Soçi’de düzenlenecek olan ‘Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’ Astana’daki toplantıyı gölgede bırakıyor
Astana toplantıları sırasında Moskova, Suriye anayasasını görüşmek üzere Rusya’nın Soçi kentinde düzenlenecek Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’ne dikkat çekmeyi başardı. Astana’nın sonuç bildirgesine göre garantör devletler Türkiye, Rusya ve İran Birleşmiş Milletler liderliğinde Cenevre süreci ç
Astana toplantıları sırasında Moskova, Suriye anayasasını görüşmek üzere Rusya’nın Soçi kentinde düzenlenecek Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’ne dikkat çekmeyi başardı.
Astana’nın sonuç bildirgesine göre garantör devletler Türkiye, Rusya ve İran Birleşmiş Milletler liderliğinde Cenevre süreci çerçevesinde çalışmalarına devam edecek. İkinci olarak Aralık ayında Astana’daki üç garantör ülkenin diplomatları toplanacak.
Esed yönetimi: Türkiye anlaşmayı ihlal etti
Suriye Heyeti’ne başkanlık eden Beşşar el-Caferi, Astana-6 görüşmelerinde belirli bölgelere sadece güvenlik kontrol güçlerinin yerleştirilmesi kararı alındığını ancak Türk ordusunun askeri birliklerle girmesine şaşırdıklarını ve bunun anlaşmayı ihlal olduğunu ifade etti.
Delegasyonda bulunan bir kaynağın Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya göre; Muhalefet, Soçi Konferansı’nı görüşmek için Yüksek Müzakere Heyeti ile görüşecek. Rusya, Cenevre kararlarını bypass edip siyasi görüşmelere başlamak istiyor ve Doğu Guta’ya düzenlediği askeri saldırılarla Astana’daki muhalefete baskı yapmaya çalışıyor. Bu konferansa katılmaları için de bombardımanı yoğunlaştırıyor.
Astana görüşmelerine katılan General Fatih Hasun, konferansı Soçi’de yapma kararı hakkında Şarku’l Avsat’a şöyle dedi: “Bu sorun henüz çözülmedi aksine Cenevre görüşmelerinin bir sonraki turu için Birleşmiş Milletler ile uzlaşılmasına karar verildi “
Soçi’deki toplantıda ABD’nin rolü hakkında muhalefetten bir kaynak Şarku’l Avsat’a, “ABD’li heyet, Riyad-2 Konferansı’na verdiği desteği dile getirirken, Rusların BM’nin uygun gördüğü ve siyasi bir çözüm bulması halinde BM tarafından kabul edilen bir ulusal diyalog konferansının onaylayacaklarını” belirtti.
İnsani yardımlar ulaştırılamıyor
Bir kaynak Şarku’l Avsat’a, tüm gün süren zorlu görüşmelerde, garantör ülkeler arasında özellikle de kuşatılmış bölgelere yapılan yardımların sağlanması ve ateşkesin kurulması gibi birçok konuda başarılı sağlanamadığı söyledi. İran’ın ve rejimin tutukluların dosyalarını masaya yatırma konusundaki önerilere sıcak bakmaması dolayısıyla bir karara varılamadı, dedi.
Esed bırakacak mı?
Adını vermek istemeyen kaynak “ABD delegasyonu muhalefete Washington’un, Beşşar Esed’in görevi bırakması konusunda ısrarcı olmamaları gerektiğini, Esed’in ayrılışının siyasi çözümün doğal bir sonucu olarak gördüklerini” belirtti. Ayrıca “siyasi çözüm konusunda kesin kararlı olduklarını, BM gözetiminde güvenilir ve kapsayıcı bir siyasi süreç olmadan yeniden yapılanma olmayacağını” da sözlerine ekledi.
ABD delegasyonu, muhalefeti tüm toplantılara ve konferanslara aktif olarak katılmaya ve politik bir çözüme ulaşmak için önemli ve önemli kararlar vermeye çağırarak “siyasi sürece girmenin temel ve gerekli olduğunu” vurguladı.
Delegasyon, Suriye ve Irak’taki DEAŞ’ı ortadan kaldırma operasyonlarının sona yaklaştığını vurgularken, ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde herhangi bir Kürt oluşumunu desteklemediğini vurguladı.
Suriye’yi tek bir bütün olarak gördüklerini, bu bölgedeki “DEAŞ”ın sona ermesinin yakın olduğuna işaret eden Delagasyon yetkilileri, Moskova’yı garantör olarak sorumlu olduğu bazı alanlardaki ihlalleri durdurmaya çağırırken, şiddette belirgin bir azalmaya tanık olduğunu gördüklerini ifade etti.
Esed ve Rusya kimyasal silahlardan sorumlu
Ayrıca ABD Delegasyonu açıklamasında “Rusya vetosu, Uluslararası toplumun Esed rejiminin kimyasal silah kullandığı gerçeğini değiştiremeyecektir” ifadeleri kullanıldı.
Kazakistan’a Rus heyetiyle yaptığı görüşmede muhalefet, tartışmalı konuları ele aldı. Şam’ın Humus, Duma ve kırsal bölgelerine insani yardım teslimatı ile ilgili çalışmaları sürdürdüklerini belirtti.
Humus Merkezi Cezaevi’nde önemli insan hakları ihlallerinin olduğu ve Rastan ilçesinde bir tünelde kimyasal maddelerin bulunmasıyla ilgili belgelerin olduğu, iki köy katliamı ile ilgili bir başka dosyanın da Rus yöneticilerin de tüneldeki kimyasal maddelerin kullanımının ve operasyonun sorumlusunu olduğunu doğruluyor.
ABD Delegasyonu açıklamasında dosyaların Birleşmiş Milletler tarafından kabul edildikten sonra olayı soruşturmak için özel bir komisyon kuracağını ve bunları yetkili makamlara iletmeye çalışacaklarını vurguladı.