Rusya ile İsrail arasında Suriye görüşmeleri sürüyor
Moskova: Raid Cebir Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile İsrailli mevkidaşı Avigdor Lieberman, Suriye’yi görüşmek üzere Moskova’da bir araya geldi. İki Bakan, başta Ürdün sınırına yakın güney bölgesi ve işgal altındaki Golan Tepeleri olmak üzere Suriye ile ilgili birçok konuyu ele aldıkları u
Moskova: Raid Cebir
Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile İsrailli mevkidaşı Avigdor Lieberman, Suriye’yi görüşmek üzere Moskova’da bir araya geldi. İki Bakan, başta Ürdün sınırına yakın güney bölgesi ve işgal altındaki Golan Tepeleri olmak üzere Suriye ile ilgili birçok konuyu ele aldıkları uzun bir toplantı gerçekleştirdi.
Moskova, görüşmelerin içeriğine dair ayrıntı vermekten kaçındı. Ancak Rus kaynaklar, iki tarafın İran’ın bölgedeki güçlerinin geri çekilmesi ve İsrail’e Suriye topraklarında ‘tehlikeli kaynaklar’ olarak nitelendirdiği noktalarla sınırlı kalması ve rejimin kontrolü dışındaki bölgelere dokunulmaması şartıyla askeri operasyonlar gerçekleştirmesine yönelik yeşil ışık yakılması gibi konuları görüştüğünü aktardı. Ayrıca Suriye’nin güneyindeki duruma ilişkin mutabakatlar oluştuğuna işaret etti.
Görüşmelerin sonuçlarına dair suskunluk ise devam etti. Moskova, her zamanki gibi iki Bakan arasındaki tartışmaların ayrıntılarını açıklamazken Savunma Bakanlığı da herhangi bir basın açıklaması yayınlamadı.
Ancak toplantının başında birkaç dakika süren ve basına açık olarak yapılan Şoygu-Lieberman görüşmesinde gündemin Suriye dosyası olacağı anlaşılıyordu. Rus Savunma Bakanı toplantı öncesinde İsrailli mevkidaşına yönelik “Sizi Moskova’da ağırlamaktan ve Suriye’deki uzlaşının yaşamsal ve önemli konularını tartışmaktan memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullanması görüşme boyunca gündemin Suriye olacağını ortaya koydu. Rus Bakan sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Çok sayıda tartışılması gereken konu birikmişti. Ürdün ve ABD ile yapılması gereken anlaşma maddeleri başta olmak üzere sınırda ve güneyde gerginliği azaltma bölgesi oluşturulmasıyla ilgili tüm konuları tartışmalıyız. Şam’ın güney banliyölerinin terör örgütü DEAŞ’tan kurtarılmasının ardından ülkede önemli gelişmeler yaşandı. Doğu Guta’da ve Humus’ta ateşkes yapıldı. Doğu Guta ve Humus’ta kan dökülmeden yapılan ateşkesin ve Şam’ın güney banliyösündeki Yermük Mülteci Kampı’nın DEAŞ’tan temizlenmesinin ardından Suriye’de olumlu gelişmeler hız kazandı.”
Suriye rejim güçlerinin kontrolüne geçen bölgelerde sığınmacıların evlerine dönmesi ve barışçıl bir yaşamın kurulması için gerekli şartların oluşturulduğunu vurgulayan Şoygu, “Su ve elektrik tedarik şebekeleri yenileniyor. Erzak ve temel ihtiyaç malzemeleri sağlanıyor, tıbbi hizmet sunuluyor” bilgisini verdi.
İsrail Savunma Bakanı Lieberman ise özellikle sınırdaki durumla ilgili olarak İsrail’in Rusya’nın güvenlik taleplerine gösterdiği anlayışın olumlu değerlendirildiğine işaret etti. Lieberman, şu an masada bulunan tüm dosyalarda İsrail ve Rus güçleri arasındaki koordinasyonun devamı ve güçlendirilmesinin tamamlayıcı bir unsur olduğuna dikkat çekti.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Rus bir kaynak şu değerlendirmede bulundu:
“Moskova’nın İsrail tarafıyla devam eden görüşmelerinin ayrıntılarına dair sessizliği, bir yandan İsrail ile Rusya arasındaki ilişkilerinde diğer yandan da İran’la olan ilişkilerinde dikkatli davranmayı hedefliyor. Rusya’nın biraz garip bir konumda bulunuyor. Çünkü konuşmanın öncelikli olarak güneydeki İran’ın ve bu bölgede ona bağlı kuvvetlerin tamamen çıkışına odaklandı.”
Kaynak, elde edilen verilerin Rus-İsrail mutabakatının İran’ın sınırdan 20 kilometre kadar geri çekilmesini ön gördüğüne işaret etti. Tel Aviv’in İran ve müttefik güçlerinin 60 ila 70 kilometre kadar İran sınırına doğru çekilmesini sağlamak için Ruslara bir talepte bulunduğuna dikkat çeken kaynak, sürecin yavaş ilerlediğini belirtti. Kaynak bu yavaşlığın sebebini ise İsrail toplumunda sürecin aşamalı olarak gerçekleştirilmesi ve tam bir geri çekilme konusunda doğrudan konuşmanın gerçekleri yansıtmayacağına dair bir anlayışın bulunmasına bağladı. Kaynağa göre İsrail’in İran’la görüşülmeden bağımsız olarak ortaya koyduğu mesafe, Suriye’nin Mecdel Şems bölgesinden Şam’ın ötesine, Ürdün sınırının güneyi Süveyda’ya kadar uzanıyor.
Kaynak, Rusya’nın İsrail’e güvenlik riskiyle sınırlı askeri operasyonlar yürütmek için yeşil ışık yaktığını ancak Moskova’nın İsrail’e Suriye hükümetinin hedeflenmemesini şart koştuğunu belirtti.
Bu durumun Rusya’nın son dönemde İsrail’in Suriye rejimi kontrolündeki noktalara ve havalimanlarına doğrudan saldırılar gerçekleştirmesine dair kızgınlığının bir göstergesi olduğunu söyleyen kaynak, sınır bölgesinin geleceği ile ilgili olarak iki tarafın Suriye’deki kriz öncesinde sınırda konuşlandırılan BM güçlerini yeniden değerlendirme seçeneklerini tartıştığını kaydetti.
Aynı kaynak, Rus askeri polisinin sınırın Suriye tarafına konuşlandırılması ya da Rusya’nın bölgeye yeniden yerleştirilen BM güçleri içerisinde daha fazla yer alması gibi seçeneklerin olduğunu da sözlerine ekledi.
Bir diğer kaynak ise Rus-İsrail mutabakatlarının ‘İranlıları fazla rahatsız etmeyeceğini, çünkü bir miktar esneklik göstermeleri gerektiğini bildiklerini’ aktardı.
Taraflar arasındaki sorunun İran’ın 20 kilometre kadar geri çekilmesi olmadığını belirten kaynak, asıl meselenin İran’ın Suriye’nin derinliklerinde bulunuyor olması ve bunun sürekli tartışılmak zorunda kalınması olduğunu belirtti.
Rus basınında daha önce, Rus-İsrail mutabakatlarının bazı ayrıntılarına, özellikle Suriye hükümetinin güneydeki sınır bölgelerinin kontrol etmesi gerektiğine ve herhangi bir çatışma olmaması için bölgedeki Rus askeri polisinin rolünü güçlendirmenin hedeflendiğine dair bilgiler yer aldı. Bununla birlikte İran’ın bölgeden çıkması ve rejim güçlerinin muhalif gruplara karşı başlattığı askeri operasyonlara İran destekli grupların katılmamasının yanı sıra İsrail’in güvenliğini tehdit eden bölgelere yönelik operasyon yapma hakkının garanti altına alınması da verilen bilgiler arasındaydı.
Rusya-İsrail mutabakatları, Ürdün ve ABD taraflarıyla güney bölgesi için yapılan düzenlemeler konusunda ve gerginliği azaltma bölgesinin özelliklerinin bölgedeki gelişmelere dayanarak yeniden çizilmesine dair görüşmeleri tamamlaması beklenen Moskova’ya ek bir belge niteliğinde bulunuyor.