Nebih el Brahim, Hamza el Hasan… Suudi Arabistan Şiileri
Suudi Arabistan güvenlik güçleri, ülkenin doğusunda yer alan Katif kentine bağlı Avamiye kasabasında terör çetesine karşı aktif bir mücadele veriyor. Çok geç kalınmış bir operasyon… Humeyni medyası ve takipçileri Lübnan, Irak ve batı diasporasında özellikle de Londra’da operasyonu kötülemek ve yalan
Suudi Arabistan güvenlik güçleri, ülkenin doğusunda yer alan Katif kentine bağlı Avamiye kasabasında terör çetesine karşı aktif bir mücadele veriyor.
Çok geç kalınmış bir operasyon… Humeyni medyası ve takipçileri Lübnan, Irak ve batı diasporasında özellikle de Londra’da operasyonu kötülemek ve yalanlar üretmek için var güçleriyle çalışıyorlar.
Çoğunluğun Avamiye dışından hatta, başka kasabalardan olduğu silahlı ve ideolojik düşünceye sahip bir grup genç, surla çevrili eski Avamiye merkezinde ve arkasında bulunan çiftlikte konuşlandılar. Suikast, patlama ve kaçırma planlarını buradan yapıp uyguladılar. Hâkim el Caferi el Cirani gibi şahsiyetler kaçırılıp, Haşim el Zehrani gibi emniyet görevlileri ise gaflet anında ya da doğrudan saldırılarak istirahat esnasında öldürüldü.
Katif şehrinde belediye meclisi üyesi, Şii Suudi Arabistan vatandaşı ve teröre karşı olan mühendis Nebih el Brahim, uğradığı suikast girişiminden kurtuldu. Londra’da ikamet eden, kendisini insan hakları savunucusu olarak tanıtan ve genel olarak Avamiye ve Suudi Arabistan’da meydana gelen olayları abartmakta ustalaşmış Hamza el Hasan ile aralarında tartışma meydana geldi.
Hamza el Hasan, Twitter hesabı üzerinden mühendis Nebih’e saldırarak bir tweet paylaştı: “Eşkâli belli suçla ilgili olarak efendilerini temize çıkarmaya çalışan kimsenin bundan daha fazla alçalacağını ve yozlaşacağını düşünmüyorum. Ne tür bir ahlaka sahipsin? Hangi dine mensupsun? Dibi görünmeyen aşağılık bir durum.”
El Hasan, Nebih el Brahim’in yazdığı, “Göçmen ailelerin taşınması esnasında Muhammed Erheyman, bugün Avamiye’de şehit oldu. Söz konusu olay, teröristlerin göçmen aileleri taşıyan otobüse saldırmaları sonucu meydana geldi” cümlesine yorum yapıyordu.
Nebih el Brahim, Hamza el Hasan’ın sözüne şu şekilde yanıt verdi, “Kaçıran, öldüren ve yakan suçlu bir çeteyi savunurken, bayrak ve kültürden bahsettiğin zaman sende ne tür bir alçalma ve yozlaşma oluyor!..”
Bu, Suudi Arabistan Şii-Şii tartışması, aydınlatıcı ve faydalı bir şey. Ortada Hamza el Hasan ve Nebih el Brahim modeli var. Herkes rehberlik ve kılavuz konusunda iki gruptan hangisinin daha haklı olduğunu seçme yetisine sahip. Kuveytli cesur araştırmacı ve yazar Halil Ali Haydar’ın, Kuveyt el Ceride gazetesine Kuveytli seçkin Şiiler’in İran rejiminin zararlarını devamlı görmezden gelmelerini ele aldığı, Kuveytliler’den oluşan ve Humeyni Devrim Muhafızları tarafından desteklenen Abdeli Hücresi hakkında yorum yaparak defalarca okunmayı hak eden makalesinde şunları söyledi: “Hemen hemen hiç kimse, İran’ın politikalarını ve olumsuzluklarını net bir şekilde eleştirmiyor. Dindar kimselerin çoğu ise, söz konusu politikalar Kuveyt, Körfez ve Arap ülkelerinde Şiilere yönelik sıkıntı ve krizlere sebebiyet verse de bu politikaların doğru olduğunu görüyor.”
Nebih ve Hamza arasında ve Suudi Arabistan Şii toplumu arasında cereyan eden şeyler, takip edilmesi gereken bir durumdur. Sonuçta ev sahibi, uzakta bulunan bir kimsenin ev ve adaletle ilgili göremediklerini görme gücüne sahiptir.