Petrolün Babu’l Mendeb üzerinden geçişinin durdurulması yararlı bir olumsuzluktur

Kimsenin istemediği o sakıncalı durum gerçekleşti ve Riyad, Babu’l Mendeb’ten üzerinden petrol sevkiyatını askıya aldı. Bu karar, 4 milyon varil petrol taşıyan iki dev petrol gemisinin Çarşamba akşamı Husi milislerin saldırısına uğramasının ardından alındı. Kuveytli bir yetkili “Husilerin boğazdan g

Petrolün Babu’l Mendeb üzerinden geçişinin durdurulması yararlı bir olumsuzluktur

Kimsenin istemediği o sakıncalı durum gerçekleşti ve Riyad, Babu’l Mendeb’ten üzerinden petrol sevkiyatını askıya aldı. Bu karar, 4 milyon varil petrol taşıyan iki dev petrol gemisinin Çarşamba akşamı Husi milislerin saldırısına uğramasının ardından alındı.

Kuveytli bir yetkili “Husilerin boğazdan geçen gemilere yönelik terör saldırılarının devam etmesi durumunda ülkesinin de benzer bir kararla Boğaz üzerinden petrol ihracatını durdurabileceğini” ifade etti. Genişliği 18 mili aşmayan Boğaz, dünyada ham petrol ve daha başka petrol ürünlerinin nakliyatında en yoğun boğazlardan biri kabul ediliyor. Bu durum belki de Boğaz’ın hepten kapatılmasına sebep olacak. Bir başka deyişle Suudi Arabistan, Kuveyt, BAE ve Irak’tan gelen petrol gemileri, seyir çizgisini değiştirmeye ve Afrika kıtasının güney yönünden hareket etmeye mecbur olacak. Bu da ulaşım süresini ve maliyetini artıracak. En sakıncalısı da dünya, boğazın kapanışının artçı şoklarını atlatamayacak.

Amerikan Enerji Ajansı’na göre Boğaz’dan günlük olarak toplamda yaklaşık 4.8 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü geçiyor. Uzmanlar, petrol fiyatlarının deniz nakliyatının artan maliyetinden ve stratejik stokların kullanımından etkileneceğini ve bu etkilenmenin varil başına 2 ila 3 dolar arasında değişeceğini düşünüyor. Ancak daha da önemlisi, küresel petrol arzını aksatmanın, küresel ekonomiye yönelik atılan çok tehlikeli bir adım olacağıdır.

Suudi Arabistan, daha önce bu konuda uyarmış ve petrol gemilerine yönelik peş peşe gelen saldırıları, Babu’l Mendeb Boğazı ve Kızıldeniz’deki küresel ticaret ve denizciliğin serbestliğine karşı bir tehdit olarak görmüştü. Buna ek olarak terör faaliyetlerinin ve füze-silah kaçakçılığının başlangıç noktası olarak Hudeyde limanının kullanılmaya devam edilmesi, Babu’l Mendeb’deki denizciliğin güvence altına alınması önünde en büyük engel olarak duruyor.

Ham petrol için güvenli bir seyir yolu, arıtılmış Avrupa petrol ürünlerinin küresel pazarlara ulaşması için de önemli bir yol kabul edilir. Bu yüzden Babu’l Mendeb Boğazı’ndaki denizcilik serbestisini sağlamak ve ham petrol nakliyatı için güvenli bir koridor oluşturmak, yalnızca Suudi Arabistan ya da Arap (Basra) Körfezi ülkelerinin değil denizcilik için bu yoldan faydalanan tüm dünya devletlerinin sorumluluğudur. Dünya, İran’ın Arap Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinden petrol nakliyatını engelleme ihtimalinden korkuyorsa İran, bunu Babu’l Mendeb’de üç seneden beri zaten yapıyor. Bu da İran’ın Husi milislere olan desteğinin, sadece İran geçimsizliği ile yüzleşen bölge ülkelerini değil tüm dünyayı tehdit altında bıraktığının bir göstergesi.

Husiler ve beraberinde İranlılar, üç senedir uluslararası kanunu ihlal etmeye devam ediyor. Bununla beraber uluslararası toplum, Başkan Donald Trump yönetimindeki Amerika’nın rolünü atlamasa da bu meseleye ciddiyetle eğilmiş değil. İki milyon varil petrol taşıyan bir gemi ile savaş gemisini ayırt edememek mümkün değil. Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Güçleri Komutanı Kasım Süleymani dün, “Kızıldeniz artık güvenli değil” sözleri ile de bunu teyit etti. Bu noktada Suudi Arabistan’ın petrol sevkiyatını askıya alma kararı, küresel siyaset için önemli bir mesaj niteliği taşıyor. Yani bu sayede zararlı ucu küresel ekonomiye dokunan Husi-İran birlikteliğinin doğuracağı tehlikeler için çalan uyarı çanlarının sesini uluslararası toplumun kulağına iletebilir. Kim bilir belki de uluslararası denizcilik tehdidini durdurmak için uluslararası bir işbirliğine kesin bir şekilde karar verilmesi için bir fırsat doğar.