Norah O’Donnell, Veliaht Prens ile yapılan röportajın arka planını anlattı

Lonra: Anna Bukas CBS televizyon kanalı, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği röportajı dün yayınladı. Röportaj, Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin ABD’ye gerçekleştireceği resmi ziyaretin hemen öncesinde yayınlandı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Beyaz Saray’a

Norah O’Donnell, Veliaht Prens ile yapılan röportajın arka planını anlattı

Lonra: Anna Bukas

CBS televizyon kanalı, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği röportajı dün yayınladı. Röportaj, Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin ABD’ye gerçekleştireceği resmi ziyaretin hemen öncesinde yayınlandı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Beyaz Saray’a gerçekleştirilecek ziyaret öncesinde kendini ABD halkına tanıtmak amacıyla 60 Dakika adlı programa röportaj vermeyi kabul etti. Veliaht Prens, bir ABD kanalına ilk kez verdiği söz konusu röportaja için herhangi bir ön koşul sunmadı ve herhangi bir yasaklamada da bulunmadı.

CBS muhabiri Norah O’Donnell, Arab News’e verdiği röportajda Veliaht Prens’le gerçekleştirdiği görüşmenin arka planını anlattı.

O’Donnell röportaja ilişkin “Suudi Arabistan Veliaht Prensi, ABD halkına inandığı şeylerti ve Suudi Arabistan’ın değişim içinde olduğunu göstermek istedi. Fikirlerini açıkça ABD izleyicisine iletmeyi istedi” ifadelerini kullandı.

Dün akşam milyonlarca kişi tarafından izlenen ve aralarında Yemen’deki savaş ve geçen yıl Veliaht Prens’in emri ile gerçekleştirilen yolsuzlukla mücadele soruşturmaları da dahil birçok başlığın konuşulduğu röportajda konuların tüm açıklığıyla konuşulduğu belirtildi.

Norah O’Donnell’e göre Veliaht Prens ilk kez Suudi iş adamları ve üst düzey yetkililerinin gözaltına alındığı Ritz-Carlton Otel’de yaşananlar hakkında konuştu. Ayrıca İslam’ın radikaller tarafından nasıl yanlış yorumlandığından bahseden Veliaht Prens’in kadın hakları, eğitim ve geleneksel kültür hakkında da konuştuğu da belirtildi. O’Donnell, “Prens’in söylediği bazı sözlerin tüm haberlerde yer alması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“Röportajı kapmak için 3 yıl boyunca görüşmede bulunduk”

Röportajı 3 yıldır gerçekleştirmek istediğini ifade eden O’Donnell, tahta çıktığı zaman Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in hakkında duyduklarının ardından buna karar verdiğini belirtti ve “O zamanlarda Suudi Arabistan Kralı ile ilgili haberleri daha çok takip etmem gerektiğini fark ettim” diye konuştu. ‘60 Dakika’ programı için Suudi yönetimi ile bir röportaj yapmanın çalışmaya değer bir fikir olduğuna inandığını kaydetti.

ilk olarak 2016’nın haziran ayında, o dönem Veliaht Prens adayı olan Muhammed bin Selman ile Washington’daki Suudi Arabistan Büyükelçiliği’nde bir araya geldi. O’Donnell, “Söz konusu görüşme, Muhammed bin Selman’ın Washington’a gerçekleştirdiği ilk ziyaretti. Ona ‘2030 Vizyonu’ ile ilerde bir röportaj gerçekleştirme ihtimalimizi sordum. ‘60 Dakika’ programını biliyordu. Ona röportajın bir otelde yalnızca 20 dakikadan ibaret olmayacağını anlattık. Riyad’a gelmek, Kraliyet Sarayı’na girmek istediğimizi belirttik. Hafta sonunu nasıl geçirdiğini bilmek ve insanlara bunu göstermek istedik” dedi.

Ardından görüşmeler ve müzakerelerin devam ettiğini belirten O’Donnell, “Herhangi bir onay olmaksızın röportajı kapacağımızdan emindik” ifadelerini kullandı.

Muhabir ve prodüksiyon ekibine röportaj için yaklaşık bir ay önce yeşil ışık yakıldı. Suudi Arabistan, röportaj öncesinde soruları öğrenmek istemedi. Herhangi bir konuda soru sorulmasına da itiraz etmediler. O’Donnell, “Böyle davranmaları herhangi bir korkularının bulunmadığını gösterdi ki bu müthiş bir şey” dedi.

İki hafta önce, yani Veliaht Prens’in İngiltere’ye ziyarette bulunmasından hemen öncesinde Riyad’ın kuzeybatısındaki Diriye kentindeki Kraliyet Kompleksi’nde gerçekleştirilen röportaj 90 dakika sürdü.

Arapça konuşmayı tercih etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Arapça konuşmayı tercih ederek ABD kanal ekibinden simultane tercüme yapmasını istedi. O’Donnell, konuya ilişkin şunları söyledi:

“Suudi Bakanlar, üniversite eğitimlerini genellikle ABD ya da İngiltere’de alıyorlar. Şu anda ABD’de eğitim gören yaklaşık 150 bin Suudi var. Ancak Veliaht Prens hakkındaki en müthiş şeylerden biri de tüm eğitimini Suudi Arabistan’da tamamlamış olması. Veliaht Prens bize babası Kral Selman bin Abdulaziz’in öğrencilik dönemini temel olarak görmesi nedeniyle tüm çocuklarının eğitimini Suudi Arabistan’da almasını istediğinden bahsetti. Bunu çok önemli buldum.”

“Hiçbir soruyu yanıtlamaktan kaçınmadı”

Norah O’Donnell, verdiği röportajda ayrıca ayrıca şunları söyledi:

“Röportajda Veliaht Prens’i ofisinde bizi kabul ettiği sırada resmi bir konuşma gerçekleştirmediği için İngilizce konuşurken görürsünüz. Ancak konu siyaset ve işler hakkında olduğunda daha dikkatli olmak gerekir. Bu nedenle Arapça konuşmak istemesi şaşırtıcı bir durum değil. Yemen ve İran hakkındaki zorlu soruları yanıtlamak elbette ki büyük dikkat gerektiriyordu. Veliaht Prens çok açık yanıtlar verdi. İran nükleer silah geliştirdiği takdirde Suudi Arabistan’ın bundan geri kalmayacağını belirtti. Hiçbir soruyu yanıtlamaktan kaçınmadı.”

Söz konusu röportaj o’Donnel açısından da önemli bir ilkti. 20 yıldır ABD siyaseti ile ilgili yayın yapan kıdemli gazeteci bu süreçte 3 ABD Başkanı’nın yönetimine tanıklık etti. Babası ilk Körfez Savaşı’nda görev yaptı. Norah O’Donnell için Ortadoğu her zaman ilgi çekici oldu. Ancak daha önce Suudi Arabistan’ı hiç ziyaret etmemişti.

Kadim müttefik Suudi Arabistan

O’Donnell’a kendisi ve ABD halkının Suudi Arabistan hakkındaki eski düşünceleri sorulduğunda “300 milyon ABD’li adına konuşamam. Fakat çoğunluğa göre Suudi Arabistan uzak bir ülke. Suudi Arabistan hakkındaki hakim anlayış yalnızca petrol ve zenginlikle bağlantılı. Ancak Suudi Arabistan, ABD’nin Ortadoğu’daki en kadim müttefiki. Bir ABD Başkanı’nın resmi olarak Ortadoğu’da ziyaret ettiği ilk ülke olduğuna göre Suudi Arabistan önemli bir konuma sahip” yanıtını verdi.

“Gelişmekte olan bir ülkeye göre her şeyi doğru şekilde yapmaya çalışıyorlar”

Riyad’daki Prenses Nura Bint Abdulrahman Üniversitesi’nde Suudi kadınlarla bir araya gelen Norah O’Donnell şu ifadeleri kullandı:

“Konuştuğum kadınlar, kendileri için en önemli iki konunun liderlik ve çocuk bakımı olduğunu söyledi. Cerrah olacak kadınlardan biri araba kullanama yasağının kalkmasının işe kısa zamanda ulaşmasına yarayabileceğini söyledi. Bu benim için inanılmaz bir şeydi. Çünkü herhangi bir ülke onlara ‘bu sizin hakkınız’ diyebilir ve böylece mesele kapanabilir. Ancak Suudi Arabistan kadınlara okullarda emniyetlerini nasıl sağlayacaklarına dair eğitim verdi. Gelişmekte olan bir ülkeye göre her şeyi doğru şekilde yapmaya çalışıyor gibi görünüyorlar.”

Riyad’da bulunduğu sırada çarşaf giydi

O’Donnell, Krallık tarafından çıkarılan bir kararname ile kurulan Emr-i Bil Maruf ve Nehy-i Anil Münker Komisyonu’na (İnsanlara iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak kurumu ) işarette bulunarak, ‘dini polis’ olarak adlandırılan otoritenin etkisini kaybettiğini gözlemlediğini dile getirdi. Herhangi bir şekilde kıyafet dayatması olmamasına rağmen O’Donnell, Riyad’da bulunduğu sırada çarşaf giydiğini söyledi. Konu hakkında da, “Böylesi daha rahat geldi. Çünkü tüm kadınlar çarşaflıydı. Sonuçta, Veliaht Prens de 2016 yılında Mark Zuckerberg ile bir araya geldiğinde kot pantolon ve ceket giyinmişti” diye konuştu.

Norah O’Donnell, ülkesini değiştiren genç adam hakkındaki izlenimlerini şu ifadelerle aktardı:

“Yaşından daha büyük ve olgun görünüyor. Kendinden çok emin. Derin düşünüyor. Verdiği cevaplarda da gayet açık. Ülkesinin geleceğinden umutlu. Ailesinin gözetiminde büyüdüğü bir gerçek. Yaşı genç olmasına rağmen tüm görüşmelerinin ayrıntılarını onunla paylaşan babasının güvenini kazanmış görünüyor. Veliaht Prens, Suudi Arabistan’ın değiştiğini herkese göstermek istiyor. Ayrıca inandıklarını ve vizyonlarını halka gösterme arzusuna da sahip. Fark yaratmak için koşan bu genç adam hepimize şaşırttı.”

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ‘Ritz’de’ yaşananların ayrıntılarını ilk kez anlattı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ‘Ritz’de’ yaşananların ayrıntılarını ilk kez anlattı