Pakistan’da neler oluyor?
Pakistan’ın başkenti İslamabad’da sokaklar, mahkeme tarafından iptal edilen seçim yasasındaki bir değişiklik nedeniyle karıştı. 3 haftadır oturma eylemi düzenleyen göstericilere polis müdahale etti. Olaylarda 6 kişi öldü, 200 kişi de yaralandı. Pakistan hükümeti, ölüm ve yaralanmalar sebebiyle
Pakistan’ın başkenti İslamabad’da sokaklar, mahkeme tarafından iptal edilen seçim yasasındaki bir değişiklik nedeniyle karıştı. 3 haftadır oturma eylemi düzenleyen göstericilere polis müdahale etti. Olaylarda 6 kişi öldü, 200 kişi de yaralandı.
Pakistan hükümeti, ölüm ve yaralanmalar sebebiyle orduyu Pakistan’ın başkentinde göreve çağırdı.
Başkent İslamabad’da oturma eylemi yaparak, haftalarca anayolları kapatan ve polis araçlarını yakan bir İslami harekete mensup göstericileri dağıtmak için, biber gazı ve tazyikli su kullanıldı.
Gösteriler, Lahor, Karaçi ve ülke genelindeki diğer şehirleri doğru genişledi.
Başkent İslamabad’daki Feyzabad Kavşağı’nda üç haftadır oturma eylemi yaparak yolu kapatan ve trafiğin kapanması nedeniyle halkın tepkisini çeken, çoğunluğu ‘Lebbeyk Ya Resulallah Hareketi’ üyesi göstericilere dün sabah yaklaşık 8 bin güvenlik görevlisi müdahale etmişti.

Krizin başlangıcı
Geçtiğimiz ay seçim yasasında yapılan değişiklikle, milletvekili adaylarının imzaladığı metinde ‘Yemin ederim ki Hz. Muhammed son peygamberdir’ ibaresi, ‘İnanıyorum ki Hz. Muhammed son peygamberdir’ olarak değiştirilmiş, farklı hareket ve partilere mensup İslamcılar, değişikliği ‘İslami inanç ve kutsallığın ihlali’ olarak görerek tepki vermişti.
Hükümetin anayasa değişikliğinden çekilmesi, İslamcı hareketler ve gruplar tarafından gösterilen öfkenin sona ermesi için yeterli olmadı.
Protestocular, seçim yasasındaki değişikliğin sorumlusu olduğunu iddia ettikleri, Pakistan Adalet Bakanı Zahid Hamid’in görevden alınmasını talep etti.
Hükümetin, taleplerine yanıt vermemesi, binlerce kişinin çeşitli şehir ve caddelerde oturma eylemi düzenlemesine yol açtı.
Bu da hükümeti, durumu kontrol altına almak için yüzlerce güvenlik görevlisini harekete geçirmeye zorladı ve onlara gerektiğinde güç kullanma yetkisini de verdi.
Sonrasında hükümetin güç kullanımından çekilmesi ve protestocularla görüşmeler yapıp, eylemden vazgeçmeye ikna etmeye çalışmasına rağmen, göstericiler, tek talepleri olan Adalet Bakanı’nın görevden alınması üzerinde ısrarcı oldular.
Krizin büyümesi
Hükümet, protestocuları evlerine dönmeye ikna etmekte başarısız olduktan ve Adalet Bakanı’nı görevden alma talebine cevap vermeyi reddetmesinden sonra, protestocular, önemli caddelerin kontrolünü ele geçirerek krizi tırmandırmaya karar verdi.
Protestocuların çoğuna şiddet uygulanarak, İslamabad’a gitmeleri engelledi.
Protestoların başlangıcından bu yana başkente yolculuk yapılmasına izin verilmiyor. Bu nedenle zamanında hastaneye götürülemediği için 8 yaşındaki bir çocuk hayatını kaybetti.
Hareket, yasaklanmış partilerin desteğiyle protestoyu büyüttü. Yetkililerin, Twitter da dahil olmak üzere sosyal platformları engellemeye yönelik girişimlerine rağmen, hareket sosyal paylaşım sitelerinde yer alan paylaşımları ile çok sayıda destekçi topladı.
Ordu müdahale etti
Dün sabahtan bu yana, yaklaşık 8 bin 500 polis memuru ve güvenlik personelinin bulunduğu operasyonda, polisler, yolu kapatmış olan göstericilere karşı biber gazı ve plastik mermi kullandı.

Çatışmalar sonrasında, başkent yetkilileri orduya müdahale çağrısı yapmadan önce, 137 polis memuru yaralandı ve en az 1 polis memuru öldü.
İçişleri Bakanlığı’nın emrine göre, bir sonraki duyuruya kadar şehirde yasayı ve düzeni uygulayacak birliklerin kurulmasına yetki verildi.
Çatışmalar sürerken, Pakistan Genelkurmay Başkanı Kamar Cavid Bajwa, Başbakan Şahid Khan Abbasi’ye durumu ‘barış içinde’ çözme çağrısında bulundu.
General Bajwa, ‘ulusal çıkar olmadığı için’ iki tarafı da şiddetten kaçınmaya çağırdı.
İçişleri Bakanı Ahsan İkbal, Cumartesi akşamı Reuters’a gönderdiği mektubunda, hükümetin ordudan anayasaya uygun olarak yasa ve düzenin korunmasına yardım etmesini istediklerini belirtti.
Komplo şüphesi
Pakistan gazetelerindeki bazı siyasi analistler ve yazarlara göre, bu sadece protesto olarak tarif edilemez.
Pakistan İçişleri Bakanı Ahsan İkbal, protestoları, görevden alınan Başbakan Navaz Şerif’in partisinin egemen olduğu hükümeti zayıflatmayı amaçlayan bir ‘komplo’ olarak değerlendirerek, “Ülkede kaos yaratma girişimleri var” dedi.
Öte yandan Muhalefet lideri İmran Khan, “Zayıf ve karışık bir yönetim, hükümetin tamamen çökmesine izin verdi” diyerek, erken seçim çağrısında bulundu.
Çatışmaların canlı yayınlanması engellendi
Pakistan Medya Düzenleme Kurumu, yerel televizyon kanallarının çatışmaların canlı olarak yayınlanmasını yasakladı.
Kurum, hükümetin Twitter’ı engellediği yönündeki haberler üzerine ‘ilgilendiğini’ belirterek, “Hizmetin yakında tamamen kullanıma açılacağını umuyoruz” şeklinde açıklama yaptı.
Yargı, İçişleri Bakanı’na çağrıda bulundu
Yargı, Cuma günü yaptığı açıklamada, Pazartesi günü İçişleri Bakanı İhsan İkbal’e hükümetin neden hareket etmediğini soracaklarını belirtti.
Analistler, hükümetin verdiği yanıtın sert olmadığını ve birçok muhalefet grubuna tehlikeli bir emsal teşkil edebileceğini belirttiler.
İslamabad’daki üst düzey bir polis yetkilisi, kayıplardan kaçınmayı planladıklarını, ancak hükümeti protestoya verdikleri tepkiden ötürü eleştirenlerin haklı olmadığını söyledi.
‘Lebbeyk Ya Resulallah Hareketi’nin arkasında kim var?
Yeni kurulmuş bir radikal İslamcı parti olan hareket, son aylarda Pakistan topraklarında yükselişine tanık olunan iki radikal siyasi hareketten biri.
Kazanma ihtimalleri düşük olsa da, önümüzdeki yıl gerçekleşebilecek seçimler konusunda büyük rol oynamaya hazır görünüyorlar.
Hareket, ülkenin tartışmalı dine hakaret yasasına muhaliflik yapması dolayısıyla, 2011 yılında Pencap eyalet valisini öldüren, özel koruması Mumtaz Kadri lehine yapılan protesto hareketinden doğdu.
İslam hukukunun sıkı şekilde uygulamasını benimseyen parti, geçtiğimiz ay Peşaver’de yapılan seçimlerde yüzde 7.6 oy alarak, şaşırtıcı derecede güçlü bir sonuç elde etti.