Seyf el İslam Kaddafi ve ihvanın günahı

Seyf el İslam Kaddafi’nin siyasi, İslami cemaatlerle olan deneyimi ve aldatılması. Bu deneyimden istifade edebilmek için olaya şöyle bakmalıyız; Bu tür kuruluşlar barışçıl bir birlikteliği ve toplum barışını tanımaz, yani aynı zamanda uluslararası barış için bir tehdit oluşturmaktadırlar. Çünkü, bu

Seyf el İslam Kaddafi’nin siyasi, İslami cemaatlerle olan deneyimi ve aldatılması. Bu deneyimden istifade edebilmek için olaya şöyle bakmalıyız; Bu tür kuruluşlar barışçıl bir birlikteliği ve toplum barışını tanımaz, yani aynı zamanda uluslararası barış için bir tehdit oluşturmaktadırlar. Çünkü, bu gruplar aşırıcı fikirleri ve geri dönüşüm faaliyetlerini durdurmuyor. Ve ikiyüzlü siyaset planlarını uygulamada, ne bir ittifaka ne de bir müttefike saygı duyuyorlar.

Yani Seyf el İslam Kaddafi’nin serbest kalması, Libya Parlemantosu’nun genel bir af düzenlemesi ile cesur bir adım atması babasının destekçileri ile ulusal uzlaşma yolunda önemli bir adım.

Genel af uygulaması ile serbest kalan Seyf el İslam Kaddafi, İslamcıların 2011 şubatındaki hakimiyetine ışık tutacaktır. Babasının destekçisi devrimci komite üyeleri ve çadır erkeklerinin (Kaddafi’ye yakın) güçlü muhalefetine rağmen 2006 yılının sonunda ‘Libya’nın yarını’ projesini başlatan Seyf el İslam proje kapsamında, Libya hapishanelerindeki tutuklu İslamcıları serbest bıraktırdı. O, uygar ve yenilenebilir Libya vizyonunu Albay Kaddafi’siz görüyordu. Rejimin kamu görevlileri ve devrim muhafızları ile hatta baba Kaddafi’nin kendisi ile sık sık çarpışmasına neden oldu. Seyf, projenin marjinalleşmesini ve ayaklarının altındaki halının çekildiğini gördü. Baba Kaddafi, yetki dışı çadır erkeklerini ve güvenlik makamlarının izlerini Libya otoritesinden temizledi. Yazılı anayasadan uzak, parlamentonun otoritesini sınırlamadığı, yasal çalışmaların ve mahkeme kanunlarından bağımsız rakiplerini darağaçlarında tasfiye ettirdiği bir hayat yaşadı.

Seyf el İslam Kaddafi’nin projesine ihvan cemaatinden ayrılanlar katıldı. Cemaatin fahri lideri Ali Salabi, çok kısa bir sürede Seyf el İslam ile arkadaş oldu. Ama onun doğasını ve geldiği hali, Salabi’nin Libya’ya İç Güvenlik Dairesi başkanı ile Seyf el İslam’ın projesine teşvik için görüştüğü toplantıdan sızan görüntüler gösterdi. Salabi, Libya Mücadele grubu lideri Abdulhakim Bilhacın, grubun Müftüsü Sami El Saadi ve Abdulvahhab Kaidin, Vela ve Bera, tekfir ve cihad fikirlerinde iki cemaatin içtihatlarının incelemedeki rolüne katkıda bulundu. Karadavi incelemelere yönetici olarak katıldı. Hatta baba Kaddafi’nin çadırına gitti. İncelemelerin tamamlanması için Salabi ile mahkumlarla diyalog ziyaretleri düzenledi. Tövbe ve düzelme ile iki dindar grubun cezaevinden sonra kamu yaşamına adaptasyon projesi baba Kaddafi’ye sunuldu.

Düzenlemelerin hızla dindar olan ihvan grubu ve Libya mücadele grubu için olduğu ortaya çıktı. Bu iki grubun cezaevinden çıkan unsurları hızlı bir şekilde 2011 olaylarında devlete karşı mücadele eden gruplara dönüştü. Toplanan değerlendirme yazılarının olduğu 600 sayfalık kitapta, aldatılanın sadece oğul Kaddafi olmadığını doğruluyor. Baba Kaddafi’nin hükmünün geri sayımı başlamıştı. Bu terörist gruplar Libya devletini devirmek isteyen bir projenin parçasıydı. Ve kaos yayıldı; sadece Kaddafi devrilmedi, Seyf el İslam Kaddafi’nin de hayali son buldu.

Ancak Seyf el İslam Kaddafi Libya’daki kendi temsilcilerini değiştirme anlayışından siyasi diyalog anlayışında rehin kaldı. Zorluklara ve trajediye rağmen toplum baba Kaddafi’ye dönemez. İkinci bir şey ise; eylül ayının tecrübesi şubat gibi sona erdi. En iyisi vatandaşlık haklarını koruyacak bir devlet anayasasıdır.