Suriye savaşını anlatan ‘Insyriated’ filmi, Berlin Film Festivali’nde

Berlin Film Festivali’nde Suriye savaşını anlatan ‘Insyriated’ filmini izleyen konuklar, gördükleri trajedi karşısında hiçbir şey söyleyemediler. Böyle bir filmi izlediklerinde, Hollywood filmindeki görsel efektler ile canlandırılan filmlerde göremeyecekleri, hayal edilmeyecekleri şeyleri hiss

Berlin Film Festivali’nde Suriye savaşını anlatan Insyriated filmini izleyen konuklar, gördükleri trajedi karşısında hiçbir şey söyleyemediler. Böyle bir filmi izlediklerinde, Hollywood filmindeki görsel efektler ile canlandırılan filmlerde göremeyecekleri, hayal edilmeyecekleri şeyleri hissedip, gerçek korkuyla karşı karşıya olduklarını ve yaşananların insanın hayal gücünü aştığını gördüler. Ancak bu dehşet, Berlinlilerin filme ödül vermelerini engellemedi.

Filmin ismi, öncelikle garip bir isim olmasından dolayı filmi daha izlemeden etki oluşturmayı amaçlıyor. İsim, İngilizce Suriye kelimesinden türeyen Syrian (Suriyeli) sıfatını taşıyor. Bu kelimenin terminolojisi, ülkenin ismini yalnızlık anlamı taşıyan bir şekle dönüştürdü.

Belçika, Fransa ve Lübnan ortak yapımı olan filmi, daha önce Ruanda katliamı hakkında bir film üzerinde çalışmış olan Belçikalı Phillippe Van Leeuw yazdı ve yönetti.

‘Suriye iç savaşında sıkışıp kalmış orta sınıf bir ailenin yaşadıkları’

Insyriated filminde, Suriye iç savaşında sıkışıp kalan orta sınıf bir ailenin yaşadıkları anlatılıyor. Filmde, kuşatılmış bir apartmanda ikisi kız üç çocuğu ve kayınpederi ile yaşayan bir anne ile yanlarında geçici olarak kocası ve bebeği ile kalan yeni evli bir kadının hikayesi anlatılıyor.

Film, başroldeki ailenin savaştan kaçmak için Beyrut’a gitme amacıyla evden çıkması ve evin babasının keskin nişancı tarafından vurulması ile başlıyor.

The Guardian gazetesinde, bir film eleştirmeni tarafından yayınlanan yazı, filmin gerçeğe çok yakın olduğunu ifade etti.

Hollywood filmlerinde görülmeyecek bir baskı

Şam’da savaş ortasında kalan bir annenin dramının anlatıldığı Insyriated filmini izleyen izleyiciler, filmdeki kahramanları kaderinin ne olacağını bilme arzusu ve endişesi ile Hollywood’un aksiyon filmlerinde görülmeyecek bir baskı hissetti.

Ekranda gördükleri izleyicilerin zihninde, birçok Suriyeli ve diğer savaş bölgelerindeki ailelerin yaşadıklarına dair bir farkındalık oluşturdu.
Batılılar, Lübnanlıların ve diğer birçok halkın zaten bildiği şeyleri, Suriyelilerin yaşadıklarını, yakından gördüklerinde çok şaşırdılar.

Filmde, lüks bir dairede, hizmetçisi ile yaşayan orta sınıf bir aile seçildi. Niye yoksul bir aile seçilmedi? Peki orta sınıf bir aile Suriyelilerin temsilcisi mi? Belki… Ancak ailenin orta sınıftan olması, filmin melodramatik boyutunu azaltıyor.

Filmindeki diğer bir husus ise, başrollerde Suriyeli oyunculara yer verilmeyip, Filistin ve Lübnanlı aktör seçilmesi. Amaç, savaş tuzağının herkesi içerdiğini ve Suriye’de Filistinlilerin de Suriyeliler gibi savaşta sıkıştıklarını göstermek mi?

Ancak film, Suriye trajedisini ve çektikleri acıları gerçekçi bir perspektiften sunuyor. Görülmeye değer bir film.