Rajoy, Katalonya’daki yenilgisine rağmen ayrılıkçılarla karşı karşıya gelmeye hazırlanıyor!
Analistlere göre, Katalonya seçimlerindeki yenilgisine yönelik eleştirilere rağmen, İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, yeni yılda ayrılıkçıların yolunu kesmek için en iyi hazırlığını yaptı. Ayrılıkçı partilerin, 21 Aralık’ta Katalonya parlamentosundaki çoğunluğunu koruma konusundaki başarısının ardınd
Analistlere göre, Katalonya seçimlerindeki yenilgisine yönelik eleştirilere rağmen, İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, yeni yılda ayrılıkçıların yolunu kesmek için en iyi hazırlığını yaptı.
Ayrılıkçı partilerin, 21 Aralık’ta Katalonya parlamentosundaki çoğunluğunu koruma konusundaki başarısının ardından Rajoy muhalifleri, başbakanın seçim yenilgisini “fiyasko” ve “menfur bir yenilgi” olarak nitelendirirken, eleştirilerde bulunmayı da ihmal etmedi. Ayrılıkçılar oy çoğunluğunu kazanamamış olsalar da nitekim İspanyol siyasi sınıfının büyük kısmını hayal kırıklığına uğratan İspanya birliği savunucuları da kazanamamıştı.
Rajoy’un lideri olduğu Halk Partisi, yurt dışı oyları da dahil resmi olmayan sonuçlara göre 11 sandalyeden 4’e düştü. Liberal rakibi Ciudadanos (Vatandaşlar) Partisi 36 sandalye kazanırken, Sosyalistler de 17 sandalye ile devam etti.
Bu bağlamda Rajoy’un, anayasanın 155. maddesinin uygulanması ve Katalonya’da erken seçime gidilmesi çağrısı önemini kaybetti. Ancak siyasi danışman ve gazeteci Ignacio Varela’ya göre, 155. maddenin oynadığı rol, seçimleri kazanma, Sosyalist Parti’nin oylarının iyileştirilmesi veya bağımsızlık akımından kurtulmayla ilgili değil, aksine anayasaya karşı bir isyanı bastırmakla ilgiliydi.
6-7 Eylül’de, üç ayrılıkçı parti İspanya’dan bağımsızlık yasasını oyladı. 1 Ekim’de ise kendi kaderini belirleme hususunda bir referandum düzenlendi. Ve bölgenin bağımsızlığı 27 Ekim’de tek taraflı olarak ilan edildi.
Bu partiler, İspanya Devleti’nin yanıt verme yetkisini yanlış yorumladıklarını kabul ettiler. Daha sonra ise tek taraflı hareket edilmeyeceğini açıkladılar. Siyasi analist Pablo Simone yaptığı açıklamada, “155. madde, isyana neden olmaksızın tabulardan birini bozmak için kullanıldı” dedi. Simone, ayrılıkçıların, yasaları tekrar tekrar ihlal etmeleri halinde Rajoy, bunu kullanmaya devam etmekte tereddüt duymayacağına dikkat çekti.
Kendi içlerinde bölünmüş olan ayrılıkçılar da zaferlerini yönetmekte güçlük çekecek. Öyle ki Barselona Üniversitesi’nde Siyaset Bilim Profesörü Oriol Bartomius’a göre, eski Katalan lideri Carles Puigdemont, yurt dışı oylarıyla seçimleri kazandı ve Belçika’daki sürgününden dönmesi beklenmiyor.
Öte yandan gazeteci Varela, Rajoy’un seçim bedelinin, “Halk Partisi seçmenlerinin, Ciudadanos Partisi lehine oy kullanmak için büyük bir eğilimi” nedeniyle yurt dışındaki ikiye katlanan baskılara yansıyacağını söyledi. Ayrıca analistlere göre Rajoy, 2018 bütçesinin onaylanması için gereken Bask Milliyetçi Partisi’nin oylarını almakta da güçlük çekecek.
Santiago de Compostela Üniversitesi’nden Siyaset Bilimi Profesörü Antón Lucada, Bask Milliyetçi Partisi’nin liderinin kaderlerini Katalan ayrılıkçılara bağlamayacağını, Bask bölgesindeki egemenliklerini sürdürmek için Halk Partisi’nin oylarına ihtiyaç duyacağını kaydetti.
Profesör Bartomius da Lucada gibi, Ciudadanos’un Halk Partisi üzerinde oluşturduğu tehdidi hafife alarak, “Katalan seçmenlerini Ciudadanos’a iten oylama mantığı, onun kazanma olasılığının yüksek olmasından kaynaklanıyordu. 2020 yasama seçimlerinde Halk Partisi görev yapacak” açıklamasında bulundu.
Rajoy, yurt dışındaki köklü mevkidaşlarının desteğinden yararlandı. Ancak Lucada’ya göre, AB’deki herhangi bir hükümet bu gürültüde var olmak istemiyor. 2018 yılının, ekonomik krizin üstesinden gelen ve 2011 yılında iktidara geldiğinden bu yana birçok ödüle layık görülen Rajoy için zor olması bekleniyor. Lucada ise bu bağlamda “Hangi yıl onun için zor olmadı? Görevini sonuna kadar yürüteceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.