Müslüman Kardeşler’in iki kolu terör listesinde!
ABD’nin Hasm ve Liva Sevra hareketlerini terör örgütleri listesine dâhil etmesiyle Mısır Hükümeti tarafından ‘terörist’ olarak sınıflandırılan Müslüman Kardeşler’in uzantıları, bir erozyon dönemine girdi. Nitekim geçtiğimiz Aralık ayında İngiltere’nin Mısır güvenlik görevlilerine ve sivillere yöneli
ABD’nin Hasm ve Liva Sevra hareketlerini terör örgütleri listesine dâhil etmesiyle Mısır Hükümeti tarafından ‘terörist’ olarak sınıflandırılan Müslüman Kardeşler’in uzantıları, bir erozyon dönemine girdi. Nitekim geçtiğimiz Aralık ayında İngiltere’nin Mısır güvenlik görevlilerine ve sivillere yönelik yapılan saldırılar nedeniyle aldığı kararın ardından ABD de iki hareketi terör listesine ekleyerek aynı yolu takip etti.
Güvenlik uzmanları, milletvekilleri ve Mısır’daki bu hareketle ilgili taraftar, “Bu iki hareketin terör listesine dâhil edilmesi, ABD ve İngiltere’nin bu terör gruplarının faaliyetlerini engelleme kabiliyetlerini arttıracak. Karar, Müslüman Kardeşler ile başa çıkılması konusunda hazırlanan tehlikeli senaryonun başlangıcıdır” dedi. Uzmanlar tarafından Şarku’l Avsat’a yapılan açıklamada, “Hasm ve Liva Sevra’nın terör listesine dâhil edilmesi, Washington’un teröre yön veren kaynaklarla kurduğu işbirliği konusunda önem arz ediyor.”
Saldırıları üstlenmişlerdi
İlk kez Ağustos 2016’da Mısır’da ortaya çıkan Liva Sevra, Mısır Ordusu’nda görev alan General Adel Rajai’nin suikastıyla ilgili saldırıyı ve Mısır’da öldürülen bir polis amirinin sorumluluğunu üstlendi. Aynı şekilde hareket, Nisan 2017’de Nil Deltası’ndaki Garbiya ilinde, bir Mısır polis eğitim merkezinin yakınında patlama gerçekleştirerek 9 polisin yaralanmasına neden oldu.
Hasm Hareketi sabotaj eylemlerine ağırlık verdi
Hasm Hareketi de Liva Sevra gibi şiddet dolu bir geçmişe sahip. Zira hareketin, eski Mısır müftüsü Ali Cuma’nın yanı sıra, Eylül 2016’da Başsavcı Yardımcısı Zekeriya Abdulaziz’e suikast girişiminde bulunduğu iddia edildi. 2014 yılında ilan edilen hareket, ilk başlarda kendini 25 Ocak 2011 devrimi ruhunu uyandırmayı hedefleyen “devrimci bir hareket” olarak tanımlasa da daha sonra kanlı bir harekete dönüştü. Bu çerçevede hareket, vizyonunu değiştirerek sabotaj ve suikast eylemleri düzenlemeye başladı.
“Terör listelerine alınmaları önemli bir adım”
Diğer taraftan güvenlik uzmanı ve Mısır’daki Başkanlık Kuruluşu’na bağlı Terör ve Aşırıcılıkla Mücadele için Yüksek Kurul üyesi Tuğgeneral Halid Akaşa da konuya dair açıklamada bulundu. Bu çerçevede Akaşa, Hasm ve Liva Sevra hareketlerinin terör listesine dâhil edilmesinin, Müslüman Kardeşler’in gelecekte küresel terör listesine dâhil edilmesi için önemli bir adım olduğunu söyledi. Ayrıca bu adımı, Mısır’ın güvenlik ve istikrarını tehdit eden Müslüman Kardeşler konusunda başta ABD olmak üzere Mısır’ın uluslararası ortaklarının tanınması için olumlu bir durum olarak nitelendirdi.
Akaşa: Karar iyi ve olumlu
Akaşa, terör listesine dâhil olan örgütlerin, son zamanlarda Arap ülkelerinde istikrarı bozan birçok terör eylemi düzenlediğine de dikkat çekti. Halid Akaşa ayrıca, “Tüm standartlar açısından karar iyi ve olumlu” diyerek kararın geç alınmış olmasına rağmen dünyadaki diğer ülkelerin de aynı tavrı sergilemesini sağlayacağını kaydetti.
ABD’nin bu kararının etkilerine de değinen Tuğgeneral, Mısır’ın ABD ile temaslarının devam ettiğini belirterek, “Washington’da bazı kaçaklar veya haklarında soruşturma talep edilen bazı kişiler var. ABD’nin bu kararı, Mısır’ın bu kişilerin tutuklanmasını istemesine izin verdi” dedi.
Mısır kararı ‘dayanışma’ olarak yorumladı
Mısır ise ABD’nin bu kararını teröre karşı Kahire ile kurulan bir dayanışma olarak yorumladı. Son dönemlerde aynı söylemlerde bulunan ABD’li yetkililer de bunun, terörizmin ortadan kaldırılması ve köklerinin kesilmesi için uluslararası toplumun kapsamlı ve etkili bir strateji benimsemesi yolunda atılmış önemli bir adım olduğunu kaydetti.
“Bu hareketlerin faaliyetleri Mısır ile sınırlı”
Öte yandan Mısır’daki İslam Cemaati işleri konusunda uzman Dr. Halid Zağferani, bu kararın söz konusu iki harekete fon ve silah teminatını önleyeceğini ve mevcut fonlarının kurumasına yardım edeceğini kaydetti. Aynı şekilde Zağferani, “Hasm ve Liva Sevra’nın terör listesine dahil edilmesi, diğer taraflara nazaran Müslüman Kardeşler’e yönelik daha büyük bir mesaj içeriyor” dedi. Ayrıca kararın, zemin üzerinde gerçek anlamda bir etkisi olmayacağını savunan Zağferani, “Çünkü bu hareketlerin faaliyetleri Mısır’la sınırlı. Dışarıda uzantıları yok. Ayrıca hiçbir üyeleri de tanınmıyor” dedi.
İslami Hareket işlerinde güvenlik uzmanları, Hasm Hareketi’nin, Haziran 2013’te kitlesel gösteriler yoluyla iktidardan uzaklaştırılan Müslüman Kardeşler cemaatinin uzantılarından biri olduğunu söyledi. Müslüman Kardeşler’in iktidar olması ve devrilmesi sonrasında bu durumu kabullenemeyenlerin olduğunu söyleyen güvenlik uzmanları, cemaat liderlerinden Muhammed Kemal’in Hasm Hareketi’ni kurduğunu belirtti.
Hasm sloganları yükseldi
Müslüman Kardeşler destekçilerinin, Ağustos 2013’te Kahire’deki Rabiya Adeviyye ve Nahda meydanlarındaki eylemlerinin dağıtılmasından sonra cemaatten bir grup genç, Hasm sloganını yükseltti.
Bu bağlamda Mısır’daki genel savcılıkta Hasm üyelerine dair bazı soruşturmalar yürütüldü. Hareket üyeleri, soruşturmalar sırasında yurt dışındaki Müslüman Kardeşler liderleriyle “geliştirilmiş silah ve etkili patlayıcı maddelerin yapımına ilişkin askeri eğitimler” hakkında anlaşma yapıldığını duyurdu.
Bakanlık, Liva Sevra ve Müslüman Kardeşler arasında ilişki tespit etti
Öte yandan Mısır İçişleri Bakanlığı, Mart 2016’da yayınladığı bir bildiriyle Müslüman Kardeşler ve Liva Sevra arasında bir ilişkinin tespit edildiğini duyurdu. Bildiride, Liva Sevra Hareketi’ne mensup bir üyenin bu ilişkiyi açıkladıktan sonra öldürüldüğü de belirtildi. Aynı şekilde başka bir bildiride de Liva Sevra ve Hasm hareketi arasında da bir ilişkinin olduğuna dikkat çekildi.
Radikal hareketler konusunda uzman Amr Abdulmunim, Liva Sevra ve Hasm hareketleri arasında bazı farklar olduğunu açıkladı. Bu bağlamda Liva Sevra’nın özellikle yurt dışına kaçan Müslüman Kardeşler cemaati liderleri aleyhinde yayınlanan kararlara tepki olarak yargı üyelerini hedef aldığı belirtildi.
Öte yandan gözlemciler, Müslüman Kardeşler cemaatinin kuruluşundan bu yana düşmanlarından kurtulmak için gizli örgütlere güvendiğini kaydetti. Aktarılana göre, Hasm ve Liva Sevra ise bu çerçevede, Mısır’daki devlet kuruluşları, polis ve orduya karşı mücadele girişimlerinde bulunuyor.
Diğer taraftan Abdulmunim, Müslüman Kardeşler’in Liva Sevra ile daimi bir bağlantısı olduğunu da reddetti. Zira Liva Sevra’nın söylemlerinin liberal devrimci olduğunu ifade eden Amr Abdulmunim, hareketin bazı dini terimler de kullandığını belirtti.
Aynı şekilde Abdulmunim, hareketin yaklaşık 2 yıldan bu yana bazı liderleri, hâkimleri ve medyacıları hedef alarak operasyonlar yürüttüğünü ifade etti. Uzman, nitekim bu operasyonların, yetkili makamlar arasında karışıklık çıkartmak ve güvenlik açığı oluşturmak için gerçekleştirildiğine dikkati çekti.
“Karar, Müslüman Kardeşler ile mücadelenin başlangıcı”
Abdulmunim, Liva Sevra ve Hams hareketlerinin ABD ve İngiltere tarafından terör listesine alınmasının, bu hareketlerin faaliyetlerini engelleme yeteneklerini arttıracağını kaydetti. Uzman, bu kararın Müslüman Kardeşler ile de mücadelenin başlangıcı olduğunu vurguladı.
Öte yandan siyasi İslamcı gruplar konusunda uzman araştırması Ahmed Ban da yaptığı açıklamada, Hasm hareketinin ilk başlarda kullandığı söylemlerin “devrim ve intikam” ifadelerinin dışına çıkmadığını belirtti. Ahmed Ban konuyla ilgili olarak ayrıca, “Hasm, ilk başlarda kendisini ulusal bir kurtuluş hareketi olarak göstermeye çalıştı. Bu bağlamda kendine, tuzaklar ve güvenlik noktaları gibi basit hedefler belirledi. Ancak daha sonra Mısır Başsavcısı Yardımcısı ve eski baş müftüsüne suikast girişimlerinde bulundu” dedi.
Diğer taraftan Temsilciler Meclisi Ulusal Savunma ve Güvenlik Komitesi üyesi Assam Ebu Mecid ise “Bu iki hareketin terör listesine eklenmesi, Müslüman Kardeşler cemaatinin de kısa süre içerisinde listeye eklenmesine neden olacak” açıklamasında bulundu. Liva Sevra ve Hasm hareketlerinin cemaate doğrudan bağlı olduğunu söyleyen Ebu Mecid, Mısır devletinden intikam almak üzere, cemaate bağlı olarak kurulduklarını belirtti. Bu bağlamda Assam Ebu Mecid, kararın Batılı ülkelerin çabalarının bir yansıması olduğuna dikkati çekti.