Çifte genel vali Friedman

Bugünkü yazım ABD’nin İsrail büyükelçisi görevinde bulunan David Friedman hakkında olacak zira; kendisi büyükelçi görevinin ötesine geçmiş ve ‘genel vali’ konumuna geldi, hem de ‘çifte genel vali’. David Friedman, İsrail’de bir Amerikalı ve Amerika’da da bir İsrail vatandaşı gibi d

Çifte genel vali Friedman

Bugünkü yazım ABD’nin İsrail büyükelçisi görevinde bulunan David Friedman hakkında olacak zira; kendisi büyükelçi görevinin ötesine geçmiş ve ‘genel vali’ konumuna geldi, hem de ‘çifte genel vali’.

David Friedman, İsrail’de bir Amerikalı ve Amerika’da da bir İsrail vatandaşı gibi davranıyor, ayrıca, kendisi ABD Barış Ekibinin bir üyesi ve ikinci vatanı olduğunu ilan ettiği Beit El yerleşim yerinin de onur üyesidir.

Başkan Donald Trump’la özel ve samimi bir ilişkiye sahip olan Sayın Friedman, gelenekleri ve kontrol mekanizmalarıyla ABD Dışişleri Bakanlığı’nı saf dışı bırakmayı başararak, İsrail ve Filistinlilerle ilgili tüm meselelerde ilgisiz hale getirdi ve nüfuzunu kullanarak bakanlığın İsrail’le ilgili konularda kullanacağı dilin ve terimlerin dahi değişmesini sağladı. Örneğin, Filistin bölgelerinin durumunu ele alınırken Dışişleri Bakanlığının işgal kelimesini kullanmamasını sağladı. Filistinlilerin insan hakları konusu olsun, aralarında çocukların, gazetecilerin ve hemşirelerin olduğu yüz otuz insanın ölümüyle sonuçlanan Gazze’de aşırı güç kullanımı konusu olsun, tüm dünya İsrail’i eleştirmekte hemfikirken eleştirinin herhangi bir tonunun İsrail’e ilişmemesini sağlamıştır.

Friedman, İsrail’in aşırı güç kullanımını sadece kendini savunma olarak görmeyi Amerika’ya empoze etti ve ABD Büyükelçiliğinin Kudüs’e transferini yıllarca değil de haftalar içinde tamamlamayı taahhüt etti. Transferin bedava yapılmasını, yani ABD Maliye bakanlığını en az 2 milyar dolarlık bir harcama yapmaktan kurtardı. Bunu yaparken Beyaz sarayı yıllar sürecek bir eleştiri ve baskılardan kurtararak haftalar sürmesini sağladı.

Ancak, görevine bazı objektiflik katabilmek için sayın “çifte vali” Friedman, “Ali cenap” hizmetlerinden dolayı kendisine teşekkür etmek yerine daha fazlasını isteyen, yani Golan Tepelerini İsrail Devletine ilhakını isteyen pek çok İsrailli politikacıyı eleştirmiş, zira; bu politikacılara göre, bir çok geçmiş Amerikan yönetimine pranga olmuş ve Kongreden geçmiş bir konu olan elçiliği taşıma işini başarmış biri için bu da kolay bir şey olsa gerek ve Golan Tepelerini de İsrail’in bir parçası olarak tanımlanması kolay bir iş değil mi?

Bu talepler Friedman’ı rahatsız etmiş, rahatsızlığın sebebi de prensipte konuya karşı olmasından değil de zamanlama ve yönteme karşı olduğu ve Beit El Yerleşim yerindeki vatandaşlarının üzerinde baskı uygulamalarını hazmedemediği anlaşılmıştır. Sayın Friedman’ın Beyaz Saray nezdinde İsrail’in büyükelçisiymiş gibi çalışmasına karşı çıkan bazı İsrailliler bile olmuştur, bunlar İsrail’in hedeflerini ve çıkarlarını en az kışkırtmayla temin etmek isteyenlerdir ve kendilerine ‘Ilımlılar’ terimini uygun görmekteler, ama Sayın Friedman bunları dinlemeye dahi layık görmemektedir, zira; adam için önemli olan Beit El’deki komşularının keyfinin bozulmamasıdır!