Sana, Husilere karşı sessiz bir yanardağ gibi bekliyor
Yemen’in başkenti Sana’nın güneyindeki Hadda Caddesi’ndeki bir dükkanda çalışan görevli, “Üç milyondan fazla kişini yaşadığı Sana şehri, Husi komutanlarının kontrol ettiği büyük bir hapishane haline geldi” sözleriyle şehirdeki durumu özetliyor. 37 yaşındaki bir diğer va
Yemen’in başkenti Sana’nın güneyindeki Hadda Caddesi’ndeki bir dükkanda çalışan görevli, “Üç milyondan fazla kişini yaşadığı Sana şehri, Husi komutanlarının kontrol ettiği büyük bir hapishane haline geldi” sözleriyle şehirdeki durumu özetliyor.
37 yaşındaki bir diğer vatandaş ise eski Cumhurbaşkanı Ali Salih’in ölümünden ve dördüncü ayına basan ayaklanmaların ardından her şeyi kontrol altına alan Husi milislerin artan baskısından yakınıyor. “Şehirdey ne anayasa ne kanun ne de merhamet var” sözleriyle durumun vehametini açıklıyor.
Şehirde Yemeli vatandaşların çalıştığı dükkanlar yakılmış, Salih yandaşları ile Husi milisleri arasındaki şiddetli çatışmalar bitmiş durumda.
Sana’ya giren Şarku’l Avsat, milisler tarafından ele geçirilen şehirdeki gündelik hayatı yerinde gözlemledi. Vatandaşların büyük bölümü, verdikleri demeçte güvenliklerini korumak adına isimlerini söylememeyi tercih ettiler.
Sana’da baskı ve sefalet artıyor
Sana’da dolaşırken vücuttaki adrenalin seviyesinin yükselmesi kaçınılmaz. Fotoğraf çekimi, örgüte bağlı Milli Güvenlik tarafından önceden verilen izin haricinde kesinlikle yasak.
Şehrin dört bir yanında yıkılmış evler, kırılmış camlar, yakılmış dükkanlar, yıkık duvarlar, füze ve mermi izleri var…
Bir elektronik mağazasında çalışan 25 yaşındaki Muhammed, aldığı tüm fotoğrafları ve mesajları “şüpheye neden olabilecek herhangi bir nedenle” taradığını, Husi milislerin telefonlarda örgüte karşı olduğunuzu ya da eski Cumhurbaşkanı ve Genel Halk Kongresi Partisi’ni desteklediğinizi belirten deliller görmek istemediğini söylüyor.
Eğitim alanında çalışan 33 yaşındaki İbrahim de gençlerin eski Cumhurbaşkanı’nın ve partisinin kutlamalarına katılmaya hevesli olduğunu ve telefonlarının bu görüntülerle dolu olduğunu belirtiyor. Kendisinin işe ya da alışveriş yapmak için dışarı çıkarken telefonunu yanında taşımamayı tercih ettiğini söylüyor.
Okulların, camilerin ve köprülerin duvarları Husilerin sembollerinin etkisi altında. Şehirde Humeyni’nin ve örgütün sesinden başka hiçbir ses yükselmiyor.
Şarku’l Avsat’a konuşan ekonomistler, örgütün reklam sloganlarına ve yayınlarının baskısına yılda en az 50 milyar riyal (yaklaşık 20 milyon dolar) harcadığını tahmin ediyor.
Çöp kutularında yiyecek arayan bir kadın ya da çocuğu görmek, yol kavşaklarında, pastanelerin çevresinde ya da pazarların giriş ve çıkışlarında mendil satanlarla karşılaşmakartık olağanüstü bir manzara değil. Sana sokaklarında binlerce çocuk ve yaşlı açlık çekiyor.
Ayaklanmaların ardından yakıt fiyatları rekor seviyeye yükselmiş durumda. Şehrin kuzeyindeki bir yakıt istasyonu çalışanı, 20 litre benzinin fiyatı 9 bin Yemen riyaline (yaklaşık 36 dolar) ulaşmasının sebebinin Husiler tarafından belirlenen çok yüksek ücretlerden kaynaklandığını gerekçe gösteriyor.
Önceden Cumhuriyet Muhafızları güçlerinde asker olan 27 yaşındaki Samir, milislerin Sana’yı kontrol altına almalarından bu yana, başkentin doğusundaki pazarda sebze meyve satmaya başladığını ve zavallı vatandaşların elinde hiçbir şey olmadığını söylüyor. Samir, “Sana artık Sana değil” diye de ekliyor.
Uluslararası kuruluşlar tarafından sağlanan insani yardımlar çeşitli tesislere yayılmış durumda. Bir hükümet kaynağına göre söz konusu yardımlar çoğunlukla Sana halkına ulaşmıyor.