Rusya: Silahsızlandırılmış bölgenin geçici olmasında ısrarcıyız
Türkiye ile Rusya arasında varılan mutabakat uyarınca, İdlib’de silahlardan arındırılmış bölge oluşturulması için hazırlıklar sürüyor. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, İdlib’de silahsızlandırılmış bölgenin ‘geçici’ olması konusunda ısrarcı olduklarını kaydederken, Türkiye’nin
Türkiye ile Rusya arasında varılan mutabakat uyarınca, İdlib’de silahlardan arındırılmış bölge oluşturulması için hazırlıklar sürüyor. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, İdlib’de silahsızlandırılmış bölgenin ‘geçici’ olması konusunda ısrarcı olduklarını kaydederken, Türkiye’nin ise Soçi Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirtti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Türkiye’nin, silahsızlandırılmış bir bölgenin kurulması konusundaki İdlib anlaşmasını uygulamak için “pratik adımlar” attığı kaydedildi. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, bölgenin silahsızlandırılması sürecinin başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ancak bunun geçici bir önlem olduğunu, Suriye topraklarının tamamını terörizmden kurtarmak gerektiğini vurguladı.
Bogdanov dün gazetecilere verdiği röportajda, “Bölgenin silahsızlandırılması için yapılan hazırlıklar, Putin ve Erdoğan arasında Soçi’de varılan anlaşmaya uygun olarak yürürlüğe girdi” dedi. Bogdanov, Rusya’nın silahsızlandırılmış bölgenin geçici olmasında ısrarcı olduklarını da ifade etti.
Moskova’nın, ‘terörist grupların bölgeden çekilmeye başladığı yönündeki Ankara’nın açıklamalarına güvendiğini’ de belirten Bogdanov, bu husustaki Rus-Türk temaslarının devam ettiğini vurguladı. Rus diplomat, ‘İdlib, Astana ve Soçi’deki Rus-Türk zirvesinin sonuçlarının da aralarında bulunduğu, Suriye hakkındaki bütün anlaşmaların bütünüyle uygulanacağını’ kaydetti. Bogdanov, Suriye topraklarının tamamının terörizmden kurtarılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Mihail Bogdanov, İdlib’de insan koridorlar açma konusunun ise Rusya, Türkiye ve İran arasında istişarelerin sürdüğünü belirtti.
“Uçağımızın düşürülmesi konusunda İsrail’le temas halindeyiz”
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, Suriye hava savunma sistemi tarafından Akdeniz’de düşürülen ve 15 Rus mürettebatın hayatını kaybettiği uçakla ilgili de açıklamalarda bulundu. Bogdanov, Rus uçağının düşürülmesi konusunda İsrail ile sürekli temas halinde olduklarını da söyledi.
“3 şart sağlanana kadar Suriye’deyiz”
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Perşembe günü yaptığı açıklamada, 3 şart sağlanana kadar Suriye’de kalmayı sürdüreceklerini kaydetti. Temsilci, “Başkan Trump tüm koşullar yerine gelene kadar Suriye’de kalmamızı istiyor. 3 koşulun yerine gelmesi gerekiyor. Suriye’de askeri çatışmanın sonlanması, Suriye halkına yakışır bir siyasi çözümün yeniden canlandırılması ve İran’ın komutasındaki tüm güçlerin Suriye’nin tamamından çıkartılması.” şeklinde konuştu.
Jeffrey, İdlib’deki mevcut durumun “dondurulmuş” olduğunu söyledi. Ayrıca bunun, Rus ve Türk devlet başkanları arasındaki yakın tarihli anlaşmanın sonucu olarak gerçekleşen olağanüstü bir durum olduğu değerlendirmesinde bulundu. Washington’ın mevcut durumun devam etmesini sağlamak için baskı yapmaya devam edeceğini kaydeden Jeffrey, Rusya’nın Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’i desteklemeyi bırakması gerektiğini söyledi. Jeffrey, Rusya’nın istikrarsızlıkla birlikte ekonomik olarak bir çöküşe doğru sürüklendiğini belirterek, bu desteğin Moskova’ya çok pahalıya mal olacağına dikkat çekti.
Jeffrey, ülkesinin, Suriye Cumhurbaşkanı’nın çatışmayı kazandığına inanmadığını söyledi ve “Petrol ve doğal gaz kaynaklarına erişim dışında hiçbir ekonomik faaliyetin olmadığı ölü bir devlete başkanlık ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
Ruslardan ‘Suriye 3 bölgeye ayrıldı’ yorumu
Öte yandan, Rus medyası “Suriye’nin pratik olarak üç etki alanına bölündüğü” haberine yer verdi. Gazeta.ru, İdlib’le ilgili Soçi Anlaşması sonrasındaki mevcut durum hakkında uzmanların düşüncelerini aktardı. Ayrıca, İran’ın hiçbir zaman Suriye’den çekilmeyeceği ve Ortadoğu’nun diğer alanlarında olduğu gibi, üzerindeki baskı ne kadar büyük olursa olsun, Suriye’deki askeri varlığını sürdürme isteğinin artacağı belirtildi.
Suriye’ye ilişkin yorum yapan uzmanlar, “Rusya ve Türkiye Cumhurbaşkanları arasındaki anlaşmalara rağmen, şu anki durum, Suriye’nin fiili olarak en az üç etki alanına bölündüğünü gösteriyor: Fırat’ın doğusu, aralarında İdlib’inde bulunduğu ABD’nin kontrolü altında olan alanlar ve Türkiye’nin nüfuzunun etkin olduğu kuzeydeki bazı bölgeler. Geri kalan ise İran’ın ve dolayısıyla Beşşar Esed hükümet güçlerinin nüfuzu altında” yorumunda bulundu.
Bazı uzmanlar, İran’ın bazı Suriye topraklarından sınırlı bir şekilde çekilmesini mümkün görürken, genel algı büyük oyuncuların hiçbirinin yakın gelecekte pozisyonlarından vazgeçmeyeceği yönünde. İran’ın bazı Suriye topraklarından sınırlı bir şekilde çekilmesini mümkün gören uzmanlar ise ‘İran’ın varlığının, 4 Kasım’da kabul edilmesi beklenen ABD yaptırımlarından ciddi şekilde etkilenebileceğini’ düşünüyor. İran ekonomisine ciddi zarar verebilecek olan bu durum, Tahran’ın yurtdışındaki birçok silahlı oluşumlara asker ve kaynak sağlama kapasitesi hakkındaki soruları da gündeme getiriyor.