Suriye krizi BM toplantılarında ertelenen bir konu
New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) binasının girişinde, dünya liderlerinin yıllık toplantısı sona erdi. Kore Yarımadası ve İran gündemin ana maddesini oluştururken Suriye’deki kriz ikinci planda kaldı. Geçen yıl aynı ülkeler aynı salonlarda, Rusya ve İran, Suriye rejiminin kuvvetlerini Hal
New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) binasının girişinde, dünya liderlerinin yıllık toplantısı sona erdi. Kore Yarımadası ve İran gündemin ana maddesini oluştururken Suriye’deki kriz ikinci planda kaldı.
Geçen yıl aynı ülkeler aynı salonlarda, Rusya ve İran, Suriye rejiminin kuvvetlerini Halep muhalefetinin kalesi üzerinde acımasızca ilerlemesine destek verirken ateşkes anlaşması imzalanması için bir hafta boyunca yaptıkları konuşmaları yarıştırdılar.
Bu sene, Kore Yarımadasındaki gerginlikler ve İran ve dünya güçleri arasındaki nükleer anlaşmanın kaderi üzerindeki artan kriz, 6 yıldır devam eden Suriye iç savaşının sona erdirilmesi konusunu arka odaya itti ve zorla ikinci planda konuşulabildi.
Aşırı muhalefet uyarısı
Kazakistan’ın başkenti Astana’da Rusya, Türkiye ve İran arasındaki görüşmeler yoluyla ülkenin batısında ‘çatışmasızlık bölgeleri’ kurulduktan sonra zemin üzerinde, rejim ve muhalefet arasındaki şiddet büyük oranda azaltıldı. Rusya, Ürdün ve ABD’nin ayrı bir gayreti güneyde faydalı olmuştu. Çatışmasızlık bölgelerinin destekçileri, Suriyelilerin bir kısmının güvenliğini yeniden sağladıklarını ve yerel uzlaşma kapılarını açtığını söylediler. Fakat söz konusu bölgelere muhalefet edenler, ülkeyi parçalayıp ve aşırı muhalefete götüreceklerini konusunda uyarıda bulunuyorlar.
Muhalefeti destekleyip Beşşar Esed’in devrilmesi taraftarı olan Fransa’nın Devlet Başkanı Emmanuel Macron, bu hafta yaptığı basın açıklamasında, “ABD’liler ve Avrupalılar masanın etrafında bir araya gelmedi. Bu hepimiz için utanç verici bir yenilgi. Astana süreci sadece askeri gerilimi engellemek için, siyasi bir usül ile tamamlanmalı” şeklinde konuştu.
Fakat bunun için herhangi bir itici kuvvet görünmüyor. Çatışmanın tüm tarafları DEAŞ ve El-Kaide destekli militanları yenmek ortak hedefi üzerinde hemfikirken, siyasi sürecin canlandırılması konusunda fikir birliği yok.
ABD’nin geri çekilmesi ve Rusya egemenliği
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin gelişiyle Suriye’deki önceliğinin militan grupların tahrip edilmesi ve İran’ın nüfuzunun azaltılması üzerine odaklanması sebebiyle durum daha da kötüleşti. Aynı zamanda, yeni ABD yönetimi bazı Suriyeli muhalefet gruplarına verilen desteği de azalttı. Müzakere Yüksek Komisyonu (HCN) Başkanı Riyad Hicab Reuters’a yaptığı açıklamada, “ABD’nin geri çekilmesi, Rusya’nın tüm sürece hakim olmasına neden oldu” dedi. 2016 yılında rejim güçlerinin Halep’i yeniden ele geçirmesi ile Suriye’yi destekleyen uluslararası grup çözümden çıkarılmasıyla, krizi çözmek için yapılan son büyük uluslararası çaba da başarısızlığa uğradı.
Cenevre’deki barış görüşmeleri, Suriye hükümeti ve bölünmüş muhalefet arasında, savaşan tarafların destekçileri onları diyaloga zorlayamadıktan sonra BM’nin yol haritasını uygulamak amacıyla uzun yıllar etkisiz kaldı.
Çatışmasızlık 6 ay ile mi sınırlı olacak?
BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura yaptığı açıklamada, “Asıl soru şu ki, bu çatışmasızlık bölgeleri yalnızca 6 ay ile mi sınırlı olacak? Yoksa Suriye’nin fiilen bölünmesi için bir risk mi oluşturuyor? Cenevre sürecinde çatışmasızlığın devam edeceğinden emin olma zamanı geldi. Şayet bunu kaçırırsak tekrar pişman olacağız” ifadelerini kullandı.
Muhalefet, Moskova’nın pozisyonunu güçlendirmeyi reddediyor
2017 başından bu yana bir takım aksiliklere uğramasına rağmen muhalefet üzerinde Rusya ile olan yakın ilişkileri olan grupları dahil ederek ve üst düzey liderlikleri değiştirerek saflarını yeniden düzenleme baskısı devam ediyor. Batılı ve Arap diplomatlar, gelecekte gerçekleşecek herhangi müzakere sürecinde Moskova’nın pozisyonunu güçlendirmeyi reddediyor.
“Destekçilerin son düdüğü çalma vakti geldi”
Üst düzey Avrupalı bir diplomat, “Artık muhalefetin savaşı kazanmak için hiçbir umudu kalmadı, durumlar değişebilir. Fakat, Cenevre’de, zayıflığına rağmen kazanabileceğine inanan bir rejim karşısında kırılmış ve parçalanmış bir muhalefet sunarsak; hiçbir ilerleme kaydedemeyeceğiz. Destekçilerin son düdüğü çalma vakti geldi” dedi.