Rusya, Doğu Guta’daki bütün muhalif grupların bölgeyi boşaltmasını istiyor
Londra: İbrahim Hamidi Önceki gün, Kazakistan’ın başkenti Astana’da bir araya gelen Suriye’deki 3 garantör ülkenin Dışişleri Bakanları, Soçi Kongresi’nde ön görülen Anayasa komitesinin kurulması konusunda aceleci davranmadı. Şam yönetimi de Soçi’nin sonuçlarından memnun değil ve uygulanmasını redded
Londra: İbrahim Hamidi
Önceki gün, Kazakistan’ın başkenti Astana’da bir araya gelen Suriye’deki 3 garantör ülkenin Dışişleri Bakanları, Soçi Kongresi’nde ön görülen Anayasa komitesinin kurulması konusunda aceleci davranmadı. Şam yönetimi de Soçi’nin sonuçlarından memnun değil ve uygulanmasını reddediyor. Bütün taraflar, kendilerine göre öne sürdükleri sebeplerle Doğu Guta ve Afrin’deki askeri operasyonların bitmesini bekliyor. Ancak, bu atmosferde yeni olan şey ise Rusya’nın Ceyşu’l İslam dahil bütün muhalif grupların Doğu Guta’yı terk etmesini istemeye başlaması oldu.
Bu gelişme yaşanırken, Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Steffan De Mistura, dün gece düzenlenen BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kapalı oturumunda Suriye’deki yeni Anayasa’yı oluşturacak komitenin kurulması için 3 garantör ülke adaylarını belirleyene kadar Cenevre’de tek başına çalışmalarını başlatma sinyali verdi. Rusya ise bu durumu kızgınlıkla karşılayarak, “Bu çalışma siyasi bir çalışma değil ancak araştırma merkezlerine bir beyin fırtınası olur” dedi.
Doğu Guta’da ise çatışmalar devam ederken, bölgenin güneybatısını kontrol eden Feylak el-Rahman temsilcilerinin bugün, BM aracılığıyla Rus temsilciler ile çatışmaların bitirilmesini konuşmak üzere bir araya gelmesi bekleniyor. Moskova, bu görüşmeden önce Feylak el-Rahman’a, görüşmeye gelecek kişilerin alınan kararları uygulayabilecek kadar güçlü olması şartını koştu. Rusya’nın görüşmelerde öne süreceği ana fikrin muhalif savaşçıların Doğu Guta’dan çıkması için bir mekanizma oluşturulması ve Feylak el-Rahman ile Nusra’nın ayrışması olması bekleniyor.
De Mistura ise önceki gün, BMGK’ya Rusya ile Ceyşu’l İslam arasında Doğu Guta’nın kuzey kesiminde bulunan Duma kasabası ile alakalı bir anlaşma olduğunu bildirdi. İki taraf arasında daha önce varılan anlaşmalar, Şam yönetiminin Duma’da sembolik varlık göstermesi ve Ceyşu’l İslam’ın, Yerel Meclis’in kasabada kalmasına karşılık kasabadaki ağır silahlarını geri çekmesini ön görüyordu. Bu anlaşmanın kabulünde Mısırlı subayların arabuluculuğu etkili olmuştu.
Rusya ile Ceyşu’l İslam arasında sürdürülen müzakereleri yakından izleyen yetkililerin aktardığına göre, Rusya daha sert bir tavır takınmaya başladı. Ceyşu’l İslam’ın önceki gün rejime ait bir askeri helikopteri düşürdüğünü ilan etmesi ve Ceyşu’l İslam savaşçılarının Ruslara ait mevzilere saldırmasından sonra Rus tarafı Doğu Guta’daki bütün muhalif askeri grupların bölgeden ayrılmasını istedi. Bu savaşçıların Suriye’nin kuzeyine mi, güneyine mi gideceği konusunun ise müzakerelerde belirlenmesini talep etti.
Moskova’nın bütün muhalif askeri grupların Doğu Guta’yı terk etmesini istemesi BMGK tarafından alınan 2401 sayılı karara aykırı bir durum oluşturuyor çünkü 2401 sayılı karar sadece Nusret Cephesi’ni ateşkes kapsamı dışında tutmuştu. Moskova ise “Doğu Guta’daki diğer gruplar Nusra’dan ayrışmayı reddetti” iddiasını öne sürüyor.
BM tarafından ateşkes ön gören 2401 sayılı kararın alınmasından sonra Doğu Guta ve Afrin’de yaşanan savaşlar, BM Özel Temsilcisi De Mistura’nın “Mevcut şartlarla savaş mantığı geçerli” şeklinde düşünmeye itmişti. Ancak, De Mistura, bu durumun Suriye’nin yeniden küllerinden doğması umudunu yok etmeyeceğini düşünüyor. De Mistura, bu umudu Astana görüşmeleri sonrası üç garantör ülkenin Soçi kongresi sonuçlarının uygulanması ve en kısa zamanda Anayasa komitesinin kurulmasına vurgu yapmalarında gördü.
BMGK toplantısına katılan diplomatların aktardığına göre, De Mistura, açık oturumdan sonra düzenlenen kapalı oturumda Suriye’deki çalışma takvimi konusunda daha açık sözlüydü. Söz konusu diplomatlardan birinin verdiği bilgiye göre, BM Suriye Özel Temsilcisi, Şam yönetiminin Soçi kongresi sonuçlarına ikna olmadığını ve bu sonuçların uygulanmasına katılmak istemediğini, buna karşılık garantör ülkelerin kendisinden sabır göstermesini istediklerini ama hiç yardım etmediklerini açıkça söyledi. De Mistura’ya göre, kendisinden sabır istenmesinin sebebi Doğu Guta ve Afrin’deki çatışmaların bitmesi ve yeni bir saha durumunun ortaya çıkmasının beklenmesiydi.
Bunun üzerine, De Mistura, BMGK üyelerine garantör ülkelerinin üyelerini belirlemesi ve Şam yönetimini ikna etmesine dek Cenevre’de geniş katılımlı uzmanlardan oluşan bir Anayasa kurulması yönündeki planını bildirdi. Elinde komiteye katılması için belirlenmiş isimlerin bulunduğuna vurgu yapan De Mistura, “Suriye hükümeti askeri çözüme inandığı müddetçe BMGK’nın Suriye’de akan kanlar karşısında uyumadığını göstermenin tek yolu” cümlelerini kullandı.
De Mistura, konuşmasından sonra BMGK üyelerinden destek isteyince batılı ülkelerin tamamı destek verme ya da sessiz kalma yolunu seçti. Yalnızca Rus temsilci, garantör ülkelerin aday belirlemesi ve Şam yönetiminin ikna edilmesinin beklenmesi gerektiğini belirterek, “Aksi halde bu iş siyasi bir iş olmaktan öte araştırma merkezlerine sunulmuş bir beyin fırtınasından ibaret kalır” dedi. Rus temsilci, ayrıca, Doğu Guta’da insanlık dramı yaşandığı ve halkın büyük mağduriyetler yaşadığı şeklindeki haberleri ise “Medyanın yalanları” olarak niteledi.