Pakistan: DEAŞ en ciddi güvenlik tehdididir
Pakistan güvenliği, Afgan sınırındaki DEAŞ’ın ülke güvenliği için risk oluşturduğuna dair hükümete bir rapor sundu. Pakistan güvenlik güçleri, ülke sınırına yakın Afgan topraklarındaki DEAŞ’ın en ciddi güvenlik tehdidi olduğu konusunda hükümeti uyardı. Geçen ay Federal Bakanlar Konseyi’ne sunu
Pakistan güvenliği, Afgan sınırındaki DEAŞ’ın ülke güvenliği için risk oluşturduğuna dair hükümete bir rapor sundu.
Pakistan güvenlik güçleri, ülke sınırına yakın Afgan topraklarındaki DEAŞ’ın en ciddi güvenlik tehdidi olduğu konusunda hükümeti uyardı.
Geçen ay Federal Bakanlar Konseyi’ne sunulan ‘Ulusal Güvenlik Politikası’ başlıklı yeni belgede şu ifadeler yer aldı:
“DEAŞ’ın Pakistan’a yakın bir bölgede ortaya çıkması yeni bir iç güvenlik sorunu yarattı. Taliban’ın yardım ve suç ortaklığı ile varlığını Pakistan’ın içinde de genişletme olasılığını görmezden gelemeyiz. Durum, Suriye ve Irak’ta savaş deneyimi kazanmış olan silahlı militanların geri dönüşü ile daha da kötüleşti. Sınır ötesi terörizm tehdidi yeniden gündeme geldi. Afganistan’da yoğunlaşmış olan Pakistan Talibanı’na bağlı militanlar Pakistan sınırına geri döndü. Pakistan’ın içine sızma potansiyelleri de oldukça yüksek.”
Söz konusu yeni belge, radikal eğilimlerin sadece dini okullarla sınırlı olmadığını, toplum içinde ana akımı temsil eden lise ve üniversitelerdeki gençlerin de radikal fikirlere karşı savunmasız olduklarını gösteren kanıtların varlığını ortaya koydu.
Bugün terörizmin kentsel alanlarda kırsal alanlardan daha fazla görülen bir olgu haline geldiğine dikkat çekilen belgede radikal fikirleri yaymanın merkezi aracı olarak internetin kullanıldığının da altı çizildi.
Belge, şiddet içeren aşırılığın giderek artmakta olduğuna vurgu yaparken siber saldırı tehdidinin arttığı, bu yeni zorluklara ek olarak da dini, mezhep merkezli, etnik siyaset ve milliyetçi grupların geleneksel tehditlerinin devam ettiği kaydedildi.
Gençler arasındaki hoşnutsuzluk ve hayal kırıklığı hissinin göze çarptığına da değinilen belgede sosyal adalet ve hukukun üstünlüğünün eksikliği, ülkede bölgeler arasındaki sosyal farklılıklar, hesap verilebilirliğin yokluğu ve asimilasyon gibi konuların güvensizlik duygusunun artmasında önemli rol oynayan faktörler olduğu belirtildi.
‘Ulusal Güvenlik Politikası’ başlıklı belgede Pakistan’ın yaşanan çatışmalarda bugüne kadar 70 binden fazla insanını kaybettiği ve son 15 yılda yaklaşık 123 milyar dolarlık ekonomik zarara uğradığı da vurgulandı.
Ülkede radikal görüşe sahip 66 kurumun yasaklanması için karar verildiğine dikkat çekilen belgede 7 bin 966 kurumun da izleme listesine alındığı aktarıldı.
Belgede, dini okullara yönelik reformları uygulamaya yönelik çabalar sürerken ülkedeki dini okulların haritasını çıkarma çalışmalarının da yüzde 90’ından fazlasının tamamlandığı bildirildi.
Hükümet de belgede yer alan tavsiyelerin uygulama aşamasının periyodik olarak gözden geçirilmesi için bir icra komitesi oluşturdu.