Putin’e tarafsız denge politikası mesajı
Kral Selman bin Abdulaziz’in Rusya ziyareti tarihi bir ziyarettir. Çünkü Sovyetler Birliği’nin kraliyeti tanıyan ilk devlet olmasından ötürü Sovyet yönetimine teşekkür etmek için Faysal bin Abdülaziz’in Kremlin sarayına girişinden 85 yıl sonra saraya giren Kral Abdülaziz’in oğulları arasında ilk kra
Kral Selman bin Abdulaziz’in Rusya ziyareti tarihi bir ziyarettir. Çünkü Sovyetler Birliği’nin kraliyeti tanıyan ilk devlet olmasından ötürü Sovyet yönetimine teşekkür etmek için Faysal bin Abdülaziz’in Kremlin sarayına girişinden 85 yıl sonra saraya giren Kral Abdülaziz’in oğulları arasında ilk kral olmasından dolayı değil; aynı zamanda uluslararası siyaset alanında tarafsız denge politikasının eşkâlini resmetmesinden dolayı Kral Selman bin Abdülaziz’in ziyareti tarihi bir ziyarettir.
1950’lerin sonlarında Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır, uluslararası kararlar ve dolayısıyla diğer halkların gelecekleri üzerinde nüfuz sahibi olan iki güç arasındaki soğuk savaşın etkisinden korunmak maksadıyla bir birlik oluşturmak üzere mevkidaşlarıyla bir araya geldiği zaman söz konusu tarafsız denge politikası, Cemal Abdünnasır için kolay bir şey değildi.
Niçin tarafsız denge politikası kolay değildi? Çünkü tarafsız politikadan dolayı üç temel devlet, olağanüstü durumlarda soğuk savaşın kutuplarını oluşturan Amerika Birleşik Devletleri(ABD) ve Sovyetler Birliği’nin desteğine ihtiyaç duyuyordu. Bu hususla ilgili delilimiz ise Abdünnasır’ın ihtiyaç duyduğu silahları temin etmesi karşılığında Sovyetler Birliğinin taleplerinin esiri olmasından dolayı Mısır’ın birlik oluşturma fikrinden vazgeçmesidir. “Doğu-batı yoktur” sloganı altında kendi kurallarına göre çalışarak Sovyetler Birliğinin yararına olacak şeylere müsaade etti. Akdeniz ve Kızıldeniz’in kıyı kesimleri Kızıl ordunun konuşlanacağı yerler haline geldi. Bunu, bir dizi acı bölümler takip etti. Dördüncü kutup olan Zhou Enlai, Sukarno ve Nkrumah tarafsızlık hareketine katılmadan önce tarafsızlık hareketinin ikinci ve üçüncü kutuplarını teşkil eden Mareşal Tito ve Pandit Cevahirlal Nehru’nun durumları Abdünnasır’ın durumundan daha iyi değildi. Altısı da iki büyük devletten uzak bir mesafede kalmak istiyor ve iki devletin kendilerini objektif bir şekilde anlamasını umuyorlardı. Altı kişiden her biri, farklı şartlara sahip olduklarından dolayı söz konusu birliğin fikir ve isim olarak otaya çıkması altı kişinin isteklerini geçekleştirmiyordu. Bu kişilerin silah bakımından mezkûr iki devlete ihtiyaçları vardı.
Çünkü bahsettiğimiz birlik, büyüklerin çatıştığı bir ortamda erimeye başladı. Birlikten geriye sadece Ortadoğu, Afrika, Avrupa ve Doğu Asya karışımının kokusunun olduğu kâğıt kaldı.
Hoş bir şekilde parlayıp hüzünlü bir şekilde ortadan kaybolan tarafsızlık hareketini ele almamızın nedeni o dönemi Kahire ve Riyad arasında pek çok mülahazaları takip ederek tarihe önem veren ve siyasi kültürü yaşamış Kral Selman bin Abdülaziz, Rusya’ya yaptığı ziyaretle tarafsız denge politikasını ortaya çıkardı. Ortak ihtiyaç meselesini göz önünde bulunduran vizyon ve fikir sahibi birisi Rusya’yı ziyaret etti. Suudi Arabistan ve Rusya’nın birbirlerine ihtiyaçları var. Bu durumda 50’li ve 60’lı yıllarda Kremlin’in tarafsız dostlarıyla kullandığı baskı kartı artık Putin’in araç-gereçleri arasında bulunmuyor. Çünkü ABD’nin çıkarlarına karşı durmayı ve silah satmayı gerektiren şartlardan dolayı Kremlin, tarafsız dostlarının yanında yer aldı. 60’ların birçok tarafsız lideri Kremlin’in yanında durdu. Ancak daha sonra ise bu durum ihtişamın sarsılmasına dönüştü.
Kral Selman, egemenlik ve özel meseleler konusunda saygıya dayalı ilişkilerin önemine inanan ABD ve diğer ülkelerin dostu olarak Moskova’ya ziyarette bulundu. Ayrıca Kral Selman, 20-21 Mayıs 2017 tarihinde Riyad’ın ağırladığı ABD-Arap ve İslam ülkeleri zirvesinin manevi temsilcisi olarak Moskova’yı ziyaret etti. Bu zirve, Başkan Donald Trump’ın askıya alınmış meselelere karşı iki milletin küresel bir anlayış getirmek istediğini ifade etmesi bakımından iyi bir buluşmaydı. Bu meselelerin en önemlisi de Amerika ve Putin Rusya’sı tarafından daha fazla ciddiye alınmasını gerektiren Filistin meselesidir.
İkili toplantıda Kral Selman’ın Devlet Başkanı Putin’e söylediklerinin çok azı kamuoyuyla paylaşıldı. Rusya Devlet Başkanı Putin, 30 Mayıs 2017 tarihinde Salı günü kendisini ziyaret eden Veliaht Prens Muhammed bin Selman’dan diğer ziyaretlerden farklı olan kralın ziyaretine hazırlık yapmak maksadıyla kral hakkında önceden bilgiler aldı. Çünkü bu ziyaretin hazırlıkları büyükelçiler ardından da bakanlar aracılığıyla işleme konan geleneksel yöntemlerle gerçekleşmedi. Aksine bunun için baştan beri üst düzey görüşmeler yapılıyordu.
Devlet Başkanı Putin’in duyduğu şeyleri önceden Başkan Trump, Kral Selman’dan dinlemişti. Velhasıl Ortadoğu kriziyle ilgili kapalı kapının tek bir anahtarı var. O da Arap-İsrail çatışmasına son vermektir. Arap-İsrail çatışmasına son vermek, Trump Amerika’sının ve Putin Rusya’sının elinde olan bir şeydir. ABD ve Rusya beraber bir girişimde bulunarak Ortadoğu’yla birlikte bu iki büyük devlet önceden görülmemiş bir şekilde kalkınacaktır. Ortadoğu devletlerindeki hatta ABD, Rusya ve İngiltere’deki finansal, ekonomik ve yaşamla ilgili kötü koşulları gözlemlediğimizde çözüm için ABD ve Rusya’nın başlatacağı bir girişim, bölge halkının yarım asırdan fazla süredir ABD ve Rusya tarafından çeşitli şekillerde oyalanmasını ortadan kaldıracaktır.
Kral Selman bin Abdülaziz’in Rusya’ya gerçekleştirdiği tarihi ziyaretin meyvelerini sadece Suudi Arabistan toplamayacak. Bu ziyaretin meyveleri gelişmiş füze sistemi ve uzay alanında detayları henüz ilan edilmemiş işbirliğiyle sınırlı kalmayacak. Yine bu ziyaretin meyveleri Suudi Arabistan’ın nükleer platformda yer almaya hazırlanmasıyla sınırlı kalmayacak. Aynı şekilde bu ziyaretin meyveleri Suudi Arabistan’ın Rusya’nın yeni askeri ürünlerini elde etmek ve kaleşnikofun Suudi Arabistan versiyonu olacak şekilde bölgedeki silah imalatına dâhil etmesiyle sınırlı kalmayacak. Suudi Arabistan, 2030 vizyonu kapsamında birçok yeniliklerde yer alacak ve yapılan ürünlerde “Made in Saudi Arabia” ifadesini taşıyacak. Aksine bu ziyaretin meyvelerini savaş yerine barışı hâkim kılmaya, nefret yerine uyumu gözetmeye ve başkalarının içişlerine müdahale etmek isteyenlere sınır koymaya çalışan İslam ve Arap ümmetleri beraber toplayacak. Çünkü bu müdahaleler halkın bitkin hale düşmesine ve kaynakların tükenmesine neden oluyor.
Kral Selman, Kremlin’deyken özlü bir şekilde Körfez ve Ortadoğu bölgesinin istikrarının dünyanın güvenliği ve istikrarı için son derece önemli olduğunu ve İran’ın bölgedeki ülkelerin içişlerine karışmaktan, ülkelerin güvenlik ve istikrarını bozmaktan vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Aslında Kral Selman, bununla kendisini ağırlayan Rusya Devlet Başkanı Putin’e hitap ediyordu. Kral Selman, bu sözlerle Rusya’nın nükleer ağırlığı olmadan ve Suriye meselesinde Rusya’nın yanında yer almadan İran rejiminin mezhepçilik söylemleriyle komşuluk hukukunu ihlal edemeyeceğini kastediyordu. Çünkü Allah Resulü(sav) “Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse komşusuna eziyet etmesin” diye tavsiyede bulunmuştu. İran, bölgede mezhepsel çatışmalar çıkarmayı ve Suriye tahribat, tehcir, savaş ve çatışma sahasına dönüştükten sonra yerini Arap kimliğine bırakmış rejimi güzel göstermeyi amaçlıyor.
Bolşevik devriminin yıldönümüne ve Putin’in 66. yaş dönümüne rastlayan bu ziyaretten ve dünyanın gözü önünde Kremlin’de kamuoyuna gerekli mesajı ilettikten sonra belki de Putin, bu durumu Körfez ülkelerinin içişlerine müdahale eden İran rejimiyle gözden geçirmek için yukarıdaki özlü söylemleri dikkate alır. Bir Rus atasözü “Camdan evin varsa komşunun camına taş atma” der. Kral Selman bin Abdülaziz’i hayırlı birisi olarak gören 1,5 milyar ümmet dengeli tarafsızlık politikasıyla bunu anladı.
Kral Selman’ın tarihi ziyaretinden sonra henüz bir şey değişmedi. Ne diyelim, iyi düşünün iyi olsun.