Sadeddin İbrahim, Mısır’da yeniden öfkenin merkezinde
Kahire’de bulunan Amerikan Üniversitesi İbni Haldun Araştırma Merkezi’nde Sosyoloji Profesörü olan Sadeddin İbrahim, İsrail’in başkenti Tel Aviv’deki Moshe Dyan Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen bir çalıştayda yaptığı konuşma nedeniyle, yeniden Mısır Halkı’nın öfkesine h
Kahire’de bulunan Amerikan Üniversitesi İbni Haldun Araştırma Merkezi’nde Sosyoloji Profesörü olan Sadeddin İbrahim, İsrail’in başkenti Tel Aviv’deki Moshe Dyan Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen bir çalıştayda yaptığı konuşma nedeniyle, yeniden Mısır Halkı’nın öfkesine hedef oldu.
Siyasetçi ve yazarlar, söz konusu çalıştaya katılmanın ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs kararının karşısında duran Arap ülkelerinin öfkesine sebep olduğunu belirtirken, Şarku’l Avsat’a, konuya dair bir değerlendirme yapan Mısır Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Tarık Rıdvan, “Böyle bir çalıştaya katılmak, Trump’ın Kudüs kararını normalleştirmeye çalışmaktır. Bu kabul edilemez bir durumdur” dedi.
Arap gençlerden İbrahim’e tepki
Profesör Sadeddin İbrahim, önceki gün, Tel Aviv’deki bir üniversitede Arap Baharı üzerine düzenlenen çalıştayın, “Mısır’daki çatışmalar asrından dersler” başlıklı oturumuna katılarak, Mısır’daki siyasi değişimlere dair bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması sırasında İbrahim’e tepki gösteren Arap gençlere ait görüntüler ise sosyal medyada yayınlandı.
Çalıştaya katılan İsrail’in Eski Kahire Büyükelçisi Simon Şamir, burada yaptığı konuşmasında, Mısır’daki 1919, 1952 ve Hüsnü Mübarek’in devrildiği 2011 olaylarından ‘Devrim’ olarak bahsederken, çalıştayda, Siyasi İslam, Radikal Hareketler, Liberal İslam, 25 Ocak devriminde kayıp bir ses olarak el-Vasat Partisi ve 25 Ocak devriminde tarikatların radikal yönelimlere karşı mücadeledeki rolü gibi başlıklar tartışıldı.
“İsrail kapıları bütün Mısırlılara açıktır”
İbrahim’e yönelik eleştiriler üzerine, dün, Facebook’taki resmi hesabı aracılığıyla bir açıklama yayınlayan İsrail’in Kahire Büyükelçiliği, İbrahim’i savunarak, “Mısır ve İsrail arasındaki barış anlaşmasına binaen ülkemizin kapıları bütün Mısırlılara açıktır. Bir Mısırlının İsrail’e ziyarette bulunmasına karşı olmak gerçekçi bir tutum değildir. Bölge halklarının birbiriyle dayanışma göstermesi, bölgede istikrar ve ekonomik kalkınmanın anahtarıdır” ifadeleri kullanıldı. Elçilik, Arap gençlerin Saddeddin İbrahim’e saldırı girişimini ise kınadı.
Mısır’da ise İbrahim’in çalıştaya katılması eleştirilerle karşılandı. Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Tarık Rıdvan, İbrahim hakkında soruşturma açılmasını talep ederek, çalıştaya katılmasının Mısır’ın dış diplomasisine hakaret anlamına geldiğini söyledi.
“Siyonist düşmanla iletişim halinde olmak doğru değil”
Temsilciler Meclisi Üyesi Yusuf el-Akid ise konuya dair yaptığı açıklamada, İbrahim’in Tel Aviv ziyaretinin yanlış olduğuna dikkat çekerek, “Böyle bir zamanda Siyonist düşmanla iletişim halinde olmak doğru değil. Dolayısıyla Sadeddin İbrahim’in, Knesset tarafından herhangi bir İsrail Hükümeti’nin Kudüs üzerine müzakereye girişmesini yasaklayan bir yasayı oyladığı bugünlerde, Siyonist düşmanın düzenlediği bir çalıştaya katılması kabul edilemez bir tutumdur” şeklinde konuştu.
Öte yandan, Avukat Semir Sabri, İbrahim’in vatan hainliği ve İsrail’e işbirliği suçlarıyla Kahire Cinayet Mahkemesi’ne sevk edilmesi talebini içeren bir dilekçeyi Mısır Başsavcısı Nebil Sadık’a sundu.
Sabri tarafından sunulan mahkeme talebinde, “Bilindiği üzere İsrail’deki herhangi bir akademik kurumun programına katılmak, İsrail’in Mısır devletine karşı olan projelerini onaylamak anlamına gelmektedir. İbrahim tarafından yapılan bu ziyaret, barış sürecinden vazgeçen İsrail’in tutumunu gönüllü olarak normalleştirme çabasıdır” ifadelerini kullandı.
İbrahim’e casusluk suçlamasıyla 7 yıl hapis yattı
Mısır Mahkemesi, 2000 yılında, yönetim karşıtı faaliyetler ve ABD adına casusluk suçlamasıyla 7 yıl hapis yatan Sadeddin İbrahim’i serbest bırakmıştı. İbrahim ve İbni Haldun Araştırma Merkezi’nin 27 çalışanı Mısır devletinin imajını karalayan yalan beyanlar verme suçlamasıyla 30 Haziran 2000 tarihinde yeniden gözaltına alınmış ve 40 gün süren soruşturma sürecinden sonra 10 Ağustos 2000 tarihinde tekrar serbest bırakılmıştı.