens Muhammed bin Salman’ın ciddi, keskin ve gizemli bir fotoğrafı üzerinde yer alan “Time” dergisinin kapağındaki başlıktır. Başlık, derginin kapağında bulunan gizemli bir fotoğrafın altına yer aldı. Derginin mesajı açık, prense kuşkucu gözle bak
‘Dünya ona inanmalı mı?’ Bu soru, Prens Muhammed bin Salman’ın ciddi, keskin ve gizemli bir fotoğrafı üzerinde yer alan “Time” dergisinin kapağındaki başlıktır. Başlık, derginin kapağında bulunan gizemli bir fotoğrafın altına yer aldı. Derginin mesajı açık, prense kuşkucu gözle bakıyor veya yapmak istediklerinin gerçekleştirmesinin zor olduğunu düşünüyor. Her iki durumda da, dergi, Veliaht Prensin Suudi Arabistan’da meydana getirdiği değişikliklerin önemini kabul eder.
Time dergisi, Veliahdın ziyaretini değerlendirirken, Nikita Khrushchev’in 1959 yılında ABD’ye yaptığı ve 13 güren süren ziyareti ile kıyasladı. Veliaht Prens bugün 3 haftalık yoğun ziyaretini bitirerek Avrupa’ya intikal ediyor. Dergi, Prensin Columbia dahil altı eyaleti ziyaret ettiğini, 4 ABD başkanıyla görüştüğünü, 5 gazeteye demeç verdiğini ve sayılamayacak kadar ABD’nin önde giden lideriyle görüştüğünü, dolayısıyla ziyaretin güçlü bir halkla ilişkiler atağı olduğunu belirtti.
Şu bir gerçek ki, Veliaht, ziyareti esnasında, medyaya az zaman ayırmış ve zamanının çoğunu Boing türü dev endüstriyel firmalara, güneş enerjisi dahil enerji firmalarına, Google, Facebook ve benzeri bilgi enformasyon firmalarına, Amazon ve Uber türü hizmet şirketlerine, eğlence ve silah firmalarına ve ziyaretin ilk iki gününü de hükümet ve kongre üyelerine tahsis etmiştir.
Veliaht Prensin projesinin bölge ve dünya çapında yaklaşık bir milyar Müslümanla ilgili olması, Batı ile ilişkilerin yeniden düzenlenmesi, Müslümanlarla ilişkilerin düzenlenmesi ve iki taraf arasındaki ilişkilerin yeniden kurgulanmasını amaçladığı düşünüldüğünde, Time dergisinin Prens Muhammed bin Salman ve Kruşçev’in tarihi ziyareti arasında karşılaştırma yapması doğru olabilir. Fakat bunun arkasında kötü bir Suudi projesi olduğunu iddia etmek haksızlıktır! Prensin politika, düşünce ve endüstri liderleri ile yaptığı görüşmelerde gizli bir şey olma ve bir şey gizleme ihtimali nedir?
Time dergisinin aklından, Prensin, ABD’lileri Suudi Arabistan’ın liderliğini yaptığına ispat etmek istediği mi geçiyor? Durum zaten ortada, pozisyonu itibariyle liderlik yapıyor. ABD’lilerin desteğine veya onayına da ihtiyacı yok.
Prens, sosyal değişim projesiyle ilgili Batıyı ikna etmek mi isteyecek? Bu düşünce mantıklı değil, zira, Batı, değişmediği ve gelişmediği için Suudi Arabistan’ı eleştiriyordu.
Yoksa, prens, İran’ın lehine Batı’yı satacak mı diye düşünüyor? İran karşıtlığı Suudi Arabistan ve ABD’nin ana ittifak konularındandı, hala da öyledir.
Amerikan şirketlerini Suudi Arabistan’da yatırım yapmaları için ikna mı edecek? Doğru olan tek şey budur, zira; biz biliyoruz ki, ABD’li market liderleri verilen söz ve taahhütlere değil gerçekçi fikirler, iş programları ve belgeli taahhütlere bakar.
Kruşçev ABD’ye her alanda ve her yerde rakip ve düşman bir ülkenin lideriydi, ama bu, her hangi bir şekilde, Suudi Arabistan’a uymayan bir durum!
Time dergisi Veliaht Prensin bir tek niyetlerini sorgulamıyor, fikri, politik, dini, sosyal veya endüstriyel hırslı projelerinin gerçekleştirmesine de şüpheyle bakıyor. Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini, kendisinin başarıp başaramayacağını zamana bırakmamız gerekecek.
Suudi Arabistan’da tüm göstergeler projelerin yürürlüğe gireceğini ve düşünce kapsamı veya propaganda kalıpları içinde kalmayıp gerçekleşeceğini gösteriyor. Bayanların araç kullanımıyla ilgili vaatler de şüpheyle karşılanmıştı. Fakat, konuyla ilgili kraliyet emirleri çıktı ve emrin gereğinin uygulanmasına bir hafta kadar zaman kaldı. Konuyla ilgili hazırlıklar peyderpey yapılıyor. Kadın polis gücü kuruluyor, bayanların gideceği sürücü kursları açılıyor, konuyla ilgili kanuni işlemler yapılıyor. Bu yöntem endüstri, hizmetler, turizm ve sanatlar için de geçerli.
Suudi Arabistan ve Veliahdının vaat ettikleri projeleri yapabilip yapamama konusunda kuşku duymak pozitif ve yüreklendirici olabilir, zira; projeler önemli ve büyük. Yapılabilirse, dünya başarıyı alkışlayacaktır. Time dergisinin kuşkularını zamana bırakalım, zaman onu haksız çıkaracaktır.