Rusya’nın sınavı ve Güney Suriye
Moskova’nın, Eylül 2015’te Esed rejiminin ve Tahran’ın yanında Suriye’deki çatışmaya doğrudan iştirak etmesinin ardından karşı karşıya kaldığı en zor stratejik sınavı geçmek için diplomatik bir mucizeye ihtiyacı var. İki yıldır Suriye’de İran’ın çıkarlarıyla İsrail’in milli güvenlik talepleri arasın
Moskova’nın, Eylül 2015’te Esed rejiminin ve Tahran’ın yanında Suriye’deki çatışmaya doğrudan iştirak etmesinin ardından karşı karşıya kaldığı en zor stratejik sınavı geçmek için diplomatik bir mucizeye ihtiyacı var. İki yıldır Suriye’de İran’ın çıkarlarıyla İsrail’in milli güvenlik talepleri arasında uyum göstermeyi başaran Moskova, Güney Suriye sınavını geçebilmek, Suriye’yi ve bölgeyi Suriye toprakları üzerindeki İran-İsrail savaşından koruyacak nispeten makul bir sonuca ulaşmak için yoğun bir siyasi çaba gösteriyor.
Herkes, bu savaşın diğer devletlere sıçramasından endişeleniyor. Zira Rusya’nın yardımıyla Esed güçlerinin askeri ilerleyişi, Guta işgalinin ardından Tahran ve Tel Aviv’i 1974 yılında İsrail ve Suriye arasında imzalanan ateşkes hattı boyunca doğrudan karşı karşıya getirdi. Guta düştüğünden beri İsrail’in Moskova’ya yönelik baskıları arttı. İsrail, Moskova’dan İran’a bağlı milislerin işgal altındaki Golan Tepeleri’ne ve Dera şehrine yaklaşmalarını engellemesini istiyor.
Moskova ve Şam, yeniden kontrol altına almak maksadıyla bu bölgelere askeri bir operasyon düzenlemek için hazır olduklarını ilan etmelerinin ardından İsrail gerilimi had safhaya ulaştı. Bu da İranlı milislerin söz konusu askeri operasyona katılacağından dolayı Tel Aviv’in endişelenmesine yol açtı. Bu durum, Şam’ın yapmayı planladığı askeri operasyon için Moskova’nın sağlayacağı siyasi ve askeri cepheden istifade ederek İran’ın İsrail sınırına yaklaşmasına olanak tanıyor.
Bunun üzerine Tel Aviv, Moskova’yla yapılan güvenlik anlaşması kapsamında İranlı milislerin operasyona katılmasının engellenmesi şartıyla Esed güçlerinin Güney Suriye’de yeniden konuşlanmasını kabul ettiğini deklare etti. Bu anlaşmayla Moskova, Tel Aviv’in Esed güçlerinin ateşkes hattının doğusunda konuşlanmasını onaylaması karşılığında Tahran’ı Golan Tepeleri’nden 25 ila 40 km uzakta kalmaya ikna edecek. Ayrıca Tel Aviv, Esed rejiminin çatışmasızlık hattına yakın bölgelerde araç-gereç ve asker sayısı artışına olan ihtiyacını da göz önünde bulunduracak. Önceden Tel Aviv, Esed rejimine askeri araçlarını B sınır hattının doğusundan 7 km uzakta tutmasını ve sayıları 100’ü geçmeyen her 3 Suriyeli asker için sadece bir tane silaha müsaade etmesini kabul etmişti. Suriyeli askerler, batısında A sınır hattının bulunduğu tampon bölgenin doğu sınırını oluşturan hat boyunca mevzilenmişlerdi ki A sınır hattında İsrail’e ait işgal güçleri konuşlanmaktadır.
Güney Suriye sınavı, Rus-İsrail ve Rus-İran ilişkilerini tehlikeye sokuyor. Bu sınav, yakında Rus nüfuzunun gerçek hacmini ve düşman müttefikleri arasındaki zorlu krizi yönetmede Kremlin’in gücünü gün yüzüne çıkartacak. İki seçenek arasında kalan Moskova, Güney Suriye meselesinin çözümünü araştırmaya başladı. Bu çözüm, Tahran’a Suriye’nin bir bölümünde askeri varlığını sürdürmesine imkân tanıyor. Amaç ise sadece Esed rejimini korumak. Bu amaç, işgal altındaki Filistin ve Ürdün sınırından uzakta Moskova’yla Tel Aviv arasındaki en büyük ortak paydayı oluşturuyor. Bu, milli güvenliği konusunda endişelenen Tel Aviv’in isteğidir. Moskova, başarılı olması halinde iki tarafı da razı edecek ve İsrail’in Suriye’deki İran üslerine yönelik düzenlediği hava saldırılarını sınırlayacak bir çözüme ulaşmayı ümit ediyor. Zira İran, İsrail’in düzenlediği saldırıları sert bir şekilde kınadı. Bu saldırılar, Moskova’nın Washington ve Tel Aviv’in çıkarları için Suriye’de Tahran’la olan ittifakından vazgeçtiği yönünde İran medyasında şüphelere yol açtı. Bilindiği üzere İran, Golan Tepeleri’ne ve güney bölgelere atıfta bulunmaksızın daha çok Suriye’deki İran varlığının önemine yönelik resmi açıklamalarda bulundu.
Rusya, bütün yabancı güçlerin Suriye’den çekilmesiyle ilgili olarak son zamanlarda çelişkili ve belirsiz açıklamalar yaptı. Rusya, bazı açıklamalarında İran’ın varlığından önce ABD’nin varlığına işaret etti. Ayrıca Beşşar Esed’in Dışişleri Bakanı Velid Muallim, Suriye’deki İran varlığının meşru olduğunu ve İran’ın Esed rejiminin resmi talebi üzerine geldiğini ifade etti. Tahran, bu açıklamalara karşı tecrübeli ve akıllı bir şekilde hareket ederek topu Rus sahasına attı. İran, Rusya’nın Suriye’de kendisine ne kadar ihtiyaç duyduğunu iyi biliyor. Nitekim İran’ın Suriye’deki varlığı, Moskova’yı ABD’nin tuzağına düşmekten koruyor. Zira ABD, Moskova’yı Suriye’de yıpratmak ve Tahran’ın çekilmesi halinde İran’ın yerini doldurmak amacıyla Rus askerlerini sahada konuşlandırmaya mecbur bırakmak için planlar yapıyor.
Moskova, Suriye’nin güney sınırından uzakta Tahran güçlerinin yeniden konuşlanmasını onaylayabilecek İran pragmatizmine ve “İran güçlerini uzaklaştırma noktasında Rus yöntemi, geçmişe göre daha olumlu” diyen İsrail’in müspet tutumuna oynuyor. Başarılı olması halinde Moskova, yeni “İrangate” aracılığıyla mucizesini gerçekleştirmiş olacak. Yoksa Tahran’da saldırıyı en güzel savunma aracı olarak görenler var.