Parlamentoda Lübnan kadınını 6 kadın temsil ediyor

Beyrut: Paula Astih Lübnan’da son parlamento seçimlerine katılan 86 kadından yalnızca 6’sı meclise girmeyi başardı. Kadın vekillerden 5’inin partilere bağlı olması zaferlerine büyük katkı sağladı. Aralarından yalnızca gazeteci Paula Yakubyan, 1. Beyrut Seçim Bölgesi’nde bağımsız adayları

Parlamentoda Lübnan kadınını 6 kadın temsil ediyor

Beyrut: Paula Astih

Lübnan’da son parlamento seçimlerine katılan 86 kadından yalnızca 6’sı meclise girmeyi başardı. Kadın vekillerden 5’inin partilere bağlı olması zaferlerine büyük katkı sağladı.

Aralarından yalnızca gazeteci Paula Yakubyan, 1. Beyrut Seçim Bölgesi’nde bağımsız adayların oluşturduğu Sivil Toplum Listesi’nden Meclis’e girebildi.

Müstakbel Hareketi’nden parlamentoya, 3 yeni milletvekili; Lübnan Başbakanı Saad el-Hariri’nin halası Behiye Hariri, Trablus Milletvekili Dima Jamali ve Beyrut ikinci listeden Rola Tabş katılırken Lübnan Kuvvetleri Partisi Meclis’teki milletvekillerine yalnızca Parti Genel Başkanı Samir Caca’nın eşi Sethrida Caca’yı ekledi. Emel Hareketi ise Şii bloktaki tek kadın olan Bakan İnaye İzzeddin’i aday göstermekle yetindi.

Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın bağlı olduğu ve üye sayısı 20’yi aşan ‘Güçlü Lübnan’ Bloğu’nun kadın üyesi bulunmuyor. Özgür Yurtsever Hareketi ise yalnızca 3 kadın aday gösterildi ve kaybettikleri neredeyse kesinleşti.

Lübnan parlamento seçimlerindeki kadın milletvekili adayı sayısı 111’e ulaştı. Söz konusu rakam ülke tarihi için bir ilk olarak kabul ediliyor. Kadınların temel bir şekilde orantılı sisteme bağlı olan yeni seçim yasası ile bağlantılı. Bu da bağımsız adayların şansını arttırıyor. Seçin sonucunu güvence altına alabilecek listelerde toplanma konusunda başarılı olmaları halinde büyük partilerden olmayan adayların şansını arttırıyor.

2009 yapılan parlamento seçimlerindeki kadın aday sayısı dönemin yasaları gereği en fazla 12 olabiliyordu. Bu adaylardan 4’ü kazanabilmişti.

Lübnan Kadın Hakları Komitesi üyesi Linda Matar, bunun kadınların parlamento seçimlerine katılması için hevesli olunmasıyla elde edildiğini belirtti. “Ne yazık ki, hala doğru yolda ilk adımları atıyoruz” şeklinde konuşan Matar, “Yolda hala kadınların sayısını azaltabilecek çok sayıda engel var” ifadelerini de sözlerine ekledi. Matar Şarku’l- Avsat’a yaptığı açıklamada, “Kadınların siyasal ortama katılımı konusunda tüm taraflarda bir isteksizlik söz konusu. Kadın İşleri Bakanlığı ne yaptı? Partiler bir sonraki seçimlerde hükümette onları temsil edecek kadınları seçmenin zorluklarına tahammül edecek mi?” şeklinde konuştu.

Matar gibi Beyrut’taki Lübnan Üniversitesi’nden Prof. Muna Feyyad da kadının siayi hayatta bulunması konusundaki şu an durum konusunda iyimser değil. “Olması gerekenden çok uzaktayız” şeklinde konuşan Feyyad Şarku’l- Avsat’a yaptığı açıklamada, seçim yasasının kadın kotası belirlememesinden doğrudan Hizbullah’ın sorumlu olduğunu ifade etti. “Hizbullah, birden fazla vesileyle parlamento komisyonlarında kotayı reddettiğini belirtti. Seçim yasası tarafgir, orantılı sistemle bağdaşmıyor. Bu hükümetin gücünü ölçmek için bir formül. Dolayısıyla sivil toplum ihlallerinin bir koltukla sınırlı olduğunu gördük” dedi.

Konseyler ve kadın örgütleri geçen yaz yeni seçim yasası kapsamında bir ‘kadın kotası’ kurulması konusunda ısrarcı davrandılar. Ancak uzlaşılamaması, başta Hizbullah olmak üzere bazı partilerin konuyu veto etmeleri nedeniyle bir sonuç elde edilememişti. Pratik olarak bu alandaki tüm çabaların zayi olmasına neden olmuştu.

Siyasi mecliste Hizbullah’ın vekili olan Rima Fahri, Beyrut’ta düzenlenen ‘2018 Milletvekili Seçimlerinde Kadın Temsilini Desteklemede Siyasi Partilerin Rolünün Güçlendirilmesi’ isimli konferansta yaptığı konuşmada, partisinin kadınların seçimlere katılması konusunda çekimser davrandığını ‘çünkü bunun ailesinin aleyhine olacağını’ belirtti.

Başbakan Saad Hariri, kadınları siyasi yaşama aktif olarak katılmalarını destekleyecek proje ve planlara her zaman destek verme sözü verdi. Kadın dernekleri, Hariri’nin bir hükümet kurmak için yeniden atanması halinde, çoğu partiden kadınların bakan olarak atanması için baskı yapılması gerektiğini düşünüyor. Bu dernekler, kendilerini ‘ilerici’ olarak gösteren bazı partileri savunuyorlar.