Serrac:Trablus’un istikrarını tehdit edenleri hoş görmeyeceğiz
Avrupa dışişleri bakanlarının New York’ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda katılacağı Libya krizi konulu bir toplantı öncesinde Trablus’taki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz el-Serrac, hükümetin istikrarını tehlikeye atmama ve ülkedeki siyasi süreci yıkanlara
Avrupa dışişleri bakanlarının New York’ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda katılacağı Libya krizi konulu bir toplantı öncesinde Trablus’taki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz el-Serrac, hükümetin istikrarını tehlikeye atmama ve ülkedeki siyasi süreci yıkanlara karşı sert bir tavır alma çağrısında bulundu.
UMH Başkanlık bürosundan yapılan yazılı açıklamada, Serrac’ın geçtiğimiz Cuma günü Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği belirtildi. Aktarılana göre Mogherini, başkent Trablus’taki şiddet olaylarına değinirken, yaşanan çatışmalarda hayatlarını kaybedenler için de baş sağlığı diledi.
Yapılan yazılı açıklamaya göre, Avrupalı yetkili Serrac’a “BM Genel Kurulu’nun New York’ta düzenleyeceği toplantıda Libya krizinin de AB Dışişleri Bakanlarının toplantı gündeminde olacağını” ifade etti. Mogherini ayrıca, AB’nin Libya halkının yaşadığı bu zor durumun üstesinden gelmesine nasıl destek olacağının masaya yatırılacağını belirtti. Aktarılana göre AB’nin Serrac hükümetine verdiği desteğe dikkati çeken Federica Mogherini, BM Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Ghassan Salame’nin ortaya koyduğu plana da atıfta bulundu.
Avrupalı yetkili tarafından yapılan açıklamada ise “Libya halkının, güvenlik ve barış içinde yaşamayı hak ettiği” belirtildi.
Öte yandan UMH Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz el-Serrac, hükümetinin vatandaşların güvenliğini sağlamak için tüm olanaklardan yararlandığını vurguladı. İstikrarı tehdit edenleri ve vatandaşların güvenliğini tehlikeye atanları hoş görmeyecek ve onlara taviz vermeyeceklerini söyleyen Serrac, demokratik sürece olan bağlılıklarını dile getirdi. Fayiz el-Serrac ayrıca, istikrarlı bir demokratik sivil devlet elde etmeyi amaçlayanlara ve siyasi süreci engelleyenlere karşı sağlam bir tavır takınma ihtiyacına vurgu yaptı.
Diğer taraftan İtalya Dışişleri Bakanı Enzo Moavero Milanesi yaptığı açıklamada, Libya’nın ciddi bir duruma tanık olduğunu, ancak ateşkesin de etkin olduğunu belirtti. Milanesi, “Libya bir kriz senaryosu yaşıyor. Çünkü orada bir çatışma hali var. Ancak BM’nin ortaya koyduğu çalışmaların sadece olumlu değil, aksine gerçek toprakları kanıtladığına inanıyoruz” dedi. İtalya Dışişleri Bakanı, “İstikrar, demokrasinin yani seçimlerin uygulanmasının temelidir” dedi.
Aynı şekilde Malta, vatandaşlarına güvenlik dolayısıyla Libya’ya seyahat etmeme ve Libya’daki Maltalılara da ülkeden ayrılma çağrısında bulundu. Malta makamları, Libya’daki terör saldırılarına ve yabancı uyruklu vatandaşlara yönelik kaçırma eylemlerine dikkati çekerken, Malta Dışişleri Bakanlığı da yaptığı yazılı açıklamada, saldırıların “DEAŞ” ve “El-Kaide” gibi örgütlere mensup unsurlar tarafından gerçekleştirildiği uyarısında bulundu.
Öte yandan Ulusal Ordu Komutanı Mareşal Halife Hafter ve orduya bağlı özel kuvvetler komutanı Binbaşı General Nais Boukhamada, Libya’nın güney bölgelerine tahsis edilecek yeni askeri operasyon grubuna komutan atadı.
Boukhamada’nın, güneybatı bölgelerini güvence altına almak, terörist gruplarını ve insan, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı faaliyetlerini ortadan kaldırmak amacıyla askeri güvenlik üssüne konuşlandırılacak olan gruba liderlik etmek üzere görevlendirildiği belirtildi.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) güvenilir kaynaklardan aktardığına göre ise, Libya’daki kaçakçılar, çeşitli uluslararası ajans ve kuruluşlarda çalıştıklarını iddia ediyor.
UNHCR, Libya’da kaçakçılara satıldıklarını söyleyen mültecilerden konuya dair bilgi aldıklarını, denizde yakalanmalarının ardından işkence ve sömürüye maruz kaldıklarını belirtti.
UNHCR Sözcüsü Babar Baloch, AFP’ye yaptığı açıklamada, mülteci ve göçmenleri sömürmek üzere BM çalışanı olduğunu iddia eden kişilerin kimliklerinin hala belirsizliğini koruduğunu, ancak UNHCR’nin konuya dair soruşturmalarını sürdürdüğünü vurguladı. “Yönetimin, bu insanları takip etmelerini istiyoruz” diyen Baloch, bu kişilerin kötü niyetli olduğunu ve genel olarak zayıf insanları aradıklarını ifade etti.
2011 yılında Muammer Kaddafi’nin devrilmesinden bu yana demokratik geçiş sürecinin sekteye uğraması sebebiyle Libya kaosa sürüklendi. Ülke, tüm tehlikelere rağmen yasadışı yollarla Avrupa’ya göç etmek isteyen Afrikalı göçmenler açısından önemli bir geçiş noktası sayılmakta. İnsan kaçakçıları da ülkedeki kaostan istifade ederken, Avrupa’ya ulaşmaya çalışan Afrikalı göçmenlerin de savunmasızlığını artırdılar.