Sina ve Yemen’de savaşmak zorunda mıyız?

Her türlü eylemi eleştirmek kolaydır. Ve özellikle de bu eylem insanlara dokunan karmaşık ve devasa, siyasi ve askeri güvenlik işi ise. Yemen’de, Husi-İranlı milislere karşı devam etmekte olan operasyonlara karşı bazı kişilerin yaptığı eleştiriler bu çerçevede ele alınmalıdır. Keza, Mısır&#821

Sina ve Yemen’de savaşmak zorunda mıyız?

Her türlü eylemi eleştirmek kolaydır. Ve özellikle de bu eylem insanlara dokunan karmaşık ve devasa, siyasi ve askeri güvenlik işi ise. Yemen’de, Husi-İranlı milislere karşı devam etmekte olan operasyonlara karşı bazı kişilerin yaptığı eleştiriler bu çerçevede ele alınmalıdır. Keza, Mısır’da ordu ve polisin Sina yarımadasında, özellikle Kuzey Sina’da, DEAŞ’a karşı giriştiği operasyonları da eleştirmek, kolaya kaçmaktır.

Yetti canıma! Burada ne kadar kalacağız? Nereye gidiyoruz? Topların kükremesi, uçakların sesi, makineli tüfeklerin sesleri ve pahalı savaş faturaları ne zaman durur demesi kolay.

Sina ve Yemen’de savaşmak zorunda mıyız?

Suudi Arabistan devletini yok etmeyi şiar edinmiş, Suudi Arabistan’a düşmanlığını ilan etmiş Humeyniciliğin bir üyesi olan Husi çetesi hoş görülebilir mi? Ruhullah Humeyni’nin vasiyeti üzere Suudi Arabistan devletini yıkmayı hedef belleyen ve 1979’dan bugüne kadar görmekte olduğumuz kadarıyla bize düşmanlık besleyen bir Husi çetesinin Suudi Arabistan’ın güney sınırlarına yerleşmesine müsaade etmemiz ve kendileriyle birlikte yaşamamız mümkün mü?

Suudi Arabistan’ın iş işten geçip kan akana kadar bunları ‘görmemezlikten gelmesi’ ‘normal’ midir?

Mısır’dan, Mısır devletini yıkmayı alenen şiar edinen ve ana cemaat lehine sınırları ortadan kaldırmayı hedef belleyen ve Mısır halkının geleceğini karanlık sulara götürmeyi hedef ilan eden DEAŞ’lı, Kaideci ve İhvancı çeteleri görmezden gelmesini isteyebilir misiniz!?

Mısır’da durum buyken, ordusunu felç etmesini isteyebilir misiniz!?

Hatalar mı yapılıyor? Evet, hata yapılır, fakat hata etmek, yapılan her işin ve her hareketin bünyesinde ve fıtratında var.

Geçtiğimiz cumartesi günü, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah El Sisi, ordu ve polisin yardımlaşmasıyla, Sina ile ilgili olarak askeri operasyonunun Şubat ( geçen Şubat) ayı başlarında ve ‘en hızlı şekilde’ sona ereceğine söz verdi. Sisi, Mısır ordusunun düzenlediği ve Sina halkına hitaben yaptığı toplantıda, Sina’da bir kalkınma planının uygulandığını ve 2022 yılına kadar sonuçlarının görüleceğini de söyledi, ve: “Mümkün olan en kısa zamanda görevi bitireceğiz.” dedi. Sisi’nin Sina halkını terörden tenzih etmeye dikkat ederek, “Terörizmin Mısır’ın tüm illerinde bulunduğunu” vurguladı ve “(Sina’da) bu önlemleri almasaydık, Sina’yı kaybedecektik.” dedi.

Mısır Cumhurbaşkanı bu mesajlarını olayı abartan kampanyalara karşı cevaben söylediği açık. Bu kampanyalar bir tek Türkiye ve Katar’da bulunan İhvancı TV kanallarından kaynaklanmıyor, ne istediğini bilmeyen uluslararası hukuk organizasyonlarından da geliyor.

Gerçi, bu organizasyonların ne istediğini anlayan varsa beri gelsin. Sina, DEAŞ’lılara teslim mi edilsin istiyorlar?!

Mısır Ordusu sözcüsü Tamer er-Rifai, İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW)’nün, ordunun teröre karşı askeri harekâtından dolayı Sina’da “insani krize yol açtığı” yönündeki bir raporunu eleştirdi.

Rapor Kuzey Sina halkının durumu hakkında büyük abartılar içeriyordu, elbette, Kuzey Sina’daki durum iyi değil, tabii ki zor, neticede bölgede bir savaş var!

Yemen’i Humeynici çetelerden ve Mısır’ı DEAŞ çetelerinden kurtarmak gerekli bir savaştır. Hassas ve naif adamların burnu sızlasa da hoşlarına gitmese de bu savaş yapılmalıdır.