Öncelikli düşman
Dünya Bankası raporları ve araştırmalarına göre, 1 trilyon doları rüşvet olmak üzere, yolsuzluk, dünyaya yılda 2.6 trilyon dolar zarara mal olmaktadır. Bu rakamlar, dünyanın çeşitli ülkelerinde yolsuzluğa karşı verilen savaşı daha anlamlı hale getirir. Yolsuzluğun zararları fiziksel veya maddi olmak
Dünya Bankası raporları ve araştırmalarına göre, 1 trilyon doları rüşvet olmak üzere, yolsuzluk, dünyaya yılda 2.6 trilyon dolar zarara mal olmaktadır. Bu rakamlar, dünyanın çeşitli ülkelerinde yolsuzluğa karşı verilen savaşı daha anlamlı hale getirir. Yolsuzluğun zararları fiziksel veya maddi olmakla sınırlı değildir, aynı zamanda sosyal, politik ve ekonomik zararlara da sebep olur ve hatta bazı ülkelerde ulusal güvenlik, istikrar ve sosyal barış için bir tehdittir.
Politik kaos veya türbülans yaşayan birçok ülkede ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde, yolsuzluk yaşanan kargaşanın ortaya çıkmasında rol oynamıştır.
Arap Baharı olaylarını hatırlayalım; kuşkusuz, birçok sebebi olması yanında yolsuzluktan kaynaklanan zulme uğramışlık duyguları da insanları harekete geçmesine neden olmuştu.
Yolsuzluk, yaygın kanının tersine, gelişmekte olan ülkelerle sınırlı bir fenomen değildir ve dünyanın çeşitli yerlerinde değişen derecelerde yaşanmaktadır. Yolsuzluk, rüşvet, zimmete para geçirme, adam kayırmacılık, sözleşme ve ihalelerin manipülasyonu ve kara para aklama dahil olmak üzere kişisel menfaati için bir kişinin konumunu ya da pozisyonunu kullanması olarak tanımlanmaktadır. Şeffaflık Örgütü’nün geçen yılki raporu, dünya milletlerinin üçte ikisinin saydamlık ve yolsuzlukla savaş merdiveninde elde ettikleri başarının yüzde 50’nin altında olduğunu gösterdi.
Yine Dünya Şeffaflık Örgütü verilerine göre, Yeni Zelanda, Danimarka, Finlandiya, Norveç ve İsviçre gibi ülkeler yolsuzlukla savaşta merdivenin en üst yerlerinde iken, Suriye, Libya, Sudan, Irak, Yemen, Somali, Afganistan ve Güney Sudan merdivenin en altında görünüyor, bu da yolsuzluğun istikrarsızlık yaşayan ve savaşlardan mustarip olan ülkelerde yayılmaya daha uygun bir ortam bulduğu anlamına gelir. Ama bu bir kural teşkil etmez, zira, Güney Kore gibi istikrarlı bir ülkede, aralarında beş eski başkan olmak üzere, bir çok sorumlu yolsuzluktan suçlu bulunmuştur. Bu sorumluların en sonuncusu mevkiini kötüye kullanma ve irtikap suçundan mahkum edilen ve geçen Cuma günü 24 yıl hapis cezası başlayan ve 17 milyon dolar para cezası ödemeye mahkum edilen eski başkan Park Gyun Hai örnek olarak verilebilir.
Hemen hemen aynı günlerde, medya, eski Brezilya eski başkanı Luiz Inacio Lula Da Silva’nın tutuklanması haberini ele aldı. Da Silva’nın anketlerde önde gittiği ve gelecek Ekim ayında yapılması planlanan seçimlerde aday olduğu göz önüne alındığında hakkında verilen 12 yıl hapse mahkum edilme kararının yürürlüğe girmesi kararının Brezilya’da yaygın bir bölünmeye sebep olmuştur.
Konuyla ilgili yetkili makamlar yolsuzluğun zararlarını şu şekilde sıralar: Yolsuzluk geliştirme çabalarına ciddi bir engeldir, kaynakların yanlış yöne gitmesini ve dolayısıyla kaybolmasını sağlar, kaynakların ülke ve insanlara yöneleceğine az sayıda kişilere gider, adil rekabet ruhunu ortadan kaldırırarak rüşveti teşvik eder, ihale tekliflerinde adaletli normlarin kaybolmasına sebep olur, işi ehline vermek yerine adam kayırmacılığı yayar, adaletsizliğin yayılması ve adalet eksikliği duygusunun yayılmasına neden olur. Daha ciddi olarak, para ve yatırım çabalarının kaybı korkusuyla yabancı yatırımcıları uzaklaştırır ve bazı donör ülkelerin diğer ülkelere para vermesi önünde engel olur. Bu bağlamda, Uluslararası Para Fonu’nun bir araştırması yolsuzluğun yaygın olduğu ülkelerde dış yatırım oranlarının diğer ülkelerle kıyasla yüzde 5 oranıyla daha düşük olduğunu göstermiştir.
Yolsuzluk, Afrika’nın zenginliğinin yağmalamasına ve siyasi istikrarının bozulmasına uzun zamandır sebep olmakta ve ağır bir bedel ödetmektedir. Afrika Birliği’ne göre, yolsuzluk, geliştirme projelerine gitmesi gereken ya da insanların ihtiyaç duyduğu temel hizmetleri iyileştirebilmesi için kullanılması gereken meblağın yılda en az 148 milyar dolarının heba olmasına neden oluyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü, Afrika’daki 75 milyon insanın, resmi kurumlarda işlerinin yürütülmesi ya da bir polis memuru ve ya gümrük memuru tarafından verilen cezadan kaçınmak için rüşvet vermek zorunda kaldıklarını tahmin ediyor.
Pek çok ülkede yolsuzluğa karşı mücadeleyi destekleyen ciddi ve kararlı çabalar var. İlk adım, güçlü ve muktedir bir siyasi irade ile başlar ve yolsuzluktan faydalananlarla, sahibi olduğu nüfuz ve pozisyona bakılmaksızın, karşı karşıya gelinebilir. Yolsuzlukla resmi yoldan mücadele eden kurumların çalışması ve bu bağlamda alınan kararların uygulanması için gerekli olan yasal örtüyü ve motivasyonu sağlayan bu siyasi iradedir. Yolsuzlukla mücadele çabalarının entegre edilmesi amacıyla, hem yürütme hem de yasama kurumlarının yanı sıra izleme ve hesap verebilirlik için de medyanın da önemli rolü vardır. Hükümetler yolsuzlukla mücadele için karar verebilir, kontrol prosedürlerini, finansal reformları, kara para aklama kanallarıyla savaş yöntemlerini ortaya koyar ve diğer gerekli adımları belirleyebilir, ancak uygulama ve hesap verebilirliği sağlamak için gözetim görevi olan diğer kurumların rolüne ihtiyaç duyarlar.
Yolsuzluk küçümsenmeyecek bir düşmandır. Yolsuzluğa karşı savaş sadece ahlaki bir gereksinim değildir, ekonomik, politik, sosyal görev ve güvenlik sorunudur, aynı anda.