Serrac yanlısı milisler arasında kriz derinleşiyor
Kahire: Cemal Cevher Libya’nın başkenti Trablus’u kontrolü altında bulunduran uluslararası mutabakat hükümeti başkanı Fayiz es-Serrac yanlısı milisler arasındaki anlaşmazlıklar artıyor. Milisler birbirlerini Trablus’a uyuşturucu sokmakla suçluyor. Söz konusu durumun silahlı milisler arasında çıkar ç
Kahire: Cemal Cevher
Libya’nın başkenti Trablus’u kontrolü altında bulunduran uluslararası mutabakat hükümeti başkanı Fayiz es-Serrac yanlısı milisler arasındaki anlaşmazlıklar artıyor. Milisler birbirlerini Trablus’a uyuşturucu sokmakla suçluyor. Söz konusu durumun silahlı milisler arasında çıkar çatışmadan kaynakladığı belirtiliyor.
Ulusal Mutabakat Hükümeti’ndeki savunma bakanlığına bağlı olan ve Kaniyat milisleri olarak bilinen Tarhuna 7. Piyade Tugayı duruma ilişkin açıklamada bulundu. Başkentin güneyindeki en-Nevahi el-Erba’ ve Kasr bin Aşir bölgesindeki güvenlik alarmı sebebiyle es-Serrac’ın kendi güçlerine kattığı ve her ay hükümet tarafından maaşları verilen Trablus milisleri arasında krizin fitilini ateşlediğini belirtti.
Kaniyat milisleri tarafından yapılan açıklamada söz konusu bölgelere giden ve başkenti koruyan yolların kapatılmasının ardından 7. Piyade Tugayı’nın karanlık planları olan şebekelerin önünde engel olması ve tugayın gençlerin aklının karıştırmak ve başkente kaos getirmek için yapılan uyuşturucu kaçakçılığını engellemesine dikkat çekildi. Bu nedenle Trablus devrimcileri ve en-Navasi tugaylarına bağlı milisler tarafından Tarhuna 7. Piyade Tugayına ait merkezlerin hedef alındığı belirtildi.
Kaniyat milislerinin facebook üzerinden yaptığı açıklamanın devamında “saldırıyı gerçekleştiren zalim gruplar ülkede güvenlik ve istikrar değil kaos istiyorlar” denildi. Vatandaşların güvenliğine zarar vermek isteyenlere çok sert bir şekilde karşılık verileceği kaydedilen açıklamada “Çocukları bu zalim milislere bağlı olan ailelerden, çocuklarına içinde bulundukları milislerden ayrılmalarını tavsiye etmelerini ve onları doğru yola yönlendirmelerini istiyoruz” ifadesi kullanıldı. Açıklamanın devamında “Zalim milislerin başkanlarının gündeminde dış mihraklı planlar var ve tek hedefleri gençlerin aklını tahrip ederek onları bu vatanın çocuklarına karşı savaşmaya itmek” denildi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Heysem el-Tacuri liderliğindeki Trablus Devrimcileri Tugayı, Aile Kaddur önderliğindeki en-Navasi Tugayı, Abdurrauf Kare başkanlığındaki Özel Caydırıcı Güç Tugayı ve merkezi emniyete bağlı Abdulgani el-Kakli liderliğindeki Ebu Salim Birliği başkenti kontrolü altında bulunduran en büyük silahlı milisler olarak ön plana çıkıyor.
Söz konusu milislerden dördü Trablus’un güneyindeki düşman grupları bölgeden çıkardıktan iki ay sonra, 2017’nin mart ayında Trablus’un merkezini ele geçirmişti. Trablus’ta tek muhalif güç Tacura bölgesinde bulunuyor.
Başkanlık Konseyi, en-Navasi ve Özel Caydırıcı Güç Tugayları’na büyük destek veriyor. Söz konusu iki silahlı grup, Suk el-Cuma bölgesinde konuşlanırken konseyin bulunduğu deniz üssü etrafındaki bölgeyi kontrolü altında tutuyor. Özel Caydırıcı Güç Tugayı da başkentte faaliyette olan tek havalimanını elinde tutuyor.
Ülkenin doğusundaki bir güvenlik kaynağı yaptığı açıklamada “Başkentteki silahlı milisler bölgedeki sosyal, siyasi ve ekonomik hayata korkunç bir şekilde sızmış durumdalar” ifadesini kullandı. Kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamanın devamında şunları söyledi:
“Trablus’u yok etmeden önce bu grupların hızlı bir şekilde kontrol altına alınması ve siyasi liderlerden onlarla birlikte olanların hesaba çekilmesi gerek. Ülkemizdeki akıl önderleri bu gibi milislere güvenilmesi, milislerin emniyet birimine dahil edilmeleri ve onlara imtiyazlar tanınmasından kaynaklanacak tehlikeler konusunda daha önceden uyarıda bulunmuştu. Biz şimdi söz konusu yanlışların sonuçlarını görüyoruz. Zaman zaman çatışmalar ve yıkımlarla karşı karşıya kalıyoruz.”
Kaniyat milisleri ise yaptığı açıklamada kendini savunarak “7. Piyade Tugayı başkanlık konseyine bağlıdır. Varlığı meşrudur ve kanunlara uygundur” dedi. Açıklamada Kaniyat milislerinin en-Navahi el-Erba’ bölgesinde konuşlanmasının 13 Ağustos 2018’de yapılan istisnai toplantıda Başkanlık Konseyi ile ortak alınmış bir karar olduğu ifade edildi.
El-Kaniyat milisleri de Başkanlık Konseyi’nden bir talepte bulunarak Konsey’e bağlı birimlerde, özellikle de Trablus’un güvenliğine zara veren konulardaki yetki karmaşasına çözüm bulunmasını istedi. Kaniyat milisleri Konsey’e yetki karmaşasının çözüm sürecinde bölgedeki siyasi ve sosyal durumun yanı sıra kentin coğrafi konumu ve hassasiyetini göz önünde bulundurması çağrısında bulundu.
El-Kaniyat milisleri tarafından yapılan açıklamanın sonunda şunlar söylendi:
“Genel olarak Libya, özel olarak da Trablus’taki halkımızın içi rahat olsun. Aileniz ve en-Navahi el-Erba ve Tarhuna bölgesindeki doğal uzantınız Trablus’ta askeri çatışma yaşanmasının sebeplerinden biri değil. Bölgedeki faaliyetlerimiz size yönelik değil, bilakis Trablus ve en-Navahi el-Erba bölgesi arasındaki idari sınırların güvenliğini sağlamaya yöneliktir.”
Trablus’u kontrolü altında tutan ve es-Serrac tarafından desteklenen milisler siyasetçileri ve aktivistleri kaçırarak yargısız bir şekilde hapse atmakla suçlanıyor. Milislere yöneltilen diğer suçlamalardan biri de Libya yargısına etki etmeye varacak denli siyasete sızmış olmaları.