Ruhani’den yeni İran stratejisini açıklayan ABD’ye sert tepki

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun ifadeleri karşısında Tahran, yorum yapmayı geciktirmezken, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani “Dünya, bugün ABD’nin dünya için karar almasını kabul etmiyor” söyleriyle ABD yönetimine saldırdı. Üst düzey bir İranlı yetkili yaptığı açıklamada, “Pompeo’nun ifadeleri, A

Ruhani’den yeni İran stratejisini açıklayan ABD’ye sert tepki

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun ifadeleri karşısında Tahran, yorum yapmayı geciktirmezken, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani “Dünya, bugün ABD’nin dünya için karar almasını kabul etmiyor” söyleriyle ABD yönetimine saldırdı. Üst düzey bir İranlı yetkili yaptığı açıklamada, “Pompeo’nun ifadeleri, ABD’nin İran’da bir rejim değişikliği için çalıştığını gösteriyor” dedi.

Ruhani, yeni ABD Dışişleri Bakanının İran ve dünyaya dair tavırlarını eleştirirken, Pompeo’nun kısa bir süre öncesine kadar CIA Direktörü olarak çalıştığına dikkati çekti. Sadece İran’a değinmeyen Ruhani, “Dünya, bugün ABD’nin dünya için karar almasını reddediyor. Devletler, baskı altında olsalar bile bağımsızdır” ifadelerini kullandı. Ruhani ayrıca, “Dünya artık bu mantığı kabul etmiyor. Daha düne kadar gizli serviste çalışan bir adam Dışişleri Bakanı olarak görev yapıyor ve İran gibi egemen bir devlete ne yapacağını, ne yapamayacağını buyurmak istiyor. Sen kimsin ki İran ve dünya hakkında karar alacaksın?” dedi.

ILNA haber ajansına göre İranlı birçok profesör de Ruhani ile aynı görüşü paylaşıyor.

Öte yandan Ruhani, ABD yönetiminin kararlarını 2003 yılında ABD’nin Irak’a saldırısı öncesinde sergilediği tavra benzetti. Öyle ki “ABD aniden 15 yıl geriye, Bush dönemine ve 2003’teki söylemlerine döndü” dedi.

Ruhani, Pompeo’nun rejimin terör gruplarını destekleme davranışları dolayısıyla ülkedeki durumun gerilemesi ve yaşamsal faktörlerin etkilenmesiyle ilişkili ifadelerine de değindi.

Reuters haber ajansının İranlı üst düzey bir yetkiliden aktardığına göre, Pompeo’nun İran’a dair ifadeleri, ABD’nin İran’da rejim değişikliği istediğinin bir kanıtı. Yetkili, Pompeo’nun sözlerine yanıt olarak ise “ABD, yasadışı taleplerini kabul etmesi için İran’a baskı yapmak istiyor. Açıklamaları, ABD’nin kesinlikle İran’da bir rejim değişikliği arayışında olduğunu kanıtlıyor” ifadelerini kullandı.

Mike Pompeo, 21 Mayıs’ta ülkesinin yeni İran stratejini açıklayarak, “İran’a tarihteki en ağır yaptırımları uygulayacaklarını” söyledi.

Yarı resmi ISNA haber ajansı tarafından aktarılana göre, İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Haşmetullah Felahat Bişah, ABD yönetiminin tavrının eski ABD Başkanı George W. Bush’un tavrının bir tekrarı olduğunu belirtti.

Yetkili, Pompeo’nun ifadelerine değinirken, “ABD Dışişleri Bakanı, gerçekten de İran’ın bölgede güçlü bir etkiye ve üst düzey yetenekli füzelere sahip olduğu George W. Bush dönemindeki ABD idaresinin umutlarını dile getirdi. Ancak şu an bu durum, diplomatik güce denk değil” şeklinde konuştu.

Bişah’a göre Tahran, diplomatik atmosfere ve mevcut durum ortasındaki İran diplomatik birimlerine bağlı. Pompeo’nun Avrupa desteği almadığını söyleyen yetkili ayrıca, “Bakan, belirli ülkelere atıfta bulundu, çünkü adımlarını takip eden bir ülke yok” dedi.

Haşmetullah Felahat Bişah, “İran hükümeti, dünya ülkeleriyle diplomatik bir yaklaşımı benimsiyor” diyerek, ülkesinin önümüzdeki haftaları Avrupa’nın İran’a öneri paketi sunması için beklediğini ifade etti.

Öte yandan Bişah, ABD Dışişleri Bakanını “yeni bir kriz oluşturmakla” suçladı. İran’ın Pompeo’ya “akıllıca bir cevap” vereceğini söyleyen yetkili, “İran, dünyadaki ABD radikalizmine meydan okuma konusuna dönüştürülmemelidir. İran, ABD dönüşümünün hedefi haline geldi. Aşırıcılık dönemini aşmak için oluşan fırsat ve boşluklar kullanılmalıdır” dedi.

Bişah, ABD’li bakanın, El Kaide liderine sığınak sağlama ve Afganistan’daki Taliban ve terörist gruplarını destekleme konusundaki açıklamalarının da önemi olmadığını vurguladı.

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Behram Kasımi, dün sabah yaptığı açıklamada Almanya, Fransa ve İngiltere Dışişleri Bakanlarının Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Sorumlusu Federica Mogherini’nin varlığında İran’a bir öneri paketi sunulduğunu yalanladı. Kasımi, İran’ın nükleer anlaşmaya ilişkin konularda AB ile birlikte müzakerelere devam ettiğini vurgularken, söz konusu üç ülkenin İran ile bölgesel tehditleri ve balistik füzelerin gelişimini tartışmadığını ifade etti. Müzakerelere değinen Kasımi, görüşmelerin ekonomik olan ve olmayan birimler arasında gerçekleştiğini ve birimlerin Avrupalı şirketlerle olan temasları incelediklerini belirtti.

Behram Kasımi, müzakerelerin ardından durumun netleşeceğini söylerken, daha ayrıntılı bilgiye yer vermedi.

Öte yandan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, kapalı bir meclis oturumunda dün yaptığı konuşmada, İran’ın tutumunun Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu’na (FATF) bağlı uluslararası anlaşmalara katılmaktan yana olduğunu açıkladı.

Bu bağlamda İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, uluslararası bankaların İran ile iş yapma konusundaki endişelerini sınırlandırıcı anlaşmalara katılımı hedefleyen 4 hükümet projesine değindi.

Şemhani tarafından yayınlanan bildiride ise, FATF’ın tüm boyutlarının İran’ın güvenlik düzeyine bağlanmadığı ifadelerine yer verdi.

Bildiride, Şemhani’nin hükümet ve Dini Lider Ali Hamaney arasındaki görüşmelere katılan milletvekillerinin FATF’a katılım konusundaki ifadelerine de değindi. Bu bağlamda İranlı yetkili, kapalı oturumun ayrıntılarını medyaya sızdıran milletvekillerini kınarken, “Açıklamalar, ulusal güvenlik hassasiyetini dikkate almadı” dedi.

Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Cevad Kerimi Kuddusi ise dün, “iki taraf arasındaki son görüşmeler sırasında İran hükümeti üzerindeki Avrupa koşullarına göre FATF anlaşmasına katılım yaşandığını” bildirdi.