Sonunda Husilere karşı intifada!
Sonunda Yemenliler yapılması gerekeni yaptı. 21 Eylül 2014 devlet başkanını zorla alıkoyarak, bakanları hapise atarak, Milli Diyalog ve Körfez ülkeleri inisiyatifini çiğneyerek Sana’yı işgal eden Husilere karşı yine Sanaa’da ayaklanma veya intifada başlattı. Tam üç yıl boyunca, çoğunluktaki Yemenlil
Sonunda Yemenliler yapılması gerekeni yaptı. 21 Eylül 2014 devlet başkanını zorla alıkoyarak, bakanları hapise atarak, Milli Diyalog ve Körfez ülkeleri inisiyatifini çiğneyerek Sana’yı işgal eden Husilere karşı yine Sanaa’da ayaklanma veya intifada başlattı. Tam üç yıl boyunca, çoğunluktaki Yemenlileler azınlıktaki Husilerin anayasayı çiğnemesine ve çoğunluğu boyundurukları altına alma stratejik hatasına sabretti, ama daha fazla sabredecek mecalleri de kalmadı Yemenlilerin zira Suudi Arabistan’ın liderliğindeki Arap koalisyonu Yemen topraklarının yüzde seksenini kontrol altına aldıktan sonra, İran’ın doğrudan yardımıyla başkentte tutunan Husiler Sanaa dışındaki yerler’de kontrolü kaybetti. Artık durumlar yaşanılır veya dayanılabilir olmaktan çıktı, Husilerin uzun zaman müttefiki olan ‘Genel Halk Konferansı’ dahi eski müttefiki Husileri cinayet sayılabilecek işleri yapmakla suçladı. Ayrıca, ‘Genel Halk Kongresi’ (GHK) Husileri, çalışanların maaşlarını tam bir yıl boyunca kesmekle, fiyatların şiddetle yükseltilmekle birlikte, tüccarların ve sermaye sahiplerini, bayileri ve perakendecileri tehditle sömürülmekle ve gasp edilmekle, temel gıda malzemelerinin yok edilmesiyle ve büyük miktarlarda zimmete para geçirmekle ve çeşitli mazeret ve bahaneler altında harç almakle, Devletin genel kaynakları ve kamu partisi fonunu yoksullaştırmakla ve insani yardım gelişini engellenmekle suçladı. Bu ve benzeri suçlamalar çok ağırken, Yemen ve Sana halkı tam üç yıl sabretti ve sonunda olan oldu.
Yemenlilerin, özellikle büyük kabilelerin, yapması gerekeni geç yapmaları, geçici de olsa, azınlığın tahakkümü prensibinin ortaya çıkmasına ve güçlenmesine yol açtı. Başkent Sana, vatandaşlarının ayaklanmasını uzun süre bekledi, ayaklanma başlar başlamaz da Husiler paniğe kapıldı. Bu intifada’nın Husileri söküp atacağını söylemek için belki de çok erken, ama şunu hatırlatmakta yarar var, kararsız güçlerin İran’ın etkisinden kurtulmak amacıyla Husileri tamamen atma fikrinden yana olmasıyla, Eylül 2014 yılından beri ilk defa ‘Genel Halk Konferansı’ ve Husiler arasında silahlı ve genel çatışma söz konusu oluyor. Uzun süre iki taraf arasında tarafsızlığını koruyan, fakat intifadada Husilere karşı savaşan güçler kararını vermiş görünüyor, önce Husiler başkent Sana’dan çıkarılacak, sonra da Birleşmiş Milletlerin gözetiminde de olabilecek, tüm Yemenlilerin katılacağı üçlü referansa göre toplantı yapılacak, silahlı milisler dağıtılacak ve Yemen İran’ın ajandasından arınmış bağımsız bir Arap ülkesi olacak. ‘Genel Halk Konferansı’nın Husilerin müttefiki olduğu ve legal hükümete karşı darbede Husilere yardım ettiği doğrudur, fakat bu topluluğun İran’ın emrinde olmaması ve Yemen’in siyasi hayatına ciddi bir şekilde girmek istemesi olayın dikkate şayandır, zira, Husiler BM’nin denetimindeki tüm müzakerelerin önüne taş koymuştur.
Yemenliler Sana’da, yani İran’ın kontrol etmekle övündüğü dördüncü Arap başkentinde, Husilere karşı ayaklanırken, Arap koalisyonunun Yemen topraklarının tümünde terörün durdurulması için çabaladığını, buna karşın, İran’ın terörle birlikte mezhepçiliği ve bölgeselciliği yaymaya çalıştığını söyleyebiliriz. Kim bilir, belki Sanaa İran hegemonyasına karşı ayaklanan ilk Arap başkenti olabilir. İran illegal yöntemlerin tümüne başvurdu, mezhepçiliği en üst perdeden uyguladı, buna rağmen, mantıklı olan yer bulacak ve kendini gösterecektir. Mantık ta der ki, Husi milislerinin Yemen’i kontrol etme tarihi hatası uzun süremez.