Musul’da DEAŞ’a karşı propaganda projesi hazırlandı
Kuzey Irak’ta bulunan Musul kenti, radikal grupların askeri yenilgisinden sonra “birlikte yaşama” kültürünü yaygınlaştırmak için çalışan aktivistler tarafından düzenlenen eğitim kursları aracılığıyla DEAŞ ile savaşın ikinci safhasına geçti. DEAŞ’ın 3 yıl kontrol altında tuttuğu Musul’da savaş bittik
Kuzey Irak’ta bulunan Musul kenti, radikal grupların askeri yenilgisinden sonra “birlikte yaşama” kültürünü yaygınlaştırmak için çalışan aktivistler tarafından düzenlenen eğitim kursları aracılığıyla DEAŞ ile savaşın ikinci safhasına geçti.
DEAŞ’ın 3 yıl kontrol altında tuttuğu Musul’da savaş bittikten 6 ay sonra, bir grup İslam alimi DEAŞ’ın Musul halkı arasında yerleştirmeye çalıştığı ideolojiyi yok etmek için tebliğ ekipleri hazırlama sürecine hazırlanıyor.
Bu ekipler içerisinde yer alan 30 yaşındaki Musul sakini Musab Mahmud, “Musul, askeri açıdan özgürlüğe kavuştuktan sonra DEAŞ’tan fikirsel olarak kurtulmak zorundadır. Biz ideolojiyle aldatılmaya başlandık. Şimdi, kendimizi bu zehirli ideolojiden kurtarmaya çalışıyoruz” dedi.
Radikalizmin etkilerini silmek isteyen farklı yön ve mesleklerden, öğretmenler, işçiler ve yaşlılar da dahil olmak üzere 25 ila 45 yaşları arasındaki gönüllüler Facebook grupları aracılığıyla “Musul Akademisyenleri Forumu” toplantılarına katılacak.
Musul ve Selahaddin üniversitelerinden beş profesör, din ve hukuk uzmanları, bir haftalık konferansta gönüllülere bu konu üzerinde dersler verdi.
Forumun başkanı Şeyh Salih el-Abidi AFP’ye yaptığı açıklamada, “Amacımız Konferanslar insan hakları, insani gelişme, varış içinde birlikte yaşama ve toplum barışına odaklanmaktadır” dedi.
Başkan Salih Abidi: “Katılımcılar inanç, İslam Hukuku ve Hadis-i Şerif’ler üzerine dersler aldılar; böylece radikal örgütlerin fikirlerine yanıt verdiler ve entelektüel terörizm kaynaklarını bastırdılar”
DEAŞ, Musul’u kontrol altına aldığı sırada, yaşamın her alanına katı yasalar dayattı. Yasalara karşı olan herkesi “mürted” (Müslümanken dinden çıkmış) olarak yargıladı.
Bu yasalar, özellikle bin 500 yıldan uzun süredir Musul’da yaşayan Hristiyanların şehri terk etmesine yol açtı.
Terör örgütü, Musul’daki Hristiyanları, İslam’a geçip geçmeyeceğini veya baskı altında kalmayı isterlerse vergiyi ödeyip ödemediklerine karar verdikten sonra şehri terk etmeye zorladı.
Abidi, forumdak katılımcılara DEAŞ’ın internet yoluyla özellikle sosyal paylaşım sitelerinde fikirlerini dayatmaya çalışacağı konusunda uyardı.
‘Musul Akademisyenleri Forumu’ 2014 yılında Irak’ın Kürdistan özerk bölgesinde, DEAŞ’ın şehre girmesiyle şehri terk etmek zorunda kalan din adamları tarafından kuruldu. Musul’un terör örgütü tarafından işgal edilmesiyle birlikte, forum, medya aracılığıyla etkinlikler düzenlendi. Bu program, silahlı militanları kızdırdı ve ardından Musul halkını cezalandırdı.
Akademisyen Forum’undan ekip, şehir geri alındıktan sonra şehre döndüyse de birçok binanın hasar alması nedeniyle henüz bir merkez bulamadı.
Abidi, şehrin geri alınmasından sonra Forum’un Musul’daki türünün ilk örneği olduğuna ve hükümet desteği olmadan bir hafta sürmesine dikkat çekti. Daha sonra, tüm sosyal grupları hedefleyen seanslar ve oturumların izleneceğini belirtti.
“DEAŞ’ın zorunlu eğitimine maruz kaldıklarından, çocuklar eğitim sürecinde birinci önceliğe sahiptirler” diyen Abidi, DEAŞ’ın onlar, her şeyden önce silah taşıyabilen radikallere dönüştürmeyi amaçladığını belirtti.
Kursa katılan 27 yaşındaki bir öğretmen olan İbrahim Muhammed Hamid, “Musul’un doğusunda öğretmen olarak çalışıyorum. Forum, genç zihinlerdeki radikal fikirlerini silmemi sağlayacak. Çünkü onlarla günlük temas halinde bulunduğum için zor bölümdeyim” dedi.
Genç öğretmen İbrahim Muhammed sözlerine şöyle devam etti: “Yeni bilgilerim öğrencilerin velileri için de geçerli olacak, çünkü ev ve aile, hoşgörü ve birlikte yaşama fikirlerini yaymada en büyük role sahip.”
24 yaşındaki genç din adamı Muhammed Ahmed Fettah bu forum aracılığıyla camiye gelen gençlere kurslar ve seminerler düzenleyeceğini belirtti. Muhammed Ahmed: “İslam dini şiddet dini değil, hoşgörü, merhamet ve barış içinde bir arada bulunma dinidir.”