Peşmerge güçleri DEAŞ öncesi sınırlarına geri çekildi
Irak ordusundan üst düzey bir komutan, Peşmerge’nin 2014 sınırları öncesine döndüğünü duyurdu. Ancak sahadan endişe verici haberler gelmeye devam ediyor. Haşdi Şabi örgütünün Peşmerge kuvvetlerinin çekildiği bölgelerdeki uygulamalarının gerilimi daha da artırabileceği ifade ediliyor. Bu duruma ek ol
Irak ordusundan üst düzey bir komutan, Peşmerge’nin 2014 sınırları öncesine döndüğünü duyurdu. Ancak sahadan endişe verici haberler gelmeye devam ediyor. Haşdi Şabi örgütünün Peşmerge kuvvetlerinin çekildiği bölgelerdeki uygulamalarının gerilimi daha da artırabileceği ifade ediliyor. Bu duruma ek olarak İran Devrim Muhafızları himayesinde yapıldığı iddia edilen anlaşmaya dair Kürt örgütleri arasındaki ihtilaf da endişelerin artmasına neden oluyor.
Gelişmeler bu kadarla sınırlı değil. Dün Irak ordusunun tartışmalı bölgeleri yeniden ele geçirmesinin ardından Kuzey Irak Seçim Kurulu, başkanlık ve milletvekili seçimlerinin askıya alındığını duyurdu. Kurul’dan yapılan açıklamada Bağdat’la yaşanan sorunlara işaret edildi ve mevcut durumdan dolayı Kasım 2017’de yapılacak seçimlerin ertelendiği ilan edildi.
Irak ordusunun bölgedeki hamleleri
Irak ordusundan yapılan açıklamalar, Musul’un da içinde bulunduğu Ninova bölgesini ele geçirdiği yönünde. Peşmerge güçlerinin kontrolü bıraktığı Başika’da da halk sokaklarda sloganlar atarak kutlamalar yaptı.
Peşmerge güçleri üç yıl boyunca Irak’ın kuzeyinde geniş toprakları hâkimiyeti altına almıştı. DEAŞ’la yapılan mücadelede hezimete uğrayan Irak ordusunun geride bıraktığı boşluktan istifade eden Peşmerge, bölgedeki birçok yeri ele geçirmişti. ABD’nin desteğini arkasında alarak DEAŞ’la savaşan Peşmerge, özerk Kürt yönetiminin dışındaki topraklara da sahip hale gelmişti. Bu bölgeye Kürtlerin ele geçirmek istediği Kerkük de dâhildi.
Ancak Kuzey Irak’ta yapılan bağımsızlık referandumuna cevap olarak Irak ordusu Kerkük’ü geri aldı. Böylelikle Bağdat Ninova bölgesinin kontrolünü de yeniden ele geçirmiş oldu.
Alman Haber Ajansı’nın (DPA) Irak polisine dayandırdığı haberde Musul’un Kuzey batısında bir köyde Peşmerge ile Irak ordusu arasındaki çatışmalar yaşandı. Irak ordusundan bir yüzbaşının yaralandığı bildirildi. Ajans, çatışmaların Irak ordusunun Peşmerge ile iletişim sağlamadan köye girmesi dolayısıyla oldu. Ancak operasyon komutanlığı bölgeye intikal ederek hâkimiyeti sağladı.
Rudaw ise Kerkük’te gençlerin emniyet güçlerine hücum ettiklerini ve Irak bayrağını indirdiklerini gösteren bir video paylaştı. Ajans’ın paylaştığı bir diğer videoda da bir Haşdi Şabi militanının Kerkük valilik binası içinde İran’ın dini lideri Hamaney’in resmi önünde durarak Peşmergeyi hantallıkla suçlaması vardı. Görüntülerde Kürtlere seslenen militan “Haşdi Şabi’nin önünde duramazsınız. Hani adamlarınız? Parti bürolarınızı işgal ettik. Kerkük valilik binasını ele geçirdik. Kürtler ise savaş meydanından kaçtılar” ifadelerini kullandı. Bu sözler Kerkük sokaklarında öfkeye neden oldu.
Dicle Operasyonu Komutanı General Binbaşı Ali Fazıl Ümran’ın yaptığı açıklamada da emniyet güçlerinin Kerkük’teki görevinin suçluları ve silahlı unsurları yakalayarak adalete teslim etmek olduğunu söyledi. Ümran, 600 görevlinin de bölgede güvenliği sağlamak için şehrin ve giriş kısımlarında konuşlandırılacağını duyurdu.
Alman Haber Ajansı’nın verdiği diğer bir bilgi de evlere girerek Haşdi Şabi güçlerine katılma çağrısında bulunan bazı kişilerin gözaltına alındığıydı. Bu ve benzeri operasyonların, Irak Ortak Operasyon Komutanlığı ve yerel güvenlik güçleri tarafından bölge halkının zarar görmemesi için yapıldığı kaydedildi.
Bölgeden göç dalgası ise sürüyor. Dün Kerkük’ü Erbil’e bağlayan yollar şiddetten kaçan göçmenlerin akınına uğradı. Özellikle Haşdi Şabi’ye bağlı bazı grupların Kürtlere karşı intikam saldırıları gerçekleştirdiği iddiaları endişeleri artırdı.
Tepkiler devam ediyor
Irak Meclisi’ndeki Kürt Milletvekili Renas Cano, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Kerkük’te yaşananlarla ilgili asıl hedefin ileriki süreçte denklemin güçlü bir aktörü olan Kürtlere darbe vurmak olduğunu öne sürdü. Esas kurbanın İran karşıtı cephe olduğunu kaydetti. “İran, Kerkük’e Uluslararası Koalisyon güçlerinin silahlarıyla girdi” diyen Cano amacın DEAŞ çökertildikten sonra Peşmerge güçlerini hareket edemeyecek duruma getirmek olduğunu kaydetti.
Cano süreçte İran’ın daha da güçleneceğini savundu:
“ABD, İran’la yapılmış olduğu nükleer anlaşmanın iptali için çabalarken İran iki sebepten dolayı Irak’ı tamamen hakimiyeti altına almak istiyor. Birincisi İran’ın Yemen ve Suriye’de harcadıklarını Irak petrolüyle telafi etmek istemesi. İkincisi ise Suriye savaşında Devrim Muhafızları’nın kaybettiği savaşçıları Irak’ta Haşdi Şabi örgütüne çağırarak insan kaynaklarını telafi etmeye çalışmak. Eğer mevcut durum devam ederse Kerkük’ün iktisadi ve askeri gücü tamamen İran’a geçecek.”
Cano’nun dikkat çektiği bir diğer tehlike de mezhep gerili oldu. “Şu anda Kerkük’te mezhep davası sürdüren Şii güçleri Kerkük halkından ve Peşmerge güçlerinden intikam almak için tüm gücüyle çalışıyor” diyen Cano Kerkük’te halka yönelik toplu katliam tehlikesi olduğu uyarısında bulundu.
Bir diğer açıklama da Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Kerkük Sorumlusu Aso Mamend’den geldi. Mamend, Irak güçlerinin kendilerine KYB’nin Kerkük’e yeni vali ataması için il meclisinin bugün toplanacağını bildirdiğini söyledi.
Rudaw’a açıklamalarda bulunan Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkan Yardımcısı Kosret Resul Ali de Saddam Hüseyin zamanında uğradıkları zulme benzettiği Bağdat hamlesi hakkında “Kürtlere karşı yürütülen bir ganimet savaşı” ifadesini kullandı.