Şam rejimi 400 DEAŞ militanını İdlib yakınına nakletti
Türkiye ve Rusya arasında İdlib konusunda varılan anlaşmanın uygulanması için geri sayım sürerken Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Suriyeli muhaliflerin son kalesi İdlib’deki askeri varlığını artırıyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) verdiği bilgilere göre Esed rejimine bağlı kuvvetler, Suri
Türkiye ve Rusya arasında İdlib konusunda varılan anlaşmanın uygulanması için geri sayım sürerken Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Suriyeli muhaliflerin son kalesi İdlib’deki askeri varlığını artırıyor.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) verdiği bilgilere göre Esed rejimine bağlı kuvvetler, Suriye’nin doğusundaki Deyrizor kentinde konuşlu 400 DEAŞ terör örgütü militanını sürpriz bir şekilde İdlib yakınlarına nakletti. SOHR, rejimin bu hamlesinin İdlib’deki çözüm sürecini zora soktuğunu bildirdi.
AFP muhabirinin verdiği bilgiye göre TSK’ya ait 35 zırhlı araç ve personel taşıyıcıdan oluşan bir askeri konvoy, önceki gece, İdlib’in doğusundaki Serakıb beldesi yakınlarına konuşlandı.
SOHR, askeri konvoyun Hama’nın kuzey kırsalındaki Şir Meğar beldesi yakınlarında bulunan TSK’ya ait askeri kontrol noktasına ulaştı.
Rejim tarafından İdlib bölgesine 400 DEAŞ militanının nakledilmesinin bölgedeki durumu iyice karmaşık hale getirdiğine işaret eden SOHR, söz konusu militanların Deyrizor’daki çöl arazilerinden bölgeye intikal ettiğine dikkat çekti.
DEAŞ militanlarının İdlib bölgesine giriş yapıp yapmadıklarına dair ise henüz bir bilgi yok.
Konuya dair bir açıklama yapan SOHR Müdürü Rami Abdurrahman, rejim güçlerinin Deyrizor’un doğusundaki Ebu Kemal beldesi yakınlarındaki DEAŞ militanlarıyla uzun müzakerelerden sonra uzlaşıya vardığını belirterek “İranlıların bu uzlaşıdan hedefledikleri şey, Suriye’nin doğusundaki DEAŞ militanlarının bölgeden uzaklaştırılması ve rejim güçleri üzerindeki baskının kaldırılmasıydı” dedi.
Uzlaşma sonrası DEAŞ terör örgütünün militanlarını İdlib bölgesine kaydırmayı talep ettiğini aktaran Abdurrahman, İdlib’e gönderilenler arasında Suriyeli ve yabancı militanların da olduğunu kaydetti.
Suriye’de kontrol altında tuttuğu toprakların neredeyse tamamında Rusya destekli Esed rejimi ile ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) kaptıran DEAŞ terör örgütü var. Söz konusu unsurlar Deyrizor ve Fırat Nehri’nin doğu yakasındaki bazı bölgelerde tutunmaya devam ediyor.
Örgüt, son birkaç ay içinde İdlib’de bulunan muhalif liderlere yönelik suikastları üstlenmişti.
SOHR Müdürü Rami Abdurrahman’a göre İdlib bölgesindeki DEAŞ unsurlarının sayısının artması bölgedeki güvenlik boşluğunu derinleştirebilir ve Türkiye ile Rusya arasında varılan anlaşmayı reddeden radikal grupların gücünü artırabilir.
Avrupa Üniversitesi Enstitüsü’nde çalışan Radikal Örgütler Uzmanı Toure Haming de Esed rejiminin kendisine karşı savaşan bütün unsurları aynı bölgeye toplamaya çalışıyor olabileceğini ifade etti.
Haming, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede “İdlib’de DEAŞ militanlarının sayısının artması Esed rejiminin bölgeye operasyon düzenlemek için uluslararası aktörleri ikna etmesine yardımcı olabilir” ifadelerini kullandı.
Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib bölgesi, muhalif grupların oluşturduğu Ulusal Özgürleştirme Cephesi ile el-Kaide’nin eski Suriye uzantısı Nursa Cephesi’nin önderliğinde kurulan askeri koalisyon Heyetu Tahriru’ş Şam (HTŞ) arasında paylaşılıyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17 Eylül’de Rusya’nın Soçi kentinde gerçekleştirdikleri ikili zirve sonrasında İdlib’de 15 Ekim’e kadar 15-20 kilometre derinliğinde ağır silahlardan arındırılmış bir bölge oluşturulması konusunda anlaşmaya varmıştı.
Anlaşma, Esed rejimi ve muhalif gruplara bağlı kuvvetlerin karşılıklı olarak ağır silahlarıyla birlikte İdlib çevresindeki 15-20 kilometrelik bir hattan çekilmesini ve söz konusu hatta Rus ve Türk kuvvetlerinin konuşlanmasını ön görüyor.
HTŞ, anlaşmaya dair henüz net bir tavır takınmazken İdlib’de faaliyet gösteren radikal Hurras Ed Din örgütü anlaşmayı tanımadığını ilan etti.