Musul’un yüzleştiği başka bir konu; Sahipsiz çocuklar
Musul’da, DEAŞ’ın hakimiyetinden önce ve sonra yaşanan çatışmalarda, binlerce çocuk ailelerinden ayrıldı. Diğer çocuklar mültecilerin arasına katılmış iken, bu çocuklar başıboş şekilde enkazların arasında dolaşıyor. DEAŞ’ın zulmünden veya hava saldırılarından kaçarken ailelerin dağılması ve ebeveynl
Musul’da, DEAŞ’ın hakimiyetinden önce ve sonra yaşanan çatışmalarda, binlerce çocuk ailelerinden ayrıldı. Diğer çocuklar mültecilerin arasına katılmış iken, bu çocuklar başıboş şekilde enkazların arasında dolaşıyor.
DEAŞ’ın zulmünden veya hava saldırılarından kaçarken ailelerin dağılması ve ebeveynlerinin ölümü, çocukların kaderi oldu.
Reuters’in haberine göre, çocukların çoğu yaşadıkları dehşetin şiddeti karşısında şoka girdiler. Aileleri ile bir araya gelemeyen bu çocuklardan bazıları, insani yardım kuruluşları tarafından koruma altına alındılar. UNICEF çalışanı bir çocuk koruma uzmanı, “Birçoğu çok acı tecrübeler yaşayan bu çocuklar yüksek risk altındadır” dedi.
Geçtiğimiz ekim ayında, 9 yaşındaki Meryem, DEAŞ’ın kontrolü altındaki Musul’un batısında oturan büyük annesini ziyarete gitti. Irak kuvvetleri kenti geri almak için bir saldırı başlatınca, Meryem orada kalmak zorunda kaldı. Meryem’in babası Hasan, polis olduğunu ve aşırılık yanlıları 2014 yılında Musul’u ele geçirince, işinden istifa ettiğini söyledi.
Aile, şu an Musul’un doğusunda, inşaat halindeki bir evde yaşıyor. Hasan, “Biz, birçok farklı yerde yaşadık. Meryem büyük annesi ile kaldı. Köprü kapatıldığında, onu görmek için nehri geçemedim” dedi. Aile sonunda göç edenler için hazırlanan Hasan Şam kampına kaçtı. Fakat Meryem kentin batı kesiminde sıkışıp kaldı.
Haziran ayında, hükümet güçleri ilçede kontrolü sağladıktan sonra Meryem ve büyükannesi, Hasan Şam kampındaki ailesine kavuşma fırsatını buldu. Babası Hasan, UNICEF’ten yardım istedi. Yetkililer Meryem’e ulaştı ve onları Hasan Şam kampında bir araya getirdiler. Baba, “Her gün bombardıman sonucu insanların öldüğünü duyuyordum ve onları bulabileceklerine inanmıyordum” diyerek duygularını anlatıyor.
Hayat, aile için hala zor. Onlar şehre dönmek için kampı terk etti. Ancak, eski ev sahiplerinin onları kovmasına rağmen Hasan, en azından aileyi bir araya getirebildiğini ve kızını kucaklayabildiğini söyledi. Meryem, çekingen bakışlar ve mahcup bir gülümseme ile, “Ben okula hiç gitmedim. Kitabım ve sırt çantamın olmasını ve harf öğrenmeyi istiyorum. Bu benim hayalim” diyor..
UNICEF, Musul’da enkazlar arasında veya tünellerde çok sayıda, yalnız ve şoka girmiş çocuklar bulunduğunu söylüyor. Bazıları güvenli bölgelere kaçarken ailesini kaybetti, bazı aileler de çocuklarını terk etmek veya başkalarına bırakmak zorunda kaldılar.
UNİCEF, bu çocukların cinsel sömürüye maruz kaldıkları gibi, kavga veya şiddet eylemlerinde bulunmaya zorlandıklarını da açıkladı.
UNICEF çocuk koruma uzmanı, Erbil’de, Musul’dan çıkan çocukların sayısının, savaşın son birkaç ay içinde iyice arttığını söylüyor. Uzman, kesin bir rakam vermenin zor olduğunu fakat, çocuk koruma kurumlarında ebeveynlerden ayrılan 3 binden fazla, gözetim altında olmayan ise 800 çocuk olduğunu belirtti.
Yardım kuruluşları, insanların göç ettiği stratejik yerlerde kayıt noktaları düzenledi ve çocukları kurtarma görevine başladı. Çocuk koruma evlerinde uzmanlaşmış ekipler bölgeyi ziyaret ediyor. Sonra, UNICEF ve yerel ortakları, çocukların akraba ve yasal varislerini araştırmaya başlıyor. UNICEF çocuk koruma uzmanı, “Bizim temel odak noktamız, onlara bakmak ve korumak. Onların acil bakıma alınıp alınmadıklarından emin olmaya çalışıyoruz” açıklamasında bulundu.
Çocuklar, genellikle kamplarda geçici aileleri ile kalıyorlar. Eğer ailelerine veya diğer akrabalarına ulaşılamazsa, hükümet gözetimindeki bakım evlerine götürmek için hukuki süreç başlıyor. Eğer tüm çabalar başarısız olursa, iltica kabul programına bakıyorlar.
Başlarda, çocukların psikolojik danışmanlık gibi özel hizmetlere ihtiyacı oluyor. Uzman, Irak hükümetinin bu zorluğu aşmak için yeterli kaynak ve altyapıdan yoksun olduğunu söyledi. Uzman, bu çocukların sahipsiz oldukları için toplum tarafından kabul görülmediklerini, şehirde sokak sokak dolaştıklarını ve bazılarının çocuk işçiliğinde istismar edildiğini belirtti.
Uzman, evlerini kaybeden veya çatışmalarla başa çıkamayan ailelerin kaçtığını, onların hayata ve çocuklarının da okula geri dönmesinin uzun zaman alacağının altını çizdi.