Rusya’nın referandumdaki etkisini azaltmayı uman ABD Savunma Bakanı Makedonya’da
ABD Savunma Bakanı James Mattis, Makedonya’nın isim değişikliği konusunda yapılacak referandumda, taraflara destek vermek ve bu konuda Rusya’nın etkisini azaltmak üzere dün Makedonya’nın başkenti Üsküp’e gitti. ABD Savunma Bakanı Mattis, Üsküp’e giderken uçakta verdiği demeçte, Makedon halkını
ABD Savunma Bakanı James Mattis, Makedonya’nın isim değişikliği konusunda yapılacak referandumda, taraflara destek vermek ve bu konuda Rusya’nın etkisini azaltmak üzere dün Makedonya’nın başkenti Üsküp’e gitti.
ABD Savunma Bakanı Mattis, Üsküp’e giderken uçakta verdiği demeçte, Makedon halkının NATO ile AB üyesi ‘demokratik ülkeler’ arasına katılarak, ekonomik fırsatlar ve güvenlikle hayatlarının değişebileceğini ve bu yüzden isim değişikliği oylamasının çok önemli olduğunu söyledi. Mattis, “Ancak bunun kararını, Makedonyalı dostlarımız verecek. Hangi kararı verirlerse versinler, buna saygı duyacağız” ifadelerini kullandı.
Dün Üsküp’e ulaşan James Mattis, Makedonya Başbakanı Zoran Zaev ve Makedonyalı mevkidaşı Radmila Şekerinska’nın yanı sıra bu anlaşmaya karşı çıkan sağ milliyetçi görüşe yakın Makedonya Cumhurbaşkanı Gyorge Ivanov’la da bir araya geldi.
Zaev: Makedonya için NATO ve AB entegrasyonunun alternatifi yok
Görüşme sonrası Makedonya Başbakanı Zaev, “Makedonya için NATO ve AB entegrasyonunun alternatifi yok. Bunu vatandaşların büyük çoğunluğu da onaylıyor” şeklinde konuşurken, Savunma Bakanı Şekerinska ise bir ABD savunma bakanının 14 yıl aradan sonra ilk kez ülkeye ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatarak, altı ay içinde iki ülke savunma bakanlarının Washington ve Üsküp’te olmak üzere iki kez bir araya geldiğini ve bu durumun, ülkenin bağımsızlığından beri bir ilk olduğuna dikkat çekti.
Mattis: ‘Hoşgeldiniz’ demeye hazırız
ABD Savunma Bakanı ise, Makedonya’nın NATO’ya katılmasıyla “tarihteki en başarılı İttifak’ta eşit bir yere sahip olacağını” belirtti. Mattis, “Suriye’den Ukrayna’ya, bu değerleri azaltmaya çalışanlara karşı baskıdan kurtulma ve toprak bütünlüğünün uygulanması yönünde kendini adamış bir İttifak’a katılıyorsunuz” sözleriyle, isim vermeden Rusya’yı eleştirdi. Mattis sözlerini, Başbakan Zaev, sizlere 30. üye ülke olarak ‘Hoşgeldiniz’ demeye hazırız” sözleriyle tamamladı.
Öte yandan Mattis, Üsküp’teki temasları kapsamında Makedonya Cumhurbaşkanı Gyorge Ivanov tarafından da kabul edildi. Ivanov’un, görüşmede, ülkenin AB ve NATO üyeliğinin stratejik hedefleri olduğunu belirterek, “NATO’da olmasak da silahlı kuvvetlerimiz NATO’ya uyumludur. Bu yüzden ABD’ye minnettarız” ifadelerini kullandığı açıklandı.
Mattis: Rusya, Makedonya’daki referandumu engellemeye çalışıyor
Washington, NATO’nun Doğu Avrupa ve Balkanlar’a yayılmasına karşı çıkan Rusya’yı, sosyal ağlar aracılığıyla Makedonyalı seçmenleri etkisi altına almak üzere Makedonya’da isim değişikliği karşıtı kampanya yürütmekle suçluyor.
Mattis de ‘Rusya’nın nüfuz kampanyaları’ olarak isimlendirdiği çalışmalarla, eski Yugoslav Cumhuriyetlerinden biri olan Makedonya’da, seçmenleri yanıltmaya çalıştığını vurguladı. Moskova’nın referandumda Rus yanlısı gruplara fon sağladığı konusunda şüphesinin olmadığını söyleyen Mattis, “Rusya’nın başka birçok ülkede yaptığı şeyi yapmaya çalıştığını görmek istemiyoruz” şeklinde konuştu.
Referandum 30 Eylül’de
Öte yandan Yunanistan ile Makedonya arasında uzun yıllardır yaşanan ‘isim sorununun’ çözümüne ilişkin, ülkenin adının ‘Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’ olarak değiştirilmesini öngören anlaşma, 17 Haziran’da imzalanmıştı. Makedonyalılar, NATO ve Avrupa Birliği’ne (AB) katılmalarının önünü açmak için Yunanistan’la imzalanan söz konusu anlaşma çerçevesinde, ülkelerinin isminin ‘Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’ olarak değiştirilmesi konusunda 30 Eylül’de yapılacak referandumda oy kullanacak.
Yunanistan, Makedonya’nın 1991 yılında Yugoslavya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana ‘Makedonya’ adını kullanmasına karşı çıkarak, ‘Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti’ olarak adlandırıyordu. Antik Yunanların adı olan ‘Makedon’ kelimesinin başka bir devletin ismi olarak kullanılmasını istemeyen Atina, isim krizi sebebiyle 2.1 milyonluk nüfusa sahip, bu küçük Balkan ülkesinin NATO ve AB üyeliğini veto ederek önünü kapadı.
Bu arada, 2017 yılında bir başka Balkan ülkesi olan Karadağ, Rusya ve Karadağlıların bir kısmının şiddetle karşı çıkmasına rağmen NATO’ya üye olmuştu.
Rusya, Ukrayna ve Avrasya’dan Sorumlu ABD Savunma Bakan Yardımcısı Laura Cooper, Moskova’nın referandumda Makedonyalıların isim değişikliğini onaylamalarını engellemek için bazı seçmenlere mali destekte bulunduğu ve Rusya yanlısı gruplara fon sağladığını öne sürüyor. Cooper gazetecilere verdiği demeçte, “Şu anda Makedon halkını kandırmaya ve tutumlarını değiştirmeye zorlamaya ve diğer kötü niyetli etkilerle onları aldatmaya çalışıyorlar. Rus hükümeti, resmi olarak başka bir ülkeyi ikna etmeye çalışıyor. Fakat bu, hızla manipülasyona ve tehditlere dönüşmeye başladı” ifadelerini kullandı.
Rusya Üsküp Büyükelçisi’nden Batı’ya suçlama
Öte yandan ‘Nova Makedonija’ adlı siteye geçtiğimiz Ağustos ayı sonunda bir röportaj veren Rusya Üsküp Büyükelçisi Oleg Şçerbak, Batı’yı, Makedonyalı seçmenler üzerinde ‘büyük bir medya baskısı ve psikolojik baskı’ oluşturmakla suçladı.
Referandum anketlerinde “Evet” oyları önde
Diğer yandan özellikle büyük televizyon kanalları başta olmak üzere Makedonya medyasında yer alan referandum anketlerinde ‘evet’ oyları daha fazla destekleniyor.
Bununla birlikte muhalefetteki sağ milliyetçi parti, İç Makedon Devrimci Örgütü – Makedonya’nın Ulusal Birliği Demokratik Partisi (İMDÖ) seçmenleri kendi görüşleri doğrultusunda oy kullanmaya çağırarak, sosyal ağlardaki referandumu boykot kampanyasına katılmadı.
Makedonya Anayasasına göre, referandum, danışma amaçlı yapılır ve parlamento, oylama sonucunda çıkan üçte ikilik çoğunluk kararını kabul etmek zorundadır.
Öte yandan Ekim 2004’te ABD eski Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in ardından Makedonya’yı ziyaret eden ilk ABD’li savunma bakanı olan James Mattis, “Biz sadece Makedonyalı dostlarımızın geleceği için nasıl oy kullandıklarını görmek istiyoruz. Başka bir tarafın karar verdiği bir geleceği değil” şeklinde konuştu.