Kırım Köprüsü, Putin tarafından açıldı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 15 Mayıs’ta Rusya’ya bağlanmasından 4 yıl sonra Kırım Yarımadası’ndaki resmi Rus varlığını güçlendirecek yeni bir adım attı. Putin, Rusya ve Kırım’ı birbirine bağlayan en büyük yol projesini oluşturmak için Azak Denizi ve Karadeniz arasındaki Kerç Boğazı üzerinde
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 15 Mayıs’ta Rusya’ya bağlanmasından 4 yıl sonra Kırım Yarımadası’ndaki resmi Rus varlığını güçlendirecek yeni bir adım attı. Putin, Rusya ve Kırım’ı birbirine bağlayan en büyük yol projesini oluşturmak için Azak Denizi ve Karadeniz arasındaki Kerç Boğazı üzerindeki ‘Kırım Köprüsü’nün açılışını gerçekleştirdi.
Yol, vatandaşlara önümüzdeki Ekim ayında resmi olarak açılacak olsa da Rusya Devlet Başkanı köprünün söz konusu açılış törenine katılarak, Kırım’ın ilhakı dolayısıyla Rusya’ya yaptırım uygulayan Ukrayna ve Batı’ya da güçlü bir mesaj gönderdi.
Putin, 19 kilometrelik köprüden geçen ilk Rus vatandaşı olurken dün yolculuğa eşlik eden televizyon kameraları da yol boyunca 35 kamyonluk konvoyun başında Kamaz model bir kamyonet ile köprüyü geçen Putin’in fotoğraflarını görüntüledi.
Yarımadaya ilk ziyaret
Rusya’nın güneyindeki Krasnodar kentinden boğazın karşı tarafından yer alan Kerç şehrine ulaşan Devlet Başkanı Putin, Sivastopol Rus askeri üssüne yaptığı ziyaret sonrasında yarımadaya yönelik ilk ziyaretini de gerçekleştirmiş oldu.
“Tarihi bir gün”
Köprünün açılışında konuşma yapan Putin, 1961 yılında ilk uzay yolculuğunu gerçekleştiren Rus pilot Yuri Gagarin’in kullandığı söze atıf yaparak “Hadi gidelim” şeklinde konuştu.
Vladimir Putin, köprünün açılışını tarihi bir gün olarak nitelendirerek, Rus topraklarının Kırım’a bağlanmasının Çarlık döneminden beri Rusların hayali olduğunu vurguladı.
Ukrayna’dan ilk tepki
Ukrayna Başbakanı Vladimir Groysman da Fransız Haber Ajansı AFP’ye verdiği röportajda, Rusya’yı köprüyü inşa ederek uluslararası kanunları ihlal etmekle suçladı. Groysman, “Rus işgalciler, uluslararası kanunları ihlal etmeye devam ediyor” diyerek, Rusya’nın çok ağır bir bedel ödeyeceğini söyledi.
Şu ana kadar boğaz trafiği, birkaç saat içerisinde boğazı geçen gemi ve vapurlarla sınırlıydı. Nitekim Rusya’yı Kırım’a bağlayan tüm kara yolları kapatılırken, araçlar Ukrayna topraklarından geçmek zorunda kalıyordu. Nitekim Putin tarafından açılan yol, önümüzdeki yıl açılacak demiryolu projesinin de ilk kısmını oluşturmakta. Rusya topraklarından Kırım’a yönelik hareketler, Rusların kullandığı bir kara aracı olan trenler aracılığıyla mümkün hale getirilmekte.
Rusya’dan Kırım için tarihi adım
Yarımadayı kara ulaşımı aracılığıyla Rusya ile bağlayan tarihteki ilk deneyim, 150 günü aşmadı. Zira Dünya Savaşı sırasında Sovyetler Birliği 1944 yılı sonbaharında bir demiryolu köprüsü kurarak askeri araç, teçhizat ve birliklerin transferini sağladı. Ancak Şubat 1945’te yaşanan güçlü bir kar fırtınasında köprü tahrip oldu. Bu bağlamda Putin, 2014 yılında yarımadanın ilhakından birkaç ay sonra Rusya’ya uygulanan Batı ambargosu ve yaptırımlar ışığında ülkeye önemli bir siyasi boyut kazandırma vaadinde bulundu. Dün medya organları tarafından yayınlanan haberler göre, yükümlülüklerini yerine getirme becerisi kapsamında Putin açısından büyük öneme sahip köprü, sembolik bir ulusal boyut kazanıldı.
AB harekete geçti
Kırım’ın Rusya tarafından ilhakı, geniş çaplı kınamalarla karşılaşırken, Avrupa Birliği (AB), ABD ve diğer müttefik ülkeler de yarımadanın Ukrayna’dan koparılmasına destek veren Rus ve Ukraynalı kurum, kuruluş ve bireylere yaptırım paketi uygulanacağını duyurdu. Konuya dair AB tarafından en son yaptırım paketi ise dün yayınlandı. Bir Avrupalı kaynak, Kırım’da yasa dışı Rusya devlet başkanlığı seçimlerinin organizasyonunda yer aldıkları için 5 kişinin daha AB yaptırım listesine alındığını ifade etti. Nitekim AB daha önce yaptığı açıklamada, ‘Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ihlal etmekten sorumlu olanlara’ yeni kısıtlamalar getirileceğini vurgulamıştı.
Bildiri yayınlandı
Avrupa Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi tarafından yayınlanan bir bildiride, söz konusu isimlerin 18 Mart’ta Kırım Yarımadası ve Sivastopol’da yapılan Rusya devlet başkanlığı seçimlerinde yasadışı bir şekilde yer aldıkları ve kendilerine yaptırım uygulanacağı belirtildi. Nitekim söz konusu kişilerin, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve bağımsızlığını istikrarsızlaştıran politikaları destekledikleri ve uyguladıkları ifade edildi.
Kırım’daki seçim komiteleri ise, Merkez Seçim Komisyonu’ndaki tüm yetkili prosedürlerinin Rusya anayasasına ve uluslararası standartlara uygun olduğunu söyledi. Rusya Merkezi Seçim Komisyonu durumu, Rusya’ya yönelik siyasi baskının bir parçası olarak nitelendirdi.
Rusya’dan yaptırımlar hakkında önemli açıklama
Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zaharova, Moskova’nın “AB’nin düşmanca eylemlerine tepki verme hakkını koruduğunu” vurguladı. Zakharova, yaptırımların tek sonucunun, Rusya ile diyalog ve iş birliği olasılığını engelleyen öfke halinin tırmanması olacağına dikkati çekti.
Köprü tartışmaları da beraberinde getirdi
Yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan Kırım köprüsünün yüksek maliyeti, küresel düzeydeki en pahalı projeler çerçevesinde Rusya’da geniş çaplı tartışmalara yol açtı. Rus medyası, Şangay ve Nankin şehirleri arasındaki 165 km uzunluğunda olan Çin’in en büyük benzer asma köprüsüyle bir karşılaştırma yaparken, Çin köprüsünün Kırım köprüsünün yaklaşık üçte biri kadarına mal olduğunu ifade etti. Sosyal medyada da yolsuzluk yapıldığı yönünde bazı eleştiri mesajları yayınlandı. Bazı kullanıcılar ise, Çin’de 1 metrelik bir yol inşası maliyetinin, Kırım köprüsünün metre başına 200 bin dolar inşa maliyetine kıyasla 8 bin 800 dolar olduğunu savundu. Putin ise konuşması sırasında köprüyü inşa etmek için kullanılan tüm ekipman, yapı malzemeleri ve tekniklerin Rusya yapımı olduğunu belirtti. Nitekim Rusya’ya yönelik birçok yaptırım politikası ve kısıtlamalar karşısında köprüyü inşa etme sırasında zorluklar yaşandığının da altı çizildi.
Bu çerçevede Kremlin dün, Ukrayna Güvenlik Servisi’nin RT kanalı ve RIA Novosti’nin Ukrayna ofisine zorla girmesini kınayarak, söz konusu eylemi “utanç verici” olarak nitelendirdi. Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov düzenlediği bir basın açıklamasında, durumu “çirkin bir eylem” olarak vasıflandırırken, uluslararası kuruluşlara “sert bir yanıt verme” çağrısında bulundu.
Ukrayna Güvenlik Servisi görevlileri dün sabah RT ve RİA Novosti ofisine zorla girmişti.