Pakistan İçişleri Bakanı’na suikasttan radikal Tahrik Lebbeyk sorumlu tutuluyor
Bu yaz yapılması kararlaştırılan genel seçimlerden önce siyasi sahnedeki yerine gölge düşüren bir suikast girişimi sonucunda yaralanarak hastaneye kaldırılan Pakistan İçişleri Bakanı İhsan İkbal’in durumu iyiye gidiyor. İkbal dün Pencap bölgesindeki dairesinden çıkarken suikast girişimine uğramış ve
Bu yaz yapılması kararlaştırılan genel seçimlerden önce siyasi sahnedeki yerine gölge düşüren bir suikast girişimi sonucunda yaralanarak hastaneye kaldırılan Pakistan İçişleri Bakanı İhsan İkbal’in durumu iyiye gidiyor.
İkbal dün Pencap bölgesindeki dairesinden çıkarken suikast girişimine uğramış ve sol kolundan yaralanmıştı.
Polis, saldırganın 20’li yaşlarda ‘Abid Hüseyin’ isimli bir genç olduğunu ikinci kez ateş edeceği sırada yakalandığını duyurdu.
İhsan İkbal’i öldürmeye çalışan kişiyle, şiddet eylemleriyle tanınan Pakistan Dini Hareketi ‘Tahrik Lebbeyk’ arasında bir bağlantı olduğuna inanılıyor.
Narval İl Sorumlusu, olayla ilgili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şöyle dedi:
“Polisin soruşturmalarının ardından fail ‘Tahrik Lebbeyk’ Hareketine bağlı olduğunu itiraf etti. Yine ‘Tahrik Lebbeyk’ liderlerinin konuşmalarının etkisinde kalarak bu suikast girişiminde bulunduğunu da itiraf etti.”
Yetkili, yerel Hükümet Başkanı’na olayla ilgili sunduğu ilk raporunda ise, “Fail, radikal kökenli ‘Tahrik Lebbeyk’ hareketine bağlılığını itiraf etmiştir” ifadesini kullandı.
‘Tahrik Lebbeyk’ hareketi, Hükümetin, Hz. Muhammed’in (s) son peygamber olduğu fikrine saygı ilkesini şart koşan yasalarla ilgili değişiklikleri kabul etmesinin ardından, Pakistan’da ortaya çıkan gruplardan biri olma özelliğini taşıyor.
Diğer yandan doktorların gerçekleştirdiği iki başarılı operasyon sonucunda İhsan İkbal’in kolundaki son durum iyiye gidiyor.
İkbal’e karşı suikast girişiminde bulunan Abid Hüseyin ise öldürme teşebbüsü suçundan resmen yargılanacak.
Pakistan İslam Birliğiz-Navaz Kanadı’nın (PMLN) liderliğini üstlenen İkbal, Narval’daki hastanede tedavi edilmesinin ardından sıkı güvenlik önlemleri altında hava yoluyla Lahor’a nakledildi. İkbal bölgeye ulaştığı sırada, Pencap Eyaleti Sorumlusu Şahbaz Şerif ve beraberindekiler tarafından karşılandı.
Öte yandan olay, İmran Han ve eski Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari’nin de aralarında bulunduğu siyasi liderler cephesinde de çeşitli tartışmalara yol açtı.
Eski Başbakan Navaz Şerif ise “Olay, bütün ülkede büyük bir endişeye sebep oldu” yorumunda bulundu. Başkent İslamabad’da geçen yıl grup ve emniyet güçleri arasında yaşanan kriz ve Feyzabad oturma eylemlerinin ardından ‘Tahrik Lebbeyk’ hareketine para aktarıldığına dikkati çeken Navaz Şerif, “Bu durum, her bir göstericiye bin rupinin dağıtılmasıyla sonuçlandı. Eğer bu para dağıtımı gerçekleşmemiş olsaydı bu yıl aynı olayla karşılaşmayacaktık” şeklinde konuştu.
İslamabad’da basın mensuplarına verdiği demeçte Navaz Şerif şunları ifade etti:
“Bu saldırı, sıradan bir olay değildir. Ben bir de şunun cevabını bilmek istiyorum, sadece ben değil çoğu kişi de bilmek istiyor; neden para dağıtımı yapıldı? Ne gerekçeyle? Hakikat er ya da geç bir gün ortaya çıkacaktır. Eğer bu sorunun cevabını verebilecek biri varsa, bunu derhal yapsın, bu soruya bir an önce cevap versin.”
Geçen sene Feyzabad oturma eyleminin gerçekleştiği sırada, üst düzey bir askeri yetkili, her göstericiye şeker ve bin rupi dağıtmıştı. Bu hareket, kamuoyunda tepkilere yol açtı.
Anlaşmazlık yüzünden kimliği belirsiz bir militan grup geçtiğimiz Kasım ayında üç haftalık bir oturma eylemi gerçekleştirmiş ve başkent İslamabad’a çıkan anayol girişini kapatmışlardı. Bu eylemin sonucunda hükümet oturma eylemini gerçekleştirenlerin isteklerine cevap vermiş ve ordunun gözetiminde gerçekleştirilen bir anlaşma sonrası, yine eylemcilerin talepleri çerçevesinde Adalet Bakanı da görevden alınmıştı. Bu gelişme ise, önceki olaya benzerliği nedeniyle Pakistanlılar ve gözlemciler nezdinde büyük endişelere yol açtı.
Diğer yandan ‘Tahrik Lebbeyk’ saldırıyı kınayan bir bildiri yayınladı. Kamuoyunda yapılan sert eleştirilerin ardından grup liderleri, olayı; grubu hedef alan bir komplo olarak resmetmeye çalıştı.
Krizin sebebi Kadıyaniler
Pakistan seçim kanununda geçen ay yapılan düzenlemeyle milletvekili aday formlarında yer alan “Yemin ederim ki Hz. Muhammed son peygamberdir” ifadesi, “İnanıyorum ki Hz. Muhammed son peygamberdir” şeklinde değiştirilmişti.
Yasa değişikliğinin, Kadıyaniler (Ahmediler) adlı grubun seçimlere katılabilmesini amaçladığını iddia eden “Lebbeyk Ya Resullullah” hareketi ile bazı cemaatler, 8 Kasım 2017’de protestolara başlamıştı. 1900 yılında Gulam Ahmed Kadıyani tarafından kurulan Kadıyanilik’te peygamberliğin Hz. Muhammed ile sonlanmadığına inanılıyor. Bu nedenle eski seçim kanununun Kadıyanilerin aktif siyasete girmesine engel olduğu belirtiliyor. Hükümet ise yasa değişikliğinin Kadıyanilerin önünü açmak için yapılmadığını, sorunun bir ifade hatasından kaynaklandığını savunuyor.