Myanmar Lideri, Rohingya krizinin ele alındığı BM toplantısına katılmadı
Rohingyalı Müslümanları Rakhine’den kaçmaya zorlayan şiddet üzerine sessiz kaldığı eleştirilen Nobel Barış Ödülü sahibi Myanmar Lideri Aung San Suu Çii’nin, BM Genel Kurulu toplantılarına katılması bekleniyordu. 25 Ağustos’tan beri Myanmar ordusu tarafından başlatılan şiddet dalgası, 379
Rohingyalı Müslümanları Rakhine’den kaçmaya zorlayan şiddet üzerine sessiz kaldığı eleştirilen Nobel Barış Ödülü sahibi Myanmar Lideri Aung San Suu Çii’nin, BM Genel Kurulu toplantılarına katılması bekleniyordu.
25 Ağustos’tan beri Myanmar ordusu tarafından başlatılan şiddet dalgası, 379 bin Rohingyalı Müslüman azınlığın üç haftadan daha kısa bir sürede Bangladeş’e kaçmasına yol açmıştı.
Aung San Suu Çii’nin New York’a gitmeme kararı, mülteci krizini görüşmek üzere toplanan BM Güvenlik Konseyi’nin kapalı toplantısından saatler önce geldi.
Myanmar Hükümet Sözcüsü, daha fazla ayrıntı vermeden, “San Suu Çii BM Genel Kurulu’na katılmayacaktır” diyerek, Başkan Yardımcısı Henry van Thio’nun önümüzdeki hafta da devam edecek olan toplantılara katılacağını açıkladı.
Şiddet, sınırın her iki tarafında insani bir krize neden olurken, Suu Çii’ye Myanmar ordusunun eylemlerini kınaması için yapılan uluslararası baskı arttı.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeid Raad el Hüseyin, Myanmar’daki Rohingyalı Müslüman azınlığa karşı gösterilen muamelenin etnik temizlik sürecinin klasik bir örneği olduğunu söylemişti.
Bangladeş, Myanmar’ın içindeki Hindulara ek olarak, yaklaşık 30 bin Budist’in de göç etmesi sebebiyle, yüzde 60’ı çocuk olan aç ve açlık çeken mültecilere yardım sağlamak için çalışıyor.
Dün, Bangladeş’e önceki göç edenlere ilaveten 9 bin mülteci daha ulaştı. Yetkililer sığınma talep eden ve yeni gelen onbinlerce kişi için yeni kamplar kurdular.
On yıllardır Myanmar’ı yöneten ilk sivil lider olan Suu Çii, 2015 yılında serbest seçime izin verilmeden önce, ülkesini 50 yıl yöneten ordu üzerinde bir yetkisi yok.
Rohingyalılar, çoğunlukla yasadışı göçmenler anlamını taşıyan ‘Bengal’ olarak adlandırılarak ve Myanmar’daki Budist çoğunluk arasında ayrımcılığa uğruyorlar.
Ülkesinin sınırlarının ötesinde, ezilenlerin savunucusu olarak tanınan Suu Çii’nin şöhreti, Rohingya krizinin ardından çöktü. İnsan hakları örgütleri, eski demokrasi savunucusu olan Çii’yi, yüzlerce kişiyi öldüren ordu karşısında sessiz kaldığı için eleştirdi.
Rohingyalı mülteciler, Budist çetelerin yardımıyla, Rakhine eyaletindeki sivillere ateş eden ve bütün köyleri yağmalayan askerler hakkında, dehşet verici ifadeler kullandılar. Ordu, tüm suçlamaları reddetti. Sui Çii ise, ihlal iddialarını küçümseyerek, uydurma haberler ile abartıldığını söyledi.
Son yapılan UNICEF istatistikleri, bin 100’den fazla Rohingyalı çocuğun şiddetten kaçtığını gösteriyor. Kendi başına gelen bu çocuklar, cinsel istismar, insan kaçakçılığı ve travma riski ile karşı karşıyalar. Birçoğu, Rakhine eyaletinde köylerde yapılan katliamlarda aile üyelerinin vahşice öldürülmesine tanık oldu. Bazı çocuklar mucizevi bir şekilde ölümden kaçmayı başardı, bazıları ise şarapnel ve kurşun yaralarına maruz kalmış olarak Bangladeş’e geldi.
Bangladeş’e yalnız başına gelen veya ailelerinden ayrılan çocukların sayısının artması bekleniyor. BM tahminlerine göre, 25 Ağustos’tan beri Bangladeş’e gelen 370 bin Rohingyalı’nın yarısından çoğu reşit değil.
Şiddetten kaçan çocuklardan biri olan ve kimliğini korumak için bir takma ad kullanan Rohingyalı 10 yaşındaki Abdulaziz, “Gruptaki bazı kadınlar bana -Ailen nerede?- diye sordu. Onlara bilmediğimi söyledim. Kadınlardan biri bana -Sanki oğlumuzmuşsun gibi sana bakacağız. Bizimle gel- dedi” şeklinde açıklama yaptı.
Bangladeş’e kaçanların yüzde 60’ı çocuk
Eylül ayı başında, beş farklı kampta gerçekleştirilen ve 128 bin yeni gelen mülteciyi içeren anket, içlerindeki 12 bin mültecinin bir yaşını geçmeyen bebek olduğunu ve gelenlerin yüzde 60’ının çocuk olduğunu ortaya koydu.
Save the Children İnsani İşler Uzmanı olan George Graham, yaptığı açıklamada, “Çok endişe verici bir durum. Bu çocukların aile üyeleri ile yeniden birleşme konusunda destek ve yardıma ihtiyaçları var” dedi.
Bangladeş’teki mülteci kampları içerisinde çocuklar için yaklaşık 41 güvenlik bölgesi kuruldu. Çocuklar her gün, şarkı söyleme, bebeklerle ve oyuncaklarla oynamak ve ip atlamak gibi etkinlikler için mütevazı kulübelere akın ediyorlar.
Bu çocuklar arasında, köyden kaçtıktan sonra yalnız kalan 12 yaşındaki Muhammed Ramez, “Nehri başkalarıyla geçtim. Çok fazla şiddet yaşandı. Hayatta kalmak için yaprak yedim ve su içtim” dedi.