Suu Çii, uluslararası baskıya rağmen Rohingya politikasını savunuyor
Myanmar lideri Aung San Suu Çii, Birleşmiş Milletler’in Myanmar hükümetini 125 bin kişiyi Bangladeş’e kaçmaya zorlayan şiddeti sona erdirmeye çağırmasından sonra, ülkesinin Rohingyalı Müslüman azınlığa muamelesi hakkındaki çok sayıda yanıltıcı haberin küresel hoşnutsuzluğa neden olacağını söyl
Myanmar lideri Aung San Suu Çii, Birleşmiş Milletler’in Myanmar hükümetini 125 bin kişiyi Bangladeş’e kaçmaya zorlayan şiddeti sona erdirmeye çağırmasından sonra, ülkesinin Rohingyalı Müslüman azınlığa muamelesi hakkındaki çok sayıda yanıltıcı haberin küresel hoşnutsuzluğa neden olacağını söyledi.
Bu açıklama, Rohingyalı azınlığa karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına karşı sessiz kaldığı için giderek artan uluslararası eleştirilere maruz kalan Nobel Barış Ödüllü Suu Çii’nin ilk tepkisi oldu.
Suu Çii ile Erdoğan telefonda görüştü
Suu Çii, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefonda yaptığı konuşmada, farklı ülkeler arasında sorunlar çıkarmak ve teröristlerin çıkarlarını koruma amacıyla planlanmış büyük bir bilgi kirliliği olduğunu dile getirdi.
Erdoğan, Myanmar’ın kuzeybatısında yer alan Rakhine eyaletindeki soykırımdan söz ederek, Myanmar makamlarını defalarca kınadı. Ancak Suu Çii, hükümetin Rohingya’daki herkesi en iyi şekilde savunmaya çoktan başladığını dile getirdi.
Suu Çii hükümeti, orduya karşı giderek büyüyen uluslararası kınamanın yanısıra, Myanmar askerleri tarafından köylerin yakılıp, Rohingyalıların tecavüz edilmeleri ve öldürülmeleri gibi suçlamalarla yüzleşiyor.
Uluslararası kamuoyundan tepkiler gelmeye devam diyor
Binlerce masum insanın hayatını kaybettiği ve onbinlerce insanın da göç etmeye zorlandığı şiddet sebebiyle, uluslararası kamuoyu ve Arap ülkelerinden Myanmar Hükümetine karşı kınamalar devam ediyor.
Mısır, Myanmar makamlarını Rohingyalı Müslümanlar için gerekli korumayı sağlamaya çağırdı.
Ürdün, bu Müslüman azınlığa karşı işlenen suç, saldırı ve zulümleri kınadı. Ürdün Hükümet Sözcüsü Muhammed el Mumani dün yaptığı açıklamada, “Rohingyalı Müslümanlara karşı işlenen bu suçlar, insanın ruhunu hiçbir gerekçe göstermeden öldürmeye yönelik vahşeti ve terörü yansıtıyor. Myanmar Hükümeti bu suçlardan tam olarak sorumludur. Uluslararası toplum da, azınlık haklarının korunması, din ve inanç özgürlüğü konularında insani ve manevi açılardan sorumludur” dedi.
Bahreyn, Rohingyalı Müslümanların maruz kaldıklarını ihlalleri şiddetle kınadı. Bahreyn Haber Ajansı, Manama’nın Myanmar yetkililerini Rohingyalı Müslümanları korumaya zorlama ve onlara yardım ulaştırılmasını kolaylaştırıp bu trajediye son verme çabalarına tam destek verdiğini bildirdi.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) sözcüsü Vivian Tan, “İnsani kriz büyüyor” açıklamasında bulundu.
38 yaşındaki mülteci Ali Ahmed AFP’ye verdiği demeçte, “Ben, 90 yaşındaki annemi sırtımda taşıyarak, ailemle birlikte yedi gün boyunca yürüdüm” dedi.
Diğer taraftan, Bangladeş kıyılarında, dün bir teknenin batmasından sonra 5 çocuğun cesedi bulundu.
Altı çocuk annesi olan Gül Bahar ise, “Allah’a şükür güvenli bir şekilde geldik, ama şimdi yoksul mültecilerden başka bir şey değiliz” dedi.
1 milyon Rohingyalı ayrımcılığa maruz kalıyor
Nüfusları yaklaşık 1 milyon olan Rohingyalılar, Myanmar’daki ayrımcılıktan muzdarip. Myanmar yetkilileri, ağırlıklı olarak Budist nüfusun olduğu ülkede, uzun yıllardır yaşayan Rohingyalıları yasadışı göçmen olarak görüyor. Onlar çalışamaz, hastane ve okullara giremezler. Ülkede Budist milliyetçiliğin artması ile durumları daha da kötüleşti.
Müslüman ülkelerde Rohingyalıların maruz kaldığı zulme öfke büyüyor. Çarşamba günü Cakarta’da binlerce kişi, Myanmar Büyükelçiliği önünde protesto gösterisi yaparak şiddete son verilmesini istedi.
“Aynı tepkiyi Nobel Ödüllü Suu Çii‘den de bekliyorum”
Pakistanlı Nobel Barış Ödülü sahibi Aktivist Malala Yusufzay, “Myanmar’daki Rohingya Müslümanları’nın çektiklerine ilişkin ne zaman bir haber görsem yüreğim burkuluyor. Yıllardır bu trajik ve utanç dolu yaklaşımı kınadım şimdi aynı şeyi benim gibi Nobel Ödüllü Aung San Suu Çii’den de bekliyorum” açıklamasında bulundu.
Analistler, İnsan Hakları Örgütlerinin yıllar süren baskılarına rağmen Suu Çii’nin sert kalmasının sebebinin, Güneydoğu Asya ülkesinde yükselen Budist milliyetçiliği hesaba katarak, ülkeyi 50 yıl doğrudan idare ettikten sonra hala güçlü kalan orduya hakim olabilmek olduğunu söylüyorlar.
Myanmar BM yetkililerine vize vermedi
BM müfettişleri, bu yılın başlarında Myanmar ordusunun Rohingyalılara karşı etnik temizlik suçu işlediğini ve güvenlik operasyonlarında tahrip edici vahşet kullandığını bildirmişlerdi. Suu Çii hükümeti suçlamaları reddetmiş ve zulüm raporlarını soruşturan BM yetkililerine vize vermeyi reddetmişti.